• BIST 1.486,560
  • Altın 559,47
  • Dolar 9,6000
  • Euro 11,1400
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C
  • Aydın 14 °C
  • İzmir 14 °C
  • Denizli 11 °C
  • Muğla 12 °C

Türklerde Kadının Yerine Bir Bakış

Nevzat ARSLAN

Önümüzdeki Cumartesi 8 Mart tarihinde kutlanacak “Dünya Kadınlar Günü” nedeniyle Türklerde kadının yerine bir bakış dersek, öncelikle Aydın Belediyesinin bir kadın tarafından yönetilmesinden söze başlamak gerekir. Başkan Özlem Çerçioğlu Aydın’ın ilk kadın Belediye Başkanı seçilmesinin yanında, 30 Mart yerel seçimlerinde ilk Büyükşehir Belediye Başkanı ve ilk kadın Büyükşehir Belediye Başkanı olma yolundadır. Yeniden düzenlenen Kent Meydanının açılışının da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olan bu özel günde gerçekleştirileceğini de öğreniyoruz.

Tarih, Hunlarda ve Göktürklerde Hakan ve Kadın Hakan olarak anılan eşi tahtta, birlikte yan yana oturmakta diyerek yazar. Kadın hakana kısaca “Kadın Han” denmeye de başlanmıştır. Tahtta birlikte oturan kadın han ise, devlet idaresinde öncelikle takipçidir, izleyicidir. Türklerde kadının değerini burada anlayabiliriz. Erkeklerin savaşa katılmasıyla kadınlar da yanında yer alır. Ama bazen devlet idaresinin sekteye uğramaması için kadın han, hakanın yerini alır. Zaten devlet işlerinden haberdar olup izlemektedir, tecrübe sahibi olmanın da avantajı vardır bir yanda...

Türklerin zaaflarını bilen Çinliler ise, Moğol ve Hun Hakanını, Kadın han üzerinden elde etmeye çalışırlar. Eğitilmiş, özel amaçlı bir ajanı aratmayacak kadar deneyimli Çinli kızlar, Türk Hakanına gelin olarak gönderildiğinde ülkelerini işgalden, Çin krallarını esaretten defalarca kurtardığını tarih sayfalarında görebiliyoruz. Hun İmparatorluğu adına Çin ile ilk barış antlaşmasında Mete Han’ın hatununun imzası olduğudur.

Çaldıran Savaşında, Yavuz Sultan Selim ile karşı karşıya gelen öz be öz Türkmen Safevi Sultanı Şah İsmail ile birlikte karısı Taçlı Hatun da yanında ve savaş meydanındadır. Savaş sonunda kaçan Şah İsmail’in karısı Taçlı Hatun’un esir alındığı İstanbul’a getirildiği hatta evlendirildiği bazı kitaplarda ve tarihi vesikalarda yazılmaktadır. Savaşta kadınların düşman eline geçmesi utançtı. Burada kadın üzerinden Şah İsmail’e bir gurur kırıcı adım olarak hareket edildiğinden söz edilir. Oysaki Taçlı Hatun, oğlu Tahmasp’ı kolundan tutarak tahta çıkaracak ve sonrasında Şiran şehrinde vefat edecektir.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kadın, özellikle Valide Sultanların başrol oynadığı dönemleri görüyoruz. Kanuni Sultan Süleyman’ın aklını başından alan bir Hürrem Sultan, Kösem Sultan, Hatice Turhan Sultan Osmanlı idaresinde perde gerisinden taht yönetimindedir. Elin adamı bizim zaafımızı iyi bildiğinden ecdada esir ve hediye cariyeler sunmuştur. Tarihin akışının bile değiştiği kadınlı geceler vardır bizim tarihimizde, Vezir Baltacı Paşa, Katherina ile çadırında sohbet eder, sohbet sonrasında Çar Deli Petro kurtulur.  

Kurtuluş Savaşı verdiğimiz günlerde kucağına aldığı yarı çıplak bebeğiyle kağnı süren, sırtında top mermisi taşıyan, üşüyen bebeğine aldırmadan, bir yandan kağnıdaki cephaneyi “millet malıdır, nem kapmasın” diyerek örtmeye çalışan bir Türk Kadını, Türk Anası, vatan ve namus için askerine, erkeğine yardım etme yolundadır. Bu vatan böyle kazanıldı.

