• BIST 1.910,41
  • Altın 779.61577
  • Dolar 13.7178
  • Euro 15.5042
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 6 °C
  • Aydın 13 °C
  • İzmir 14 °C
  • Denizli 11 °C
  • Muğla 9 °C

Bölücüleri ve Hainleri Temizleyelim

Mehmet EROĞLU

Değerli okurlar yine son günlerde bölücü hainler tarafından askerimiz polisimiz ve vatandaşlarımız şehit olmaktadır.

Son günlerde yani 15 Temmuz da hainlerin yapmak istedikleri kalkışma şükür ki ordumuz ve milletimizin bilinçli direnmesi nedeniyle başarısızlığa uğradı.

Bu kalkışma bastırıldı ama 250 üstünde vatan evlatları hainlerce şehit edildi.

Birde bölücü hainlerin şehit ettikleri asker ve polislerimiz var.

Nerdeyse Ülkemiz kan gölüne dönüştürülmek istenmektedir.

Basında çıkan haberlerde her Allah’ın günü şehit haberlerini nerdeyse kanıksadık.

‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ diye slogan atarken acaba acımız hafifliyor mu?

Biz veya bizler bu vatan için şehit olan kınalı kuzuların ailelerini hiç arayıp sorduk mu? Bu Yüreği yanık şehit ailelerine nasıl derman olurum diye kendimizi sorguladık mı?

Bu zamana kadar terör örgütüne kaç şehit vermişiz.(Terör can almaya başladığından beri)

Hiç bu vatan için şehit olan kınalı kuzuların çocuklarını ve babalarının mezarı başında selam durduklarını gördünüz mü?

Geceleri rüyalarınıza girdimi?

Bayrağa sarılı şehitlerimizin ardı ardına toprağa verilirken anne ve babalarının yıkılmış hallerini gördünüz mü?

Ama hep duydunuz şehit ailelerinin yakarışını “Vatana feda olsun oğlum, bir oğlum daha var onu da feda ederim. Daha da olmazsa bu yaşıma rağmen ben de oğlumun şehit düştüğü yerde askerlik yaparım” dediğini?

Siz hiç kınalı kuzuların vatan görevi yaparken her telefon ettiğinizde acaba telefonu açacak mı diye elinizin ve yüreğinizin titrediği oldu mu?

Siz Güneydoğu Anadolu'da yaşananları gerçekten kitaplardan okudunuz mu?

Bizler, sizlerin rahat etmesi için buradayız dedikten sonra şehit haberini aldığınız bir yakınınız oldu mu?

Şehidin teskeresini değil de acı haberini getiren bir askerle karşılaştınız mı?

Bu ulus çok büyüktür elbette bunları da aşacaktır.

Ama benim üzüldüğüm nokta bu kadar Prof. General ve üst düzey bürokratların bir din bezirgânına inanıp onun arkasından gitmesi çok ama çok üzücü.

Kurtuluş savaşında annesi tarafından ağlaması duyulmasın diye göğsüne bastırdığı yavrusunun öldüğünü gören annesinin ne söylediğini duydunuz mu?

Anne ne olur babama seslen bir kerecik gelsin. Çok özledim. Beş dakika göreyim tekrar göklere çıksın diye ağlayan bir çocuğu görüp yüreğiniz dağlandı mı?

"Tunceli ili Nazimiye ilçesinde teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan jandarma komando oğlumun geriye kalan askerliğini tamamlamak istiyorum gereğini arz ederim" diye dilekçe yazan Karslı bir babanın dilekçesini okudunuz mu?

Komutan cevap yazıyor: “”Gönderdiğiniz 25.06.1999 tarihli dilekçeniz tarafımdan alınmış olup, bu asil davranışınız bize güç vermiş, gücümüze güç katmıştır. Değerli şehidimizin komutanları ve silah arkadaşları olarak, aziz vatanın bölünmez bütünlüğüne kasteden hainlerin hadlerini bildirmek ve şehitlerimizin ruhlarını şad etmek için, bu aziz vatan topraklarından olan Tunceli'ndeyiz”.”

Askerde olan kınalı kuzunuz hiç size ”Baba ben ölüyorum hakkınızı helal edin. Anneme söyle üzülmesin gurur duysun diyen bir evladınız oldu mu?

Kapının önüne al bayrağa sarılı tabutuna hiç dokundunuz mu?

Şimdi onlar için ve onların anıları önünde yerimizden kalkarak saygı durmamız gerekmez mi?

Bu vatan için şehit olan ana kuzuları için ne yaptık ne yaparız onu düşünelim. Eğer yaptıklarımızla içimiz rahat, yüreğimiz ferahsa çok iyi demektir.

Artık bu millet sözün bittiği yere gelmiştir. Ülkeyi yönetenler şapkalarını önüne koyup düşünmeleri gerekmektedir. Türklüğe sövmenin suç olmadığını yazıp çizen malum basına, sözde aydınlara ve sahte tarihçilere Türk Milleti sözünü söylemekten korkan acizlere sözümüz.

Tabi bu zatların çoğunun çocukları ya çok kısa dönem veya Burdur'da iki ay gibi kısa bir dönem askerlik yapar ve evlerine dönerler. Ama garibanın çocukları sonuna kadar şerefli askerlik görevini yaparak gururla yuvalarına dönerler.

Bu millet çok bedel ödemiştir. Yemende bir sürü vatan evladı ile Sarıkamış'ta doksan üç bin şehit verilmiştir. Anaların ve babaların yürekleri yanmıştır. Tarihin derinliklerinden gelen ve o zamanlarda bile zengin ve nüfuslu kişilerin evlatları askerlikten bedel ödeyerek kurtulmuştur.

Yemen yolu çamurdandır.

Sefer tası bakırdandır.

Zenginimiz bedel öder

Askerimiz fakirdendir.

 ***

Tokat'ta şehit olan kınalı kuzunun baba evindeki perişanlığa yürek dayanmıyor. Evde telefon ve diğer zaruri aletler olmadığı gibi bir televizyon bile yok

Yazık çok yazık!

Ama bu büyük Ulus bu şehit askerimizin babasına bir hafta bile olmadan yüz bin lira para ve diğer yardımlar yaparak hem ailenin mağduriyetini gidermeye çalışmış, hem de bu ulusun ne kadar büyük olduğunu göstermiştir.

Geçmiş de on yedi yaşındaki Serap'ın ne suçu vardı? Hem de İstanbul gibi güvenlik güçlerinin gözleri önünde teröristler belediye otobüsünde yaktılar.

Gözü dönmüş FETÖ’cülerle, bölücü PKK ülkemizi kan gölüne çevirmek istiyor.

Ülkem resmen bölünmeye doğru gidiyor. Dikkat edelim ve yârin çok geç olmadan önlem alalım.

Bu yazı toplam 1287 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08