• BIST 119.802
  • Altın 299,132
  • Dolar 5,9395
  • Euro 6,5365
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • Aydın 8 °C
  • İzmir 10 °C
  • Denizli 6 °C
  • Muğla 3 °C

Kutadgu Bilig 951 yıl öncesinden günümüze ışık tutuyor

Efendi BARUTCU

Mefkûre Mektebinin 11.01.2020 tarihli Kutadgu Bilig okumalarında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Stajyer Avukat Ömer Arıkan Bey’in 163. ile 202. sayfaları ile ilgili sunumundan sonra değerli tarihçimiz Prof. Dr. Altan Çetin Bey’in mütalaası sonucunda bu değerlendirme metni okuyucuların ifadesine sunulmuştur.

Bu bölümlerde Vezir, Hacib, Kapıcıbaşı, Komutan, Kâtip ve Elçi konularının ele alındığı görüldü. Buradan anlaşıldığı üzere Yusuf Has Hacip Türk devletinin esası hükmünde olan kalemiye ve seyfiyenin öncelikli görevlilerini ahlaki ve iş ehliyeti konusundaki vasıflarıyla tanıtmaktadır. Vezir merkez, hacip ise saray teşkilatının ilk adamıdır ve devlet başkanının yönetimde en önemli ve yakın iki maiyetidir. Komutan seyfiyenin elçi ise hariciyenin önemli kişisidir. Burada okunan bölümlerde bu görevlilerin ahlaki özelliklerine dair liyakatları ile iş tanımlarına uygun ehliyet özellikleri ile birlikte devletin çatısını oluşturun kurum ve görevliler ortaya konulmaktadır. Bu sayede hem tarihi hem de tarih üstü bilgiyi birlikte öğrenmek mümkün olmaktadır. Kutadgu Bilig bize kendi döneminin özellikleri içinde devletin esasını ve devletlilerin başlıca özelliklerini özellikle temel kavramlarından olan “fayda” ilkesi ışığında ortaya koymaktadır. Türk devletinin zamanı aşan her dönemde müşterek nitelik gösteren yapısı yanında görevlilerde bulunması beklenen ahlaki /şahsi ve işe dair liyakat özellikleri Türk devletinin bir liyakat devleti olduğu gerçeğini hiçbir yoruma gerek bırakmadan ortaya koymuştur.  Bunun yanında yazı ve hesaba dair söz konusu edilenler Türklerin savaşmak dışında bir niteliği olmayan bir millet oldukları iddiasını 11. asırdan verdiği bakış açısıyla çürütmektedir.

Türklerin kerim devleti alta yapısı ve esası ile güçlü kökleriyle her zaman güçlü bir teşkilat ve felsefesi olan bir yapıyı temsil etmiştir. Memleketi  kılıç alır, kalem yönetir denilen bu bölümdeki tespitler devlet felsefemiz ve yönettiğimiz yerleri şiddet ve zorbalıkla idare etmekten uzak devlet aklımızı göstermesi bakımından fevkalade önemli malumatı bize ulaştırmıştır. Kutadgu Bilig bu ve benzeri bilgilerle köklerimizi duyumsamamızı sağladığı gibi, zihnimize nitelik ve bilincimize genişlik sağlayarak kimliğimizi ve kendimizi gerçek ve yerinden bilmek hususunda akıl ve bilgiyi her fırsatta öne çıkararak milli şahsiyet, akıl ve bilgi için öyle görünmüştür ki, vazgeçilmez bir kaynak olarak daha asırlarca milletimizin yolunu aydınlatmaya devam edecektir. Türk milletine mensup olmanın şuur ve manası da tam burada tecelli edecektir.

has-hacip-001.jpg

Kutadgu Bilig’den Bilincimize…

Memleketi tanzim eyleyerek, doğru kanun ile idare etsin; hizmetinde bulunanlar iyilik görerek, ona ısınsın.

İnsan bildiklerini yazı ile yazar; yazarsa, ne yapmış olduğunu bilir. Bu yazı zeka nişanıdır; yazı bilen insan çok zeki olur. İnsan-oğlu yazı bilmese idi, yıl, ay ve günün sayısını nasıl bilirdi. Alimler kitap yazıp bırakmamış olsalar idi, hesap yapmağa nasıl, bir çare ve imkan bulunurdu.

Memleketi alan onu kılıç ile almıştır, memleketi tutan onu kalem ile tutmuştur. Bir memleketi kılıç ile derhal ele geçirmek mümkündür; fakat kalem olmayınca, insan onu elinde tutamaz. Her hangi bir memleket kılıç ve kuvvetle alınabilir; fakat bu hakimiyet şiddet ve intikam ile uzun yıllar devam ettirilemez.

İnsanda zekâ ile birlikte bilgi de bulunursa, o bu bilgisi ile her işte muvaffak olur.

İnsan fazileti ile başkalarına  olur; kimin fazileti çok ise, o uçar gibi yükselir.

Çatık yüz, acı söz insanı soğutur ve bunun tesiri bütün hayat boyunca devam eder, insanın gönlünden çıkmaz.

Anlayışlı, bilgili, akıllı ve hâkim kimse istişare için faydalı olur; ona söz yok. Bütün memleket işlerini tanzim eden hep yazıdır; zeki insan memleketin gelirini yazı ile zapt eder. Yiğit adam ise, eline kılıç alır ve onu kullanarak, düşmanın boynunu vurur ve onu ayakaltına alır. Bu üçü nerede bir araya gelirse, insan orada dileğine kavuşur ve bütün arzularına nail olur. Eğer memleket tutulursa, kılıç ile tutulur; eğer memlekete hüküm etmek icap ederse, kalem ile edilir. İnsan bilgi ve akıl ile memleketi tanzim eder; bu üç şey ile insan dünyayı duru bir hale getirir.

Bey memleket ve kanunları bilgi ile ele alır; bütün işleri akıl ile görür.

Güzel ve iyi bir memleket kılıç ile zapt ve kalem ile tanzim edilir; her kes dilek ve arzusuna kavuşur.

Kutadgu Bilig’de geçen bu ifadeler Türk milletinin bin yıl öncesinden bile yüksek bir siyaset ve devlet felsefesine sahip olduğunu bu ifadelerin kaleme alınması için de yine binlerce yıllık kültürel birikimin mevcut olduğunu göstermesi bakımından dikkate değerdir.

Yusuf Has Hacip bu ölümsüz eserinde her vesile ile akıldan, bilgiden, kalemden, adaletten, liyakatten, siyaset ve devlet adamlarının milletinin devletinin geleceğiyle ilgili hayati öneme haiz kararlar almadan önce tecrübeli, bilgili şahsiyetlerle istişare etmek gerektiğini ısrarla vurgulayarak yine günümüze ışık tutmaktadır. Aynı zamanda 2020 Türkiye’sinde en çok ihtiyaç duyduğumuz “devlet aklı”nı, ehliyet ve liyakâtı, adaleti, hukukun üstünlüğünü ısrarla belirterek milletinin varlığının devamı için mütehakkim (zorba) devlet anlayışı yerine “Kerim”(koruyan, gözeten, himaye eden, adil) devlet anlayışını hakim kılmak gerektiğini vurgulamaktadır.

Bu yazı toplam 310 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08