• BIST 1.486,560
  • Altın 559,47
  • Dolar 9,6000
  • Euro 11,1400
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 9 °C
  • Aydın 16 °C
  • İzmir 15 °C
  • Denizli 13 °C
  • Muğla 14 °C

Hakim Ali

Mehmet KIZILASLAN

Bir adalet hikayesi yazayım dedim.

Adam çok sıkıntılı bir hayatın içinden geliyordu. Adı Ahmet’ti. Kayın babasının adı da, Hakim Ali olarak bilinen, Sümerbank’tan emekli Çok iyi insan, iyi bir ustaydı.

Hakim Ali, adaletli davranışları ve arkadaşları arasındaki uyumsuzluklara, makul mantıklı ve adaletli fikirler ortaya atması ve sorunları mantıklı çözümler bulmasından dolayı Hakim Ali olarak lakap takılmasına sebep olmuştu.

Davranışlarının güzelliği ve sükuneti onun fikirlerine saygıyı artırıyordu.

Bir gün kendi bahçesinin yanında bir tarla satılığa çıkmıştı. Fiyatını bilmiyordu ama kendi bahçesine bitişik olmasından dolayı ve aynı miktarda olması nedeniyle yaklaşık 24-25 bin lira gibi edeceğini düşünerek damadının ileride atölye yapmasını istedi. Ve onun kirada bulunduğu atölyesine gelip;

-Oğlum benim bahçemin yanında bir buçuk dönüm bir bahçe var satılık. Bu bahçeyi sana alalım. İleride atölye yaparsın.

-Alalım baba kaç para diyorlar.

-Henüz bilmiyorum ama 24-25 Bin lira eder.

-Tamam fazla pahalı değilmiş baba.

-Peki paran var mı oğlum.

-6 bin liram var baba, bunu al, gerisini de bir hafta içinde tamamlayayım.

-Tamam oğlum, yarın gider konuşurum. Sen evraklarını ve paranın geri kalan kısmını bir hafta içinde hazırla tapuyu alalım oğlum.

-Peki baba, Allah senden razı olsun ileride kiralarda sürünmekten, sayende kurtulurum inşallah.

Aradan üç gün geçmişti ki, Hakim Ali damadı Ahmet’in yanına gelmişti ve biraz sıkıntılı durumu vardı.

-Hayrola baba, bir aksilik mi oldu. Alamadınız mı tarlayı?

-Yok oğlum aldım.

-Neden sıkıntılısınız o zaman. Pahalıya mı aldınız?

-Hayır oğlum Verdiğin para yetti.

-Çok daha iyi ya baba, bunda üzülecek ne var?

-Oğlum bu tarlanın yanında aynı miktarda benim bahçem var ya.

-Evet baba, onun için size yakın olsun diye, benim için alalım demiştiniz ya.

-Oğlum biraz dinler misin?

Damat Ahmet sesini kesti ve babasından özür dileyerek, pür dikkat dinlemeye başladı.

-Evladım ben tapuyu kendi üstüme aldım. Nasıl olsa diğer yarısı da ben ölünce kardeşlerinle birlikte sizin hepinizin olacak.

-Eee baba.

-Onun için diğer kardeşlerin sana, verdiğin paranın dört bin beş yüz lirasını, bin

 beşer yüz lira olarak, sana geri ödesinler. Ben ölünce dördünüz aranızda bölüşürsünüz tarlayı.

Damat Ahmet çok bozulmuş ve üzülmüştü. Kiradan kurtulma ümidi suya düşmüştü. Beyninden kaynar su dökülmüş gibi durakalmıştı. Bir müddet sonra kendisini toparladı ve kayın babasına sordu.

-Baba bu yer söylediğin gibi 24 bin lira olsaydı. Benim için almaya gittiğiniz gibi bana alıverecektiniz değil mi?

-Evet oğlum. Ucuz olduğu için onlarla paylaşın istedim.

-Benim bildiğim pahalı olunca, kardeşler birleşir birlikte alabilirler de, ucuz olduğunda, kimin için gitmiş iseniz, onun için almanız gerekmez miydi?

Kayın baba Hakim Ali, böylesi bir soru ve tepki bekliyor olmamalıydı ki, oda çok bozuldu ve sustu. Damat Ahmet devam etti sözlerine:

-Ben tarlada istemiyorum, ileride atölye de istemiyorum. Hepsi sizin olsun.

Oğlunuz var Söke de, onun malı mülkü yok, ona alıvermiş olursunuz.

-Olur mu oğlum, ben senin için gittim almaya, ama böyle uygun gördüm. Ben ölünce paylaşırsınız dört kardeş.

-Hayır, baba ben istemiyorum sizin olsun. Bu yaptığınız doğru değil.

Biraz buruk, biraz kırık bir veda yaşandı, damat Ahmet in ofisinde. Şoke olmuştu damat Ahmet, yıkılmıştı. Senelerin güveni tükenmişti. Kayın babası onun gözünde adaletin sembolüydü. Senelerin adaletli Hakim Ali’si nin bu yanlış uygulaması yıkmıştı onu.

Evinde de bir hafta, on günlük bir huzursuzluktan sonra kayın babasının dediğini uyguladılar.

Seneler sonra, Hakim Ali’nin kızı ile, damadı Ahmet, çeşitli uyumsuzluklardan dolayı boşanırlar. Damat Ahmet için alınmaya giden tarla, yanı başında açılan büyük yollardan dolayı çok güzel arsa olmuş.

Hakim Ali yaşlanmış, ölümü beklemekteymiş öğrendiğime göre. Damat Ahmet Onun için, Allaha dua etmeye devam etmekteymiş. Uzun ömürler versin diye. Ölecek olursa da, Cennetinde ağırlasın Rabbim diye.

 Adalete dair hikayeler anlatayım arada bir dedim.

Devam edecek.

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1324 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08