• BIST 1.061
  • Altın 477,157
  • Dolar 7,2075
  • Euro 8,4903
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 29 °C
  • Aydın 25 °C
  • İzmir 27 °C
  • Denizli 27 °C
  • Muğla 24 °C

Ayaklanmaları bastırma harekâtı!

Metin AKOĞLU

Koronavirüsün büyük bir felaket olarak üzerine çöktüğü ABD'de siyah yurttaş George Floyd'un beyaz polis memurları tarafından boğularak öldürülmesi ülke çapında isyana yol açmıştır.

George floyd’un ellerine arkadan kelepçeyi takıp kaçma şüphesini ortadan kaldırmış iken, ümüğüne çöküp, kasten ve taammüden öldürüldüğüne kimsenim şüphesi yok.

Ülke ve dünya ayakta, Amerika’yı ve Trump’ın izlemekte olduğu güvenlik politikalarını takip ediyorlar.

Görüntüler, ülkede siyahîlere yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve Minneapolis başta olmak üzere birçok şehirde protestolara yol açmıştı.

Ülke genelindeki protestoların şiddet olaylarına ve yağmalara dönüşmesi nedeniyle birçok şehirde 'sokağa çıkma yasağı' ilan edilmiş, Ulusal Muhafızlar görevlendirilmişti.

06 Nisan 2020 tarihli SALGININ SONUÇLARI OLACAKTIR başlıklı yazımda öngörülerimi paylaşmıştım.

Salgının ülkesine sıçradığı dönemde bu hastalık, grip gibi basit bir şey sözleriyle hatırlanan ABD Başkanı Donald Trump, sürecin devamında da mütemadiyen “Kaygılanacak bir durum yok, her şey kontrolümüz altında ve “havalar ısınınca virüs geçer” gibi açıklamalarda bulunduğu sıralarda;  Çinlilere sattıkları Walmart, Costco gibi süpermarketler ile tek bir kişiye ait olan walgreens zincir eczanelerde bir tane bile maske bulunmuyordu.

Amerikan yönetimi, maske tedariki için çok geç kalmıştı. Çin denizinde, Çin’den Avrupa’ya çıkan maske yüklü gemilere el koyup korsanlık yapıyorlardı.

Amerikan basını ise Trump yönetiminin süreçle mücadelede sınıfta kaldığını “En az 70 gün hiçbir önlem alınmadan heba edildi” sözleriyle özetlemişti.

Ancak bugün aynı Trump yönetimi, koronavirüsle mücadelede 110 bin insanını kaybederken göstermediği refleksi protestolara karşı gösteriyor.10 gün geride kalmışken, şimdilik 40 şehirde sokağa çıkma yasağı bulunuyor.

Başkan Trump, İktidara geldiğinde ilk atadığı Savunma Bakanı General James Mattis ile halen görevdeki Savunma Bakanı Mark Esper, Önceki Başkanlar George W.Bush ve Barak Obama’nın ikazlarına rağmen, ülkedeki gösterilere müdahale etmek için binlerce ağır silahlı askeri personeli ve güvenlik gücünü görevlendirmiş vaziyettedir.

Trump’ın ilk Savunma bakanı James Mattis, Başkan Trump’ı ülkeyi bölmeye çalışmakla suçladı. Protestolara verilen karşılığın “askerileştirilmesine” tepki gösterdi. Trump, hayatımda gördüğüm, Amerikan halkını birleştirmeye çalışmayan, daha enteresanı çalışır gibi bile gözükmeyen tek başkan ifadesini kullandı.

“Bunu yapmak yerine bölmeye çalışıyor. Üç yıldır bu kasıtlı çabanın sonuçlarına tanıklık ediyoruz.”

Cumhuriyetçi eski bakan hızını alamıyor ve şu şekilde devam ediyor. “Normandiya Çıkarması’ndan önce ABD askerlerine, bizi yok etmeyi amaçlayan Nazi sloganı “böl ve yönet” idi hatırlatmasını da yapıyordu.”

Mattis demek istiyor ki,  Trump, Kasım ayında yapılacak Başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçi seçmenin konsolidasyonunu bugünden rezerv ediyor.

Yıllardır tüm dünyaya ayar vermeye çalışan Demokrat ve Cumhuriyetçi Amerikan yönetimlerini çok iyi tanıyoruz. Birbirlerinden çok farklı değillerdi. Siyah-Beyaz çelişkisini çözmek için ormancının oğlu lakaplı 16. Başkan Abraham Lincoln dışında bedel ödeyenini görmedik. 

Trump’ın idaresindeki ABD’nin demokrasi tereni kasım ayında makinistini değiştirecek. Yeniden seçilirse siyah derili insanların öldürülmelerine izin verilmeye devam edileceği kesin. Amerikan derin devletinin Demokrat Partideki temsilcisi Joe Biden ile yarışacak. Farklı bir vizyona sahip olan Bernie Sanders Demokratların adayı olabilseydi diyesim geliyor ama o eşik çoktan geçilmişti!   

Bu protestoların ne zaman durulacağını veya nereye evirilebileceğini kimse bilemiyor.

Sorun bir siyahînin öldürülmesi değildir. ABD polisi 2019 yılında çeşitli nedenlerle 1016 kişiyi öldürmüş, 3 polis ceza almış, bir polis memuru da mahkûm edilmiştir. Cinayetler kanıksanmış, olağanlaşmış gözüküyor. Zaman zaman itirazlar olmuş.

