• BIST 115.748
  • Altın 391,772
  • Dolar 6,8651
  • Euro 7,7192
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 16 °C
  • Aydın 25 °C
  • İzmir 26 °C
  • Denizli 26 °C
  • Muğla 25 °C

Kaçan kaçana

Mehmet EROĞLU

Değerli okurlar 2019 seçimlerine çok az zaman kaldı. Bu mahalli seçim neredeyse bir genel seçim havasında geçiyor. Aday olanlar veya mevcut belediye başkanı olup da tekrar aday olamayanlar partiden istifalarını verip yıllarca eleştirdiği partiden aday veya aday adayı olanlara hayret ve üzüntü ile bakıyorum.

1975 yılında Didim Milet Müzesine atandım. Milet antik kenti İyonyanın en önemli şehirlerinden biri idi. Şimdi de bu antik kentinin yetiştirdiği önemli filozof ve bilim adamları sayesinde dünya ilim alemince çok yakından tanınmaktadır. Miletli Tales bir nehrin genişliğini anında hesaplayarak Talesteoremleri ile güneş tutulmasının zamanını ilk önce bu bilge kişi bulmuştur.

Antik dönemin en önemli ibadet yeri Didim Apollon Mabedi.

Bu mabede her vardığım zaman mabedin hemen yanında Mümin Kamacının babası Sayın Ramazan Kamacı lokanta çalıştırırdı. Mümin Kamacı on beş yaşlarında daha tıfıl bir gençti. İdealistti bu bakımdan CHP ilçe başkanlığı ve Didim Belediye başkanlığı yaptı. Didim halkı tarafından hem ailesi hem de kendisi sevilen sayılan birisi idi.

Kendisini çok severim. Ama bu seçimde duydum ki AKP den belediye başkan adayı olmuş. İnan çok üzüldüm. Bir insan bir anda geçmişini nasıl siler atar bunu anlayamıyorum

Mümini kendi evladım gibi sever sayardım. Ne diyelim çıktığı yolda başarılar dilemekten başka elden bir şey gelmiyor.

İkinci bir üzüntümde Kuşadası önceki belediye başkanı Sayın Esat Altungün oldu. Kendisi Kuşadası’nda CHP ilçe başkanlığı daha sonrada belediye başkanı oldu. Bu dönem aday yapılmadı diye o da CHP den istifasını vererek AKP den belediye başkan aday adayı oldu. Sayın Altungün ev ev Pazar Pazar durmadan çalıştı ama AKP Sayın Esat beyi aday göstermedi onu da bir kenara bıraktı.

Daha önce de Sayın Engin Berberoğlu ’da aynı duruma düşmedimi?

Bunların yanında örneğin Ertuğrul Günay gibi.

Sayın Ertuğrul Günay geçmiş de hızlı bir solcu iken aynı zamanda CHP genel sekreterliği gibi bir makamda da bulunmuşken Sayın Erdoğan’a biat etmedi mi? Bunun da yararını görmedi mi?

Elbette gördü. Kültür Turizm Bakanı oldu.

Ama sonunda suyu sıkılmış bir limon gibi kenara atıldı.

O şimdi Twitterden mesaj yazıp duruyor.

Bir zamanlar Tunceli’den CHP Milletvekili seçilen ve partinin genel sekreter yardımcılığına kadar yükselen Sinan Yerlikaya’da Sayın Erdoğan’a biat edenlerden değil mi?

Sayın Bülent Ecevit DSP kurarken üç kişi çok iyi hatırlıyorum basın toplantısı yaparak “Partiler tarlada kurulur, fabrikada kurulur yoksa otellerde, lobilerde kurulmaz”. Diyedemeçler verdiler. O zamanlar Ecevit hayranı olduğumdan bu bildiriye ve basın toplantısına çok sevinmiştim. Bu üç kişiden birisi de Sayın Haluk Özdalga idi. Haluk Özdalga o zamanlar da flaş isimdi. Sayın Ecevit’in nerdeyse sağ koluydu. Yanlış hatırlamıyorsam DSP milletvekili de seçildi. Sonra DSP beğenmeyip CHP geçti. Hatta CHP de bile yanlış bilmiyorsam Merkez karar organına seçildi. Ne hikmetse Sayın Özdalga CHP de beğenmeyip tam düşüncesine uyan AKP geçti.

Bu Sayın Özdalga AKP milletvekili iken Aydın’a geldi. Kültür Merkezinde konuşma yaptı. “Ben bu CHP ciğerini biliyorum bunlardan bu ülkeye bir fayda gelmez” diyerek CHP aleyhine söylenmedik söz bırakmadı.

Sonra bu kıvırtanda ne oldu kapının önüne bırakıldı. O şimdi siyasi bir mevtadır.

Siyasi tarih bu örneklerle doludur.

YAVUZ SULTAN SELİM HAN'IN İHANETE CEVABI

Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgâh görür ve keklik satılan tezgâha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve değeri 100 altındır.

Yavuz Sultan Selim sorar:

-Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?

Satıcı:

-Hünkârım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.

Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve

-Ver o kekliği bana! Der.

Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca Padişah bir kekliği diye düşünürken Yavuz Sultan Selim kekliğin kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırıverir ve der ki:

-KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR.

Bakınız Hazreti Ali de ne diyor:

“Her derde bir deva bulunur, lakin ikiyüzlülük illetini iyi edecek bir ilaç yoktur”.

Kalın sağlıkla..

Bu yazı toplam 1093 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08