• BIST 1.393
  • Altın 457,348
  • Dolar 8,1783
  • Euro 9,7073
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • Aydın 1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Denizli 4 °C
  • Muğla 4 °C

Sevgi ve Hoşgörü Her Acıya İlaçtır

Mehmet EROĞLU

Sevgili okuyucular önümüzdeki mart ayı içinde yani beş ay sonra mahalli seçimler yapılacak yerel yönetimlerde partilerin adayları belli olmaya başladı. Kanımca Aydın’ımızda üç parti yarışı götürecek. Bunlar CHP, MHP ve AKP.

Partilerinden aday olan adaylar elbet birbirini eleştirecekler. Yapacakları hizmetleri uzun uzun  anlatacaklar burada yazmak istediğim ileride birbirlerinin yüzüne bakamayacak kırıcı ve üzücü konuşmalardan sakınmaları. Kanımca kırıcı konuşanın da halkın karşısında itibar ve inandırıcılığı pek olmaz.

Hani bir atasözümüz var ya “ Yiğidi Kılıç kesmez acı bir söz öldürür” diye. Bu yarışa giren adaylarımızdan da yapacakları hizmetleri kırıp dökmeden anlatmalarını bekleriz.

Bu nedenle aşağıdaki yazımı kaleme alarak bütün adaylara başarılar diliyorum.

 “Sevgi ve hoş görü her acıya ilaçtır.”

Çok özlü ve anlamlı bir cümle. Gerçekten yüreğinde sevgi beslemeyen insan ot gibidir.

Bu nedenle insanlar fiziki faaliyetleri ile sürekli yenilenir. İnanışa göre topraktan yaratıldığından topraktan aldığı besinlerle beslenerek

Ömrünün sonuna kadar bu beslenme işine devam eder.

Alınan bu besinleri işe yaramayan bölümleri, de çeşitli yollardan dışarı atılır.

Ama kalp ve beyin faaliyetleri bundan farklılık arz eder.

Bunlardan beyin yani düşünce söz ve yazı ile dışa vurulur tepki alır veya tepki verir. Bunun çeşidi ise sevgi, saygı, hoşgörü, kin, nefret, öfke ve kızgınlık şeklinde oluşur.

Çevremizdeki insanları tahlil yaparsak bazı insanların öfkeli, kızgın, somurtkan veya neşeli olduklarını da görürüz.

Bu konuları da açarsak neden bizler böyle oluyoruz. Saygılı olmayı beceremiyor muyuz? Yoksa sevgiyi iyi anlayamıyor muyuz?

Bir kişinin kafa yapısına, inancına ve karşısındakini kabullenmesine göre değişikliğe uğruyor. Toplumun en önemli sorunu ise değerlerimizin yok olması. Yani ortak değerlerimizin yok olmasıdır.

Bir insanın düşünce yapısında gidip gelen zamanı ve zemine göre değişen, ne zaman karşısındaki muhatabına göre netleşen fikir veya düşüncesi sakinleşirse o zaman netlik kazanır.

Kişiler çoğu zaman başkalarının telkin ve sözleri ile sakinleşemez. Ancak kendisine olan sevgi ve saygıyı karşısındakilere karşı kullanırsa o zaman kazancı çok olur.

Burada karşımıza çıkan en önemli bir unsurda kişilik meselesidir. Bu gibi bazı kişiliksiz insanlarda tutarsızlık, çıkarcılık yalpalama ve yağcılık kaçınılmaz olur.

Bu durumda insanların bilinçlenmesi çok önemli. Çünkü bilinçli insan sorgular, araştırır ve en sağlıklı konuları bularak hareket eder. Bu gibi bilinçli insanın güdülmesi, kullanılması ve yönlendirilmesi kolay olmaz.

Toplumlarda insanın yaratıldığı antik çağlardan beri sevgi ve saygı kilit sözcük olmuştur. Dostlukta, sevgi saygı olmadığı zaman o dostluğun süsü kalkmış olur.

O nedenle neye sevineceğimizi veya neye saygı duyacağımızı kendimizin karar vermesi gerekir.

Sevilen, sayılan insana yönetmesi insanın doğasın da veya yapısında olan bir meziyettir. Ama gelin bakın ki tarih boyunca kitleler cahil bırakılması veya batıl inançlara bağlanması istenmiştir. Bu nedenle insanların bilinçlenmesi bazı çıkar odakları tarafından bilinçli olarak engellenmiştir halende engelleme devam etmektedir.

Sevgi, saygı ve hoşgörü sözcüğü hiçbir zaman dilimizden düşürmediğimiz anlamlı bir sözcüktür. Ama bu iki anlam yüklü kelimeyi herkes farklı anlamda kullanmaya çalışıyor.

      Kimisi sevgi diyor.

      Kimisi saygı diyor.

      Kimisi Sevgi, saygıdan önce gelir der.

      Kimisi ise saygı, sevgiden önce gelir der.

Sevgi, insanoğlunun bildiği bazı değerlere inanmak ve onları sonuna kadar iyi yolda kullanmaktır. Sevgi önce insanın yüreğinde oluşur. Çevresine dalga dalga yayılır. O nedenle kişi karşısındakine insancıl ve sevecen olarak yaklaşır. Yüreğinde sevgi olmayan insan her zaman olumsuz insandır.

Ama bazı insan tipleri seviyor veya seviyormuş gibi görünür. Bu gibilerin sevgisi karşısındakine göre ayarlar. Eğer ondan bir çıkarı varsa çıkarı bitince saygı ve sevgisi de biter. Bu gibi kişiler çıkarcı, yalancı, kaypak olanlardır. Yüreğinde gerçekten sevgi olan insan gerçek dosttur.

Saygı, karşısındakinin kişiliğine ve kılık kıyafetine bakmadan gönülden gelen sevgiyi sunmak en yüce sevgidir.

Mevlana hazretleri ne güzel söylemiş.

Nice elbiseler gördüm içinde adam yok. Nice adamlar gördüm üzerinde elbise yok” Birde benim son derece sevdiğim şu söz de önemli. “İnsanlar görünümleri ile karşılanır. Kişiliği ile uğurlanır."

Evet,  gelen insanın kılık kıyafeti çok güzel olur. Ama kafanın içinde bir şey yoksa hiçbir şeye benzemez. O zaman laik olduğu şekilde uğurlanır.

İşte en iyi olanı saygıya değer olanlar, gönüllerde olanıdır. Gönüllerde olan kolay kolay yok olmaz.

Sevelim sevilelim, saygı duyalım ki saygı görelim.

Dünya geçicidir.

Gelin bu yazımı büyük hak ozanı Yunus’un bir şiiri ile bitirelim.

 

           Gelin tanış olalım,

           İşi Kolay kılalım.

           Sevelim sevilelim

           Dünya kimseye kalmaz.

 

Saygı öğrenilir.

Sevgi ise öğrenilmez.

O zaten yürekte olandır.

 

Bu yazı toplam 2383 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08