• BIST 1.471
  • Altın 414,451
  • Dolar 7,4160
  • Euro 8,9680
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • Aydın 10 °C
  • İzmir 8 °C
  • Denizli 7 °C
  • Muğla 4 °C

Korkunç oyun

Mehmet KIZILASLAN

Her 11 yılda bir, güneş döngüsünde ve yüzeyinde olağan üstü patlamalar ve elektromanyetik radyasyon yayılımı çok farklı oluyor. 

Geçenlerde Nasa’nın yayımladığı, uzunca bir video izledim buna dair. Bu videoda bu radyasyon yayılımının her 11 yılda bir farklılaştığını gözlerimizin önüne sermiş Nasa yetkilileri. 

1918 yılında Amerika, Asya ve Avrupa’da korkunç bir salgın 3 gün içinde yayılıyor ve oldukça fazla can alıyor. 

3-4 ay gibi bir süre içinde kıtalar arası yelkenli gemilerle yolculuğun yapıldığı dünyamızda, bu hastalıkların yayılması ve bulaşmasının kıtadan kıtaya ulaşması 3-4 ay gibi bir sürede olması gerekirken 2-3 gün gibi bir süre içinde olması sizce ilginç değil mi? 

Bunun izahının, ancak şöyle yapabiliriz. O dönemde güneşten gelen elektromanyetik dalgalar her kıtaya belli zamanlarda ulaşıyor hastalık dünyaya yayılıyor olamaz mı? 

Günümüzde Ulaşım araçlarının hızlılığı, her kıtaya en geç 8 saat içinde hastalıkların ulaşmasının mümkün olduğu, Dünya sağlık örgütü nün yalanlarını ortaya çıkarmıyor olabilir ancak; bu korona virüs dediğimiz hastalığın sebebi büyük olasılıkla Elektro manyetik radyasyon olabilir diye, düşünmeme sebep oluyor. 

Biliyoruz ki hepimiz bu radyasyonun en büyük yayıcı kaynağı Güneşimiz. Başka kaynak var mı evet var o da elimizde ve çevremizde bulunan kablosuz yayın araçları telefonlarımız ve diğer elektronik araçlarımız. 

O ünlü elektronik yazılım zengini,  Bill Gates‘in;  Dünya sağlık örgütüne bu olaylardan önce, Bir buçuk milyar dolar bağışta bulunmuştur. Dünya’daki aşı imalatı yapan sağlık şirketlerinin bazılarına yatırım yapıp ortak olmuştur. 

İnsanların,  güneşin 11 yılda bir farklı radyasyon yaymasının sonucu, insan yapısında bulunan hücrelerin bozulması ve Bill Gates’in kendi yazılımları sonucu insanlığa zarar veren radyasyonların verdiği zararları paraya ve fırsata çevirmek mantığı olduğunu düşünüyorum. 

Teknolojinin ileri olduğu ülkelerde virüs diye adlandırdıkları hastalık, yazılım şirketlerinin kablosuz elektronik cihazlarından meydana gelen hücre bozulmaları, olduğunu düşünüyorum. 

Gelişmemiş ülkelerde de güneşin daha çok radyasyonuna muhatap olduklarını zannediyorum. Hastalığın sebebinin o olduğunu düşünüyorum. 

Dünya Sağlık Örgütü ile Bill Gates’in birlikte çalıştıklarını ve bu elektro manyetik radyasyonun verdiği hasarı, krizi, hastalığı, FIRSATA ÇEVİRDİKLERİNİ anlıyorum. 

İleriki günlerde, 5G teknolojisi ve 6G teknolojisine geçildiğinde bu hücre bozukluklarının çok daha fazla artacağını göreceğimizden korkuyorum.  

Yetkililerin yani dünyayı yönetenlerin, Hem dünya Nüfusunu kontrol altında tutup, nüfus planlaması yapacaklarını, hem bu hastalıklara sebep olan teknolojileri masum gösterip para kazanırken, Hastalıkların tedavisinden de para kazanmaya devam edeceklerini tahmin ediyorum.  

Değerli okurlarım, Ben ömür ve rızkın, Allah’ın elinde olduğuna inananlardanım. O nedenle çare aramayalım yatalım tevekkül olalım da demiyorum. 

Ancak Dünya’yı yönetenlerin, sömürenlerin oyunlarını da görmemiz gerektiğine ve mücadele etmemiz gerektiğine de inanıyorum. 

Hastalığın sebebini bilir isek, çözüm ve çaresini de bulmamız kolay olur diye düşünüyorum. Dikkat ettiyseniz, hiçbir yetkili hastalığın sebebini açıklayamıyor ama çözüm olarak, Maske, mesafe ve hijyenden sonra AŞI diyorlar.  

İsterseniz maske olayını inceleyelim. Maske ile teneffüs ettiğimiz havanın çoğu Karbondioksit olmaya başladı ve hücrelerin korunması için daha çok oksijen gerekli iken bu durum çok ters değil mi? 

Mesafe olayına bakalım, gribin ve korona virüsün bulaşıcı olup olmadığı bile kanıtlanmadı, garip değil mi? İnsanımız yalnızlaştırılıyor. Psikolojimizi bile düzeltmek için yıllar gerekecek diye düşünüyorum. 

Hijyene gelince, temizlik imandandır. Temizliğimize dikkat etmemiz şart, ama şu son zamanlarda kullanılan zararlı kimyasallar nedeni ile çevremiz ve topraklarımız belki kendisine yıllarca gelemeyecek. Toprağımız, üzerinde yetişen canlılarımız ve bizler yıllarca bunun zararını göreceğiz. 

Sonuç,  

Saygıdeğer okuyucularım! Vücudumuzun ihtiyacı olan gıdaları ve vitaminleri doğal yollardan alalım.  

Griple mücadele ettiğimiz gibi sulu ve vitaminli meyveler tüketelim.  

Radyasyondan kavrulan hücrelerimizi yenilemek için zeytinyağı tüketelim,  bedenimizi ve eklem yerlerimizi zeytinyağı ile ovalım. 

Güneşe fazlaca maruz kalmayalım ve yatarken telefonlarımızı başka odalarda bırakalım. 

Saygılarımla, sağlıklı kalın dostlarım.      

Bu yazı toplam 1566 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08