Müslim Özbalkan Hoca

Müslim Özbalkan aslen Balıkesirlidir. Lisede okurken Amerika’da burslu okuma hakkı kazanmış liseyi orada bitirmiş, genç yaşta Amerika’yı tanıma imkânı bulmuştu. Lise den sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine (SBF) girmiş 1967 yılında işletme bölümünden mezuniyetle, aynı yıl mezun olduğu fakültede asistan oldu. Bu nedenle o ‘Müslim Hoca’ diye de bilinir.

1968-1969 yılları Türkiye’nin çalkantılı, sağ sol çatışmalarının başladığı sol düşüncenin üniversitelere hakim olduğu yıllardı. Üniversite gençliği Amerikan emperyalizmine ve onun yerli işbirlikçilerine karşı mücadele ediyordu.

O yıllarda “Barış Gönüllüleri’’ adı altın da elli bin Amerikalı ajan İngilizce öğretmeni kisvesiyle okullarımızda görevlendirilmişti. Emperyalizmin içeriden beyin yıkama faaliyeti devam ediyordu. Gençliğin büyük tepkisi kaçınılmazdı, tepki çığ gibi kitlesel eylemlere dönüşüyordu. 1968 yılında Müslim Hoca “Barış Gönüllüleri’’ adlı araştırmasını yayınladı, elli bin ajanı deşifre etti.

Hocanın bu eseri emperyalistlerin ve yerli iş birlikçilerinin büyük tepkisini çekti ve onu kara listeye aldılar.

1971 yılında 12 Mart Askeri Muhtırası verildi. Zamanın muhtıra hükümeti düşünen, üreten vatanını seven antiemperyalist bin 500 üniversite hocasını bir daha kamuda görev verilmemek üzere işten attı. Müslim Hoca bu tasfiyeden mağdur olanlardan biridir. O artık sakıncalı piyade olmuştu. Bu yüzden uzun yıllar özel şirketlerde danışmanlık yaptı. SGK’dan emekli olunca Aydın’a yerleşti. Yerel gazete ve radyolarda çalıştı.

muslim-ozbalkan-2-001-001.jpgZaman zaman hocayla berber olduk. Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu ona çok değer verirdi. Hocanın fikirlerinden yararlanıyorduk. Ben mülkiye mezunu olarak onu en iyi anlayanlardan biriydim. Mülkiyeli dostum Nevzat Şimşek ve hoca sık sık bir araya gelir, entelektüel yalnızlığımızı sohbet ve kültürel çalışmalarla gidermeye çalışırdık.

Hoca Aydın’ı çok sever tarihi, ekolojik, sosyal, arkeolojik, siyasi araştırmalar yapardı. Gıda ansiklopedisi hazırlıyordu. İncir ve zeytin üzerine kapsamlı çalışmaları vardı.

Hoca çevresindeki arkadaşlarını okumaya, yazmaya teşvik ederdi. Bir gün bana da sosyal konularda yerel sorunlarla ilgili yazmamı önerdi. “Ben okuyucuyum, yazma benim işim değil” dedim. Bana “yaz yahu!” diye ısrar etti. "Hocam ne yazayım" deyince “pırasa başlıklı bir yazı yaz bakalım, pırasayı anlatabilecek misin?” dedi. “Hocam dalgamı geçiyorsun ben ziraatçı mıyım?” diyerek, “Mülkiye’de pırasa okumadım” diye espri yaptım.

Hocayı kıramadım sonunda bir pırasa yazısı yazdım. Hoca çok beğendi. “Enginarı yaz” zeytin, incir, kestane derken Aydın’da yetişen birçok meyve ve sebzeyi yazdım. Bana “politika hariç her konu da yazabilirsin” dedi. Yerel gazeteler de köşe açtırdı. Birçok gazetede yazdım. Yazılarımı inceler yanlışlarımı düzeltirdi. Hocadan çok şey öğrendim.

Müslim Hoca’nın hayatı, uğradığı haksızlıklardan dolayı mahrumiyet içinde geçmiştir. Türkiye’de düşünen her aydının başına gelebilecek olan musibetlerden fazlasıyla etkilenmiş mağdur olmuştur.

İki yıl önce kaybettiğimiz hoca inançlı bir kişiydi, infak üzerine çalışmaları vardı. Ölümüyle birçok araştırması yarım kaldı. Onu özlüyor rahmetle anıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum