• BIST 1.857,40
  • Altın 765.09566
  • Dolar 13.4741
  • Euro 15.2696
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 1 °C
  • Aydın 6 °C
  • İzmir 13 °C
  • Denizli 3 °C
  • Muğla 1 °C

Bedri Noyan’ın Ardından …

Mehmet EROĞLU

1978 yılında Aydın’a İl Kültür Müdürü olarak atandığımda bir Bektaşi dedesi olan Sayın Bedri Noyan ile tanışma şansım oldu. Sayın Noyan ve değerli eşi hanımefendi doktordular. Her ikisi de kendini her bakımdan yetiştirmiş çok çalışkan topluma yararlı birer insanlardı.

Sayın Bedri Noyan aynı zamanda dünya Bektaşi dergâhının dedesi idi.

Her zaman konuşma ve sohbetlerinden büyük haz duyardım. Sözlüklerden ve duyduklarımdan Bektaşilik hakkında kısa bir bilgi sunmak istesek şu açıklamayı yapmamız gerekiyor.

Bektaşilik tam anlamı ile ilericilik ve özgürlüktür.

Bektaşilik, Türk Müslümanlığının yorumlama tarzı içinde şekillenmiş bir toplumsal harekettir. Bu nedenle onun mayasını ulusumuzun kültürü oluşturmuştur. Bunlar asla ve asla ırkçı olmayıp insanları, iyilik, dayanışma karşılıklı sevgi ve saygı içinde yaşatmayı amaçlamış ve uygulamıştır.

Bektaşiliğin en nefret ettiği en kötü şeylerden birincisi zorlama, ikincisi ise kin ve nefrettir.

Bektaşilik toplumu cennet düşleri ve cehennem korkuları ile sömüren din tüccarlarının aksine cennetin yaşadığımız dünyada, cehennemin ise kötü kişilerin vicdanlarında yaşadığını anlatan bir yoldur.

İşte bu dedelerin dedesi, dede babası Bedri Noyan’ın kültürlü, bilgili, topluma yararlı olan değerli insanda bu vasıflar mevcuttu.

Bu büyük insan Kuran-ı Kerim’ uzun yıllar üzerinde çalışarak Türkçe olarak neşretmiştir.

“Hoca efendinin dua yapmasına hacet (gerek) yoktur.

Cenabi-ı âlem (yüce Tanrı) benim lisanımı da bilir. Duayı ben yaparım” Atatürk böyle buyurmuştu.

Matbaa Gutenberg tarafından 1450 yılında icat olunmuş, İbrahim Müteferrika tarafından 1727 tarihinde, Osmanlı Devletine getirilmiştir. Matbaanın getirilmesi ile birlikte Osmanlı okumuşları arasında garip bir tartışma başlamıştır.

- Acaba Kur’an-ı Kerim-i matbaada basmak İslam’a aykırı mıdır, değil midir?

Bu tartışma yüz otuz küsur sene sürmüş 1860’larda noktalanmış ve Kur-anın matbaada basılmasına başlanmıştır.

Sayın Noyan Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi iken Pera Palas salonunda Yüce Atatürk’le birlikte olmanın mutluluğunu orada yaşamıştır.

Atatürk bu gençlerle çeşitli yurt konularını görüşürken. Konu Kur-an-ı kerimin Türkçe olarak yayınlanması için M.Akif Ersoy’a avans olarak on bin lira verdiğini, Sayın Akif’te salt şapka giymemek için Mısır’ın esir havasını Türkiye’nin özgür havasına yeğleyerek Mısır’a gitmiş. Buna rağmen Atatürk Mısır’da bile Sayın Akif’le ilgilenmiş, elinden gelen yardımı yapmıştır.

Sayın Akif yurda dönünce Atatürk yaveri kanalı ile bu tercümeyi ister. M.Akif’te “ben manzum şeklinde tercüme ettim. Ama ben o tercümeyi birisine verdim onda” diye cevap verir. Bunun üzerine Atatürk “kime verdiysen ondan alalım deyince Akif’te verdiğim arkadaş da birisine vermiş ben de onu tanımıyorum” cevabını verir.

Bunları büyük önder Mustafa Kemal’den dinleyen Bedri Noyan uzun ve sabırlı bir çalışmanın sonunda Kur-an-ı kerim-i manzum şeklinde tercüme etmeye başlar. Halkın dili ve hece vezni ile yazarak bu eseri tamamlıyor.

Sayın Bedri Noyan’ın vefatı nedeniyle ondan el alan arkadaşım Şakir Keçeli bu büyük insan Bedri Noyan’ın notlarını toplayarak bir kitap haline getiriyor.

Sayın Keçeli’yi Ankara Kızılay’da bulunan yazıhanesinde ziyaret ettiğimde bana bu kitaptan uzunca bahsetti. Parasının olmadığında iki yüz adet kadar bastırdığını ilerde maddi olanaklar elverdiğinde daha fazla bastıracağını anlattı. Bastırdığı bu değerli eserden bir tanede bana verdi.

Şimdi kütüphanemin başköşesinde itina ile sakladığım ve bu konularda öğrenmek istediğim her şeyi bu kitapta bulduğumu söylemekten mutluyum.

Bazı dost ve arkadaşlara da bu kitabı temin etmelerini önerdim. Arkadaş ve dostlara da önerim böyle değerli bir yapıta mutlaka sahip olunmasıdır.

İbadetin yalnız Arapça ile olmadığını ana dilimizle de daha iyi olduğunu herkese gösterelim.

Bu duygu ve düşüncelerle rahmetli Bedri Noyan’ı saygı ile anıyor yattığı yerin nur olmasını diyorum.

Bu yazı toplam 1652 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08