• BIST 122.142
  • Altın 300,140
  • Dolar 5,9403
  • Euro 6,5530
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • Aydın 13 °C
  • İzmir 12 °C
  • Denizli 12 °C
  • Muğla 10 °C

Denktaş'ı anıyoruz

Cevdet ŞAHİNOĞLU

Rauf Raif Denktaş (27 Ocak 1924 Baf- 13 Ocak-2012 Lefkoşe)

88 yılı dolduran bir ömrü, “milletine…” adamış!

Hayat serüvenini her Anadolu insanı yakından bilir.

O mücadelesinde,  “istiklal mücadelesini…” örnek olarak aldı!

En sıkıntılı anlarda bilr, “ümitsizliğe…” düşmedi

Ondaki irade, ufuk derinliği, siyasi kararlılık…

Soylu ve asil duruş…

Türk´ün,  “ak saçlı, bilge kişiliğiyle…”

Kıbrıs´ta, “efsaneleşen…” devlet adamı oldu!

***                                        ***

1990´lı yıllara ‘zaman yolculuğu…´ yaptığımızda;

Azerbaycan´da, Prof. Dr. Ebulfez Elçibey (1938-2000)´i görüyoruz…

7 Haziran 1992´de  “Bağımsız Azerbaycan Cumhurbaşkanı…” oldu!

Ömrü boyunca da, “Türk Birliği…” idealini taşıdılar.

***                                        ***

Dr. Sadık Ahmet (1947-1995) Batı Trakya Türklerinin Lideri…

Lozan Barış Antlaşmasının yıldönümünde,

“24 Şubat 1995 günü…” şüpheli bir trafik kazasında,

“Hakka yürüdüler…”

***                                        ***

Cahar Dudayev (15 Şubat 1944- 21 Nisan 1996)

Çeçenistan´ı bağımsızlığa kavuşturan, ilk Cumhurbaşkanı!

1944 sürgününde, annesinin kucağında; “15 günlük bir bebek…”

Hayatının her safhası, ‘ibretlerle dopdolu…´

***                                        ***

Mustafa Cemiloğlu (13 Kasım 1943)

Anadolu gençliği, 1970´li yıllarda; ‘efsane bir isim…´ olarak tanıdı!

Kırım Türklerinin büyük mücadele adamı…

***                                        ***

Bizim nesil, ‘kahramanları…´ ve onların mücadelelerine,

Çok yakından tanık oldular!

Ahmet Kabaklı´nın sıklıkla kullandığı,

“Alperen insan…” modelini onlarda yaşadık!

Davalarda; “azim, irade, kararlılık,  istikrar, sağduyu…”

Onlarda bütünleşiyordu!

***                                        ***

KKTC´nin ilk ve kurucu Cumhurbaşkanı merhum Denktaş´ı,

Rahmet ve minnetle anarken; “Yavru Vatan Kıbrıs´ı…”

Ve onun tarihi önemini derinliğine tefekkür ediyorum.

Kıbrıs, bizim tarihimizde çok farklı özellikleriyle tanımlanıyor.

O özellikleri bu köşemizden kaleme aldık…

Yazı arşivime şöyle bir bakıyorum…

Kıbrıs ve merhum Denktaş ile ilgili kaleme almış bulunduğum yazılar,

“Kitap Hacmi…” olabilecek zenginlikte!

Kıbrıs ve Denktaş,  ‘hafızamızda…´ önemli bir derinliğe sahip

***                                        ***

Kıbrıs için, “Anadolu Coğrafyasının fiziki bir parçası…”

Kıbrıs´ın yüzölçümüyle, Elazığ İlimizin yüzölçümü birbirine yakın…

Kıbrıs,  Akdenizin mavi sularında “ yüzer gemi…” gibidir

Kıbrıs, Akdenizde; “hâkimiyet…” sembolüdür.

Kıbrıs, “15 Kasım 1983 tarihinden itibaren…”

Hür, Bağımsız, müstakil bir devlet olmuştur.

Peygamberimizin Halası, “Ümmi Haram´ın makamı…” Kıbrıs´tadır

Fethi Gemuhluoğlu, “kalemiyle, bir Kıbrıs mücahididir…”

Denktaş´ın hayatı, “bir milletin haysiyetini korumaktan ibaret…”

“Kıbrıs Şehitleri ve Şehit İlhanlar Anıtı…”

Elazığ´ın maneni dünyasında yeşeren, “bir gül bahçesidir!”

Sokullu Venedik elçisine, “Kıbrıs´ın fethi için…” ne diyorlar;

Kıbrıs´ı almakla, “biz sizin kolunuzu kestik…”

Kıbrıs için,  “asrın Çanakkale´si…” dedik!

Avrupa, “AB´ye giriş vizesi için…”

Kıbrıs´ı sürekli bizlere koz olarak kullandı!

Tarihte Kıbrıs, “Sen Jan Şövalyelerinin üssü…” durumundaydı!

Rahmetli Rauf Denktaş´a bir şiirimizde şöyle sesleniyoruz;

“Vatanımdan esen rüzgâr gibisin

Yemen türküsüne çağrı gibisin

 Kıbrıs´ım Anadolu´nun bağrı gibisin

 Hüznümü yıkayan pınarlar akar”

***                        ***

13 Ocak 2012 tarihinde; 7 yıl önce Denktaş aramızdan ayrıldılar…

Elbette, “Denktaş, Dr. Sadık Ahmet, Prof. Dr. Ebulfez Elçibey,

Cahar Dudayev, Mustafa Cemiloğlu gibi, “kahramanları…”

Onların efsanevi mücadelesini gözlerimiz önüne taşıyacaktır!

O mücadeleler bizlere, “bağımsızlık dersleri…” veriyor!

“Devlet ve Millet…” olmanın asil ve soylu yüzüyle bizleri tanış kılıyor.

Denktaş ismi bizlere, “yakın tarihimizin…” muallimi oldular.

Kıbrıs´ı bizlere, “yavru vatan…” yapan büyük bir azim ve iradeyi öğrettiler.

Nihal Atsız, “kahramanlığı…” nasıl tarih ediyorlar;

“Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,

Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.

Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;

Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir”

Kahramanlık,  “fedakârlık…” ve onun zirvesinde, ‘şehadettir´

Tairhe isimlerini altın harflerle yazdıran bütün kahramanlarımızı,

Bir daha rahmet ve minnetle anıyoruz.

Bedrettin KELEŞTİMUR

Bu yazı toplam 511 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08