• BIST 1.409,560
  • Altın 526,14
  • Dolar 9,2050
  • Euro 10,6650
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 20 °C
  • Aydın 17 °C
  • İzmir 16 °C
  • Denizli 20 °C
  • Muğla 13 °C

Eğitim – kavga – ekmek üçgeni

Mehmet KIZILASLAN

 

Eğitim, neden yapılmalı?

Eğitilen insanlar neleri bilmek zorundadır?

Eğitim sıralamasında nelere dikkat etmek gerekir?

Bizim eğitim sistemimizde gençlerimiz ne durumda?

Üniversitelerden mezun ettiğimiz gençlerimizin SV leri neden patronlar tarafından çöp kutularına atılıyor?

 

Soru o kadar çok ki dostlarım, belki bunları bile cevaplamaya yetmeyecek bu yazımdaki bilgilerim ve sözlerim.

Eğitim neden yapılmalı? Birçoklarınıza ters gelebilir ama bence eğitim, öncelikle insan gereksinmelerini karşılamak için ve iyi insan olmak için yapılmalı.

İnsanın gereksinimlerini, ihtiyaçlarını üretmek için yapılmalı. Bu üretimin sonunda üretenin, ihtiyaçları öncelikle karşılanmalıdır.

Eğitilen insanlar, İyi insan olmayı bilmek zorundadır. Hak, hukuk, adalet, eşitlik, kul hakkı, çevrenin hakları ile ilgili bilgiler, Allahın indirdiği bütün kitaplarda gösterilmiştir. Her vatandaş kendisine indirilmiş olan kitabın iyi insan olma özelliklerini bilmek zorundadır.

Eğitim sıralamasında dikkat edilecek en önemli husus Bireyin bu eğitimler sonunda hayatını idame ettirecek kazancı temin edebileceği inancını ve ümidini var tutmaktır.

Bu ümidi ve inancını olumsuz örneklerle var tutamayan bir birey eğitiminde ne kadar başarılı olursa olsun etrafına faydalı olmak şöyle dursun zarar verir, kavgacı olur. 

Hayatını aldığı eğitimler sonunda rahat idame ettireceği inancını kaybeden gençler, teröre bulaşır, hırsızlığa bulaşır. Uyuşturucuya bulaşır, kaybedilen bir nesil olur.

 

Bizim eğitim sistemimiz de gençlerimizin durumuna bir bakalım isterseniz.

Eğitim sistemimizde sürekli yapılan değişiklikler sonunda her köye kasabaya açılan Üniversitelerin bölümleri aşağıdaki gibi.

İşletme bölümü var.

Pazarlama bölümü var.

Reklamcılık bölümleri var.

Lojistik bölümleri var.

Halkla ilişkiler bölümleri var.

Uluslar arası ilişkiler bölümü var.

Uyutulan gençlerin ve ailelerinin bile birçoklarının çok hoşuna giden bölümler.

Ne güzel değil mi?

Hiç de güzel değil.

Bu bölümlerin tamamından mezun olanların iş bulabilmeleri için üretime dair bölümlerin açılması ile olur. Hani nerede üretim bölümleri?

Bak kardeşim, önce elinizde ve yurt genelinde birçok ürün olması lazım.  Üretim bölümlerinden mezun olanların açtıkları fabrikalar olması lazım.  O fabrikalarda işletmecilerin çalışması iş bulması lazım.

Ürün varsa, mal varsa, pazarlanması, lojistiği, reklamı, tanıtımı, halkla ilişkileri ve uluslar arası ilişkilerden mezun olanlarında, ondan sonra iş bulması mümkün.

Şimdi anladınız mı gençlerimizin geleceği ile oyun oynandığını?

Şimdi anladınız mı gençlerimizin SV leri iş adamları tarafından neden çöpe atılıyor? İş bulamıyorlar.

Sadece gençlerimizin geleceği ile değil, ülkemizin geleceği ile oynanıyor.

 

Sıkı durun, şimdi sizlere tüm dünyada ve ülkemde, din eğitiminin orta öğrenimde mecburi olmasını önereceğim.

Okulların tamamı mesleki eğitim ağırlıklı olmak zorunda. Ve bu okulların derslerinin içinde Allahın iyi insan olmamız için, indirdiği kitapların, bizde ise Kuranı kerimin Türkçe mealinin ders olarak işlenmesi lazım.

Lise bitiren bir gencimiz kuranın ayetlerinden sınava tabi tutulmalı. Her inanış sahibi aile çocuklarının kendi kitabının içeriğini bilerek mezun olmasını ister.

Allah muradı, bütün kitaplarındaki öğretilerinde, iyi insan olmanın yollarını öğretmektir. Bu durum kimseyi korkutmamalı.

Bütün okulların programlarına bu öğreti girdikten sonra İmam Hatip Liseleri kaldırılmalıdır. İsteyenlerin bu temel öğretileri alan herkesin İlahiyat fakülteleri ne  gidebilmeleri sağlanmalıdır.

Bu neyi getirecek?

Bu İlk ve Orta öğrenimde, ayrışmayı, gençlerin kamplaşmasını ortadan kaldıracaktır. Bu bir.

Yalan yanlış eğitim veren Tarikat, cemaat ve gurupların milletimiz tarafından talebini ortadan kaldıracaktır. Bu iki.

Çünkü her öğrencimiz kendi kitabını çok iyi bilecek, Din tacirlerinin tuzağına düşmeyecektir. Bu üç.

Ülke inanan ve inanmayanlar diye kamplara ayrılmayacaktır. Buda dört.

Eğitim ve öğretim insanımızın bireysel ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde ve kazancını sağlamak amacını gütmelidir.

Ülkemizin gerçeklerine, birliğine beraberliğine, kavgasız bir şekilde devamına hizmet etmelidir. Bölünmesine parçalanmasına değil.

Bitirdikleri okullar sonunda, gençlerimiz hala ekmek parası kazanamama korkusu yaşamamalıdırlar.

Okullarını bitirmiş, İyi insan özellikleri kazanmış, mesleki eğitimini almış, yarın korkusu olmayan bir nesil, huzur duyar, huzur verir,  kavgasız barış dolu bir ülke ye ancak böylece kavuşuruz inancındayım. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1155 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08