Floyd cinayetinin işlendiği iklime baktığımızda, salgın ve salgının tetiklediği ekonomik sıkışmayı görüyoruz. Bu iklim insanları sokağa dökmüştür.

Amerika’daki sorun ekonomiktir.

Aç, sağlık sigortasız ve konutsuz 40 milyon stokta insanı olan bir ülkede, salgının tetiklediği ekonomik kriz ile birlikte 40 milyon kişi daha işsiz kalmış durumdadır.

Bu çok vahim bir sonuçtur!

Ülkemiz de dâhil olmak üzere, bütün ülkelerin buradan sonuç çıkartması kaçınılmazdır.

Trump’ın uyguladığı Korumacı politikalar ile Küreselcilerin politikaları örtüşmemektedir.

Uygulanmakta olan bu politika Çin’i birinci ekonomi olacağı gerçeğini değiştirmeyecektir.

ABD yönetimi her zaman olduğu gibi kargaşanın sorumlunun Rusya Federasyonu olduğunu ilan etmiştir. 

Kesin olan bir şey var ki, her ülkenin taşlattığı bir şeytanı bulunuyor!

"Bir kez daha Amerikan sokaklarında dışa vuran öfke ve hüsranın; ilk işledikleri günah olan yerlileri yok etme uygulamasıyla başlayan,  güneyin pamuk tarlalarında çalıştırılmak üzere Afrika’dan getirilen kara derili Kunta Kinte’lerin  köleleştirilmesiyle devam eden süreçler,  ülke olarak ne kadar az olgunlaştıklarının sadece bir hatırlatıcısı olmalıdır.

İnsanlık tarihinin en etkili olaylar sıralamasına baktığımızda kıtlıklar, salgınlar ve savaşlar ön plana çıkmıştır.

 Hollywood yıldızı George Clooney, siyahların öldürülmesi olaylarını salgına benzeterek,“bu da bizim pandemimiz. Hepimiz enfekte olmuşuz” diyor.

Kristof Clomb’dan beri barış ve huzur içerisinde, insanca, Siyah, Beyaz, Yerli, Hispanik(Orta ve Güney Amerikalı), Asyalı, Çekik gözlü, Afro-Amerikalı ayrımı yapmadan” bir arada yaşayabilme aşısını” bulamadıklarını söylemek yanlış olmayacaktır.

George Floyd'un polis tarafından öldürülmesine ilişkin açıklamada bulunan eski ABD başkanlarından George W. Bush,  ABD'nin 'trajik başarısızlıklarını sorgulamasının zamanının geldiğini' söyledi.

Bush, yaptığı açıklamada "George Floyd'un acımasızca boğulmasından dolayı ızdırap çekiyoruz ve ülkemizi boğan adaletsizlik ve korkudan rahatsızız. Şimdi ders verme zamanı değil, dinleme zamanı" ifadelerini kullandı.

Eski ABD Başkanı, "Bu sesleri susturmayı amaçlayanlar Amerika'nın anlamını ya da nasıl daha iyi bir yer haline geldiğini anlamıyorlar" diye konuştu.

Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ve 1,5 milyon Iraklının öldürülmesinden sorumlu bir politikacının feryadını duyuyoruz!

Adam hidayete ermiş sanırsın.

Cumhuriyetçi önceki bir Başkandan, Cumhuriyetçi Trump’a nasihatler!

Bizi dinlemelisin diyor.

Bunlar çok güzel ifade edilmiş sonuçlar olmalıdır.

Devlet aklı bunu söylüyor. Trump dinlerse ABD kazanacak.

Çünkü başka Amerika yok.

Amerikalılar, David Galula gibi Ayaklanmaları Bastırma Harekâtı kuramcısına sahiptirler. O reçeteleri yıllarca az gelişmiş ülkelerde vahşice uygulayıp hep kendi lehlerinde sonuçlar elde ettiler. 

Türkiye, Balkanlar,  Ortadoğu, Güneydoğu Asya, Orta ve Güney Amerika’da yaşayan halkların canı çok yanmıştı.

Ayaklanmalarla, darbelerle muz cumhuriyetleri kavramlarını literatüre yerleştirdiler.

Amaç, ayaklanma olsun ama hep bizim istediğimiz şekilde sonuçlansın!

Biz ve yukarıdaki ülkelerin insanları acıyı çok çektik ve çok da iyi biliyoruz.

Amerikalılar zor durumdalar. İlk kez bu kuramı kendi ülkelerinde uygulamak durumuyla karşı karşıyalar.

Tolstoy diyor ki, “acıyı duyabiliyorsan yaşıyorsun, bir başkasının acısını duyabiliyorsan insansın.”

Bizim halklarla sorunumuz yoktur. Olmamalıdır. Ülkeler arasında sorun varsa eğer, bunu çözmeyi başaracak olan politikacılardır.

Benim oğlum yaz tatiline gelirken evinin anahtarlarını Yunanistanlı bir aileye veriyor. Onlar da tatile çıktıklarında anahtarlarını bizimkilere bırakabiliyorlar.

Sorun yok, güven var!

Amerikalı masum halkın yaşadığı travmayı hissetmiyorsak insan olamayız. Bu hissiyatın olmazsa olmazı da karşılıklılık ilkesinin çalışıyor olmasıdır.

Nefret ve şiddet tohumu eken insanlarla, kamu görevlileriyle, politikacılarla bunun başarılabilmesi pek mümkün görünmüyor olsa da insanlık, bunun üstesinden gelmek zorundadır.

Bu yazı toplam 1758 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08