• BIST 1.417,700
  • Altın 534,09
  • Dolar 9,2950
  • Euro 10,7700
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 7 °C
  • Aydın 13 °C
  • İzmir 16 °C
  • Denizli 8 °C
  • Muğla 12 °C

Yobaz

Mehmet EROĞLU

Ülkemde son olaylar öyle hızlı bir şekilde gelişiyor ki, neredeyse keskin bir viraja girilmiş gibi.

Hak-hukuk ihlalleri alabildiğince vatandaşlar aleyhine bozularak zor dönemeçlerden geçilmektedir.

Yalaka basın, çıkarcılar ve çeteler ekonomik ve siyasal yapının içine çöreklenmiş durumdadır.

Türk basının bir kaçı hariç neredeyse tek merkezden gelen emirlerle manşetlerini süslemektedir.

Siyasi ortam cumhuriyetin temel ilkelerine karşı savaş açmış vaziyette.

Uzun zamandır “dindar nesil mi? Yoksa çağdaş ilerici yurtsever gençlik mi?” tartışmaları var. Dindar ve yurtsever değil mi diye sakın bir yargıya kapılmayın. Elbette yüreğinde vatan ve millet sevgisi olan herkes bu ülkenin aziz ve has evlatlarıdır.

Ülkemde bazı yetkililer dindar ve muhafazakâr bir gençlikten bahsediyor. Dindar olmuşsun muhafazakâr olmuşsunuz çağa ayak uyduramazsanız çağın getirdiği yeniliğe arkanızı dönerseniz, ne kadar dindar olursanız olun hiçbir değeri olmaz.

Anladığım kadarı ile dinde iki türlü kavram var. Birincisi dinci, ikincisi ise dindar olanıdır.

DİNCİ: Dini kullanarak çıkar sağlayan kişi, din bezirgânı, yobaz deniliyor.

DİNDAR: İnandığı dinin ilkeleri doğrultusunda yaşayan, kimsenin inancına karışmayan dini çıkar aracı olarak kullanmayan ve samimi olarak inanan kişiler.

Din, tarih süreç içinde insanlar arasında bozulan ilişkileri düzeltici, bütünleştirici ve kaynaştırıcı bir rol üslenmiştir.

Tarihin derinliklerinden beri bilhassa Anadolu’muzda ortaya çıkan tanrıça Kibele ve çok tanrılı dinler yazının bulunuşundan önce ortay çıkarak tek tanrılı dine kadar insanlar arasında bir düzen getirmiştir.

Her ne olursa olsun gerek çok tanrılı dinlerde gerekse tek tanrılı dinlerde insanları barış içinde yaşamaya teşvik etmiştir.

Ama bazı dini çıkarı için kullanan üfürükçüler, dolandırıcılar, din cambazları barış, kardeşlik ve dayanışmaya teşvik eden dine yön vererek amