• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 20 °C
  • Aydın 26 °C
  • İzmir 23 °C
  • Denizli 26 °C
  • Muğla 25 °C

Savaşçı bir nesil ve Enver Paşa

Metin AKOĞLU

Müttefiklerin işgali altında olan mağlup Osmanlı Devleti’nde,  yeni gelişen milliyetçi akımları bir ölçüde teşvik etmeye ve yardım vaat etmeye başladılar. Emperyalizme karşı yönelen Anadolu’nun Milli Mücadele Hareketi, Sovyetlerin Asya ihtilalı projesinde önemli bir propaganda aracı teşkil edecek ve diğer Asya milletlerine örnek olabilecekti.

Sovyetlerin Türklerle ilgilenmelerinin ikinci bir nedeni daha vardı. Türklerin Müslüman olmaları ve uzun yıllar İslamın bayraktarlığını yapmış olmalarıydı. Sovyetlerin Asya ihtilalı planında, İslam’ı Batıya karşı ittifaka çekmek üzere önemli bir unsur Türkler oldu. Bu sebeple Sovyetler, İslam’ı temsil eden şahsiyetleri elde etmeyi ve onları, Asyalıları cezp etmek için kullanmayı tasarladılar.

İslam’a yaklaşmayı uygulamak üzere Sovyet Liderlerinin Birinci dünya Harbinden sonra Almanya’ya iltica etmiş İttihatçı Liderleri, başta Enver Paşa olmak üzere nasıl ve neden kullanmayı düşündükleri tarihi bir sır değil.

Almanya, Alman ekolü, Alman hayranlığı, General Falkenhaynler, Limon Von Sandersler ve batan bir Osmanlı hanedanlığı, sonunda Sovyet hayranlığı…

enver-pasa.jpg

Lenin’in yakın arkadaşı Karl Radek Berlin’de iken Talat ve Enver Paşa ile yaptığı görüşmelerde, İttihatçı liderlere Lenin’in Asya’da ihtilal fikrini anlatmış ve onlara işbirliği ile destek teklif etmişti. Radek, Enver Paşa’ya Moskova’da bir İslami Dayanışma Derneği kurmasını ve böylece Sovyetlerle İslam arasında bir bağın meydana getirilmesini önerdi.

Enver Paşa’nın hedeflerinden biri, öteden beri Orta Asya’da İslama ve Turancılığa dayanan büyük bir siyasi birliğin meydana getirilmesiydi.

Ayrıca, Osmanlı Devleti’ni mağlup eden İngilizlerden intikam almayı düşünüyordu.

Hayallerinden bir diğeri de Türkiye’ye geri dönmek ve İttihat Terakki’yi canlandırarak yeni Türkiye’nin siyasi hayatına iştirak etmekti.

Bu ümitler içinde 1920 yılının yazında Moskova’ya gelen Enver Paşa, fazla bir faaliyet gösteremeyen bir İslam Cemiyeti kurdu. Sovyetler 1920 Eylülü’nde Bakü’de tertip ettikleri Asya Milletleri büyük kongresinde, kendisini İslam lideri ve anti-emperyalizmin mücahidi olarak prezante ettiler.

Asya ihtilalında, İslam dayanışmasını sağlama arzusu, 1921 başında, Sovyetlerin dış politikalarında tutumlarını değiştirdikten sonra aktüel olmaktan çıktı. Zaten Enver Paşa’nın temel maksadının Türkiye’ye dönmek olduğu,  Mustafa Kemal Paşa’ya Milli Mücadeleyi desteklemek arzusunda olduğunu ifade eden mektuplardan anlaşılıyordu.

Mustafa Kemel’in ise verdiği nezaketli cevaplarda Enver Paşa’ya teşekkür etmekle beraber, söz konusu yardımın en etkili şekilde ülke dışından yapılabileceğini söylüyordu!

İslam dayanışması meselesi Sovyetlerin gündeminden çıkmakla beraber 1921 yılında Sovyet Liderleri, Enver Paşa’nın Rusya’da kalmasını istediler ve kendisini desteklemeye devam ettiler.

Sovyetlerin bu seferki maksadı Milli Mücadelenin neticesinin belli olmadığı 1921 yazında, kendilerine yakın gördükleri bir şahsiyeti, Mustafa Kemal harbi kaybettiği takdirde onun yerine lider olarak Türkiye’ye göndermekti.

Enver Paşa 1921 yazında Türkiye’ye çok yakın olan Batum’a yerleşti ve bazı eski İttihatçıların iştirakiyle hazırlanmış olan yeni yol haritasını Halk Şuraları Partisi’nin kongresinde izah etti.

Eylül başlarında bu fırka Batum’da ilk kongresini yaparken Enver Paşa Sakarya zaferinin haberini aldı. Kemal Paşa’ya kutladığı mesajda Anadolu’da İttihatçılara karşı alınan tedbirleri protesto etmekten de geri kalmadı.

Sakarya’dan sonra Enver Paşa’nın Sovyetler bakımından kıymeti kalmamıştı. Bir müddet sonra ortadan kayboldu. Nihayet Sovyetlere cephe alarak Türkistan’da Sovyetlere karşı kendisinin organize ettiği Basmacı isyanı sırasında Sovyet ordusu ile çarpışırken 4 Ağustos 1922’de şehit oldu.

Ölümünün üzerinden 97 yıl geçmesine rağmen, siyasi ve Askeri tarihteki yerini koruyan, Teşkilat-ı Mahsusa gibi dev bir kuruluşu, bir çınarı bize miras bırakan, 21. Yüzyılda bile Azerbaycan halkının hala ilah gibi gördüğü, iyileri ve kötü sonuçlandırdıklarıyla bizim olan,  savaşçı neslin cesur, atak, fedakâr insanına Allah’tan rahmet diyorum.

 

KAYNAK: Osman OKYAR Milli Mücadele Dönemi

Türk-Sovyet ilişkilerinde Mustafa Kemal(1920-1921)

Bu yazı toplam 1506 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08