Müslümanlarda kadının adı ancak Türkiye’de vardır. Türk kadını, Avrupa’da birçok ülkeden önce Atatürk’ün önderliğinde seçme-seçilme hakkına kavuşmuştur. Suudilerde kadın araba kullanamaz. İnsan okuyunca deli oluyor adeta, Suudi Arabistan’da Vahabi müftü, “Suriyeli kadınlar, ülkenize saldıran Özgür Suriye Ordusu militanlarının cinsel isteklerini giderin, cennete gidersiniz.”  fetvasını verdiğini yazdı gazeteler…

Türklerde kadın bu kadar güçlü iken, yaşamın ortasında olmasına karşın dini kullanan dincilerin de olumsuz etkilerine uğramıştır. Kimileri din, inanç kisvesi altında kadının başındaki örtüsünü dünden bugüne siyasette gündem yapmamış mıydı? Kadının yerini, mirasını boşanma hallerini de kendi çıkarlarına göre değerlendirmeye ve kullanmaya dahi kalkışmışlardı. Sırtında kötek, karnında bebek eksik edilmemeli. El göğüste bekleyeni, hizmetçi, işçi, emir kulu, kaşık düşmanı, itilmişin kakılmışıdır. İşsizliği önlemenin çalışan kadınları eve kapatıp yerine erkekleri işe alma zihniyeti taşıyan siyasetçilerin de olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Üstelik bir de kadın erkeğin namusudur diyerek erkek her türlü haltı ettiği halde kadın ile ilgili en ufak bir şüphede kurşun sıkan, ya da bıçak sallayan bir erkeklik hegemonyasının kalkması için epeyce eğitilmemiz gerekecek anlaşılan…

Akrabamız bir yaşlı kadın, 90’lı yaşlarında kasabada ki torunun banyosunu gördüğünde küçük bir oda zanneder önce. Gençliğini hatırlar, “Ah! Biz çadırda sabah üşentisinde (şafakta) kocam ocaktaki bardağı, ben ılık çökelek suyunu kaptığımız gibi çalı arasında dökünürdük. Hemen ardından birimiz oğlağa, diğerimiz keçi otlatmaya koşuştururduk...” Bu satırlar bize atalarımızın yörük yaşamını, paylaşımını, sevdasını, kısaca kadının yerini anlatmaya yeten bir örnek, bir nostaljidir…

Türk kadını, kadın handır, valide sultandır, anadır, sevgilidir, yârimizdir, türkümüzdür. Tarlada, evde, yatakta hayat ortağıdır. Uğruna Kerem olup çöllerde yandığımız, Ferhat olup dağları delip de sular akıttığımız, türküler yaktığımız sevdamızdır. Bir elmanın yarısıdır kısaca…

KADIN ADAYLAR, KADINA BAKIŞIN GÖSTERGESİDİR

Aydınımızda 30 Mart yerel seçimler için sosyal demokrat 5 kadın başkan adayının olması, sosyal demokrat zihniyetin kadına bakışının göstergesidir. CHP Efeler Belediye Meclisi üyeliğinde CHP’nin kadına verdiği önem yetmez ama evet dedirtecek oranda olup diğer partilerimizin kadın aday sayısından fazla olduğudur. Aydınımızın CHP’li adayları Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yine BŞB yarışında bir ilk olma yolundadır. İncirliova’da Fadime Orbay, Nazilli’de Ferda Erkut Çağlar, DSP BŞB AdayıYeter Toz, DSP Efeler Belediye Başkan Adayı Sevim Avcı ve Didim DYP adayı Hale Tan, yerel seçimlerde kadın aday olmalarının yanında ilimiz için de kadınlar adına bir gurur abidesi olarak gündemdedir.  

AYDIN'DA KADINLARIN İLKLERİNE TANIK OLUYORUZ

Aydın ilimiz kadınlarının ilklerine de tanık olduğumuzun bilmem farkında mıyız?        

T.C ilk kadın muhtarı da Aydın ilimizden çıkmıştır, 1930’lu yıllarda Demircidere (Karpuzlu) köyünde muhtarlık yapmış rahmetli Gül Esin hanımın Nazilli şehir mezarlığındaki mezarı Nazilli Belediye Başkanı Sayın Haluk Alıcık’ın önderliğinde geçtiğimiz yıllarda düzenlenmişti. Aydın’ın Yunan işgalinden kurtuluşunda tarih yazmış İmam köylü “Çete Ayşe” bir başka unutulmaz kahramanımızdır.                                                 

Dünya Kadınlar Gününde bir kez daha rahmetle analım…

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun!

Bu yazı toplam 1387 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08