• BIST 91.686
  • Altın 211,813
  • Dolar 5,3854
  • Euro 6,1343
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C
  • Aydın 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Denizli 12 °C
  • Muğla 13 °C

Bakan Pakdemirli’ye açık mektup!

Ali AKSÜT

Taşı diksen, kazığı yere çaksan ürün verecek çok bereketli topraklarımız var. İklim ve bitki örtüsü zenginliği ile insan kaynakları ve genç nüfusumuz üretmek için en büyük avantajımız. Modern tarım teknolojisine uygun araç, gereç, traktör, tarım ziraat aletleri ve ekipmanlarında da çok iyi seviyelerdeyiz. Helva yapmak için unumuz, şekerimiz, tuzumuz, yağımız her şeyimiz var. Bu potansiyele rağmen bir türlü neden helva yapamıyoruz. İşte en büyük problem bu.

Üreticimiz üretim yaptığı toprağa neden küstürüldü?

Köylümüz neden üretmek istemiyor?

Köyler neden boşaldı?

Köylerde tarlada bahçede çalışacak adam yok.

Neden?

Büyük menderes ovasının bereketli topraklarına rağmen Aydın ilimizin Nazilli ve Kuyucak ilçelerinde portakal ve nar bahçeleri köklendi, mahsul veren o güzelim ağaçlar sökülüp atıldı. 3-4 yıldır milli servetimiz bu ağaçların katliamı yaşanırken şimdi de erik bahçeleri kökleniyor. Bu konular eski Efeler Ziraat Odası Başkanı ve AK Parti Aydın Milletvekili Sayın Rıza Posacı’nın bilgisindedir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemrli, özel sektör ölçeğinde bölgemizin ve ülkemizin tarım ve hayvancılığı ile ilgili envanteri genel hatlarıyla biliyordu. Şimdi ise bu hizmetleri yönetecek ilgili bakanlığın başında bulunmakta. Ne kadar tarım ve hayvancılık ürünü ithal ettik rakamlarla hepsi devletin bilgisi ve kayıtlarında. Fotoğraf bütün çıplaklığıyla ortada. Sorunların önemli olanlarının tespiti ve çözümleri noktasında naçizane tavsiyelerimİ sıralayalım:

1-      Geçmiş yılların zaaf ve bürokrasi hantallığı nedeni ile iş üretemez hale gelen devasa bir teşkilat olan bakanlığın teşkilat şeması, görev yetki ve sorumlulukların süratle çağın gereklerine uygun; rasyonel, ekonomik, verimli, iş bitirici, üretim artırıcı, kalite ve performansı yüksek ehliyet, liyakat ve uzmanlığa dayalı etkin dinamik bir yapıya kavuşturulmalı

2-      Devlet  + meslek odaları sivil sektör paydaşları + üretici vatandaş iş birliği ile yarı özerk yarı resmi bir yapıya kavuşturulmalı.

3-      Üreten çalışan, uzmanlaşan performans sistemine göre ödüllü bir mesai uygulaması olmalı. Mesai kavramı gece- gündüz, yaz- kış üretim için uğraşan çiftçimizin mesai ile özdeşmeli. Topyekûn seferberlik halinde üretici ile omuz omuza hizmet kadroları hep arazide mutfağın içinde olmalı. Bu iş birliğine inanan büyük hedefler ortaya koyan anlayışta bir ekip olmalı.

4-      Üretici ve tüketici birlikleri kurulmalı. Ülkemizin değişik bölgelerinde yetişin temel ürünlerin üretici adına birinci elden satışı sağlanmalı. Bölgeler arası arz talep ihtiyacı dengelenmeli.

5-      Ürünlerin kendi bölgelerinde depolama paketleme, ambalajlama, soğuk hava, ulaşım, nakliye, pazarlama vb. organizasyon iş birlikleri yapılmalı

6-      Maliyet girdileri ile ilgili gübre ilaç vb. yardımlar tapuya göre değil, ürettiği ürün miktarına göre yapılmalı.

7-      Ülke, bölge ve dünya koşullarına göre ürün rekoltesi tespiti yapılarak, ihtiyaç kadar ürün planlaması yapılmalı.

8-      Üretilen malların kötü maksatlı aracılara stokçuluk fırsatı vermemek için hal yasasın da revizyon yapılmalı ülke nüfusunun en az %70’ni teşkil eden 30 büyükşehir belediyesi, yerel yönetimler elini taşın altına koymalı. Yerel yönetimler + üretici birlikleri + tüketici birlikleri bu hizmetler için hallerde ücretsiz ve ya sembolik bedellerle en az %30-%40 gibi kullanılabilir tesis, depo, dükkân, iş yeri vb. unsurları tahsis etmeli. Bu yapının bir ayağı yerel pazarlarda yerleri olmalı. Bu uygulamalar aracıları ortadan kaldıracak piyasa spekülatörlerinde fırsat vermeyecek arz-talepleri sağlanmış olacak. Bu şekilde hem üretici hem de tüketiciyi koruyu kollayıcı tedbirler almış olacağız.

Görüyorsunuz değil mi?  Tarımın, üreticinin derdi hiç bitmiyor. Hele tohum, gübre, zirai ilaçlama, organik tarım ve eğitim konularına hiç girmedik. Sadece yaşananlardan bir özet sunmaya çalıştık.

Ayrıca tarımla et- kemik olan süt inekçiliğimizi ve et besiciliğimizin ana sorunlarının ve dertlerini bahsetmeden geçemeyiz. Bu konuyla ilgili görüştüğümüz süt üreticileri ve et besicileri hayvancılık yapan vatandaşlarımız ve işletmelerin yaşadıkları sorunlarını ve önerilerini de gelecekte yazacağımız yazımızda havyacılık sorunları olarak dile getireceğiz. Kalın sağlıcakla..

Bu yazı toplam 1864 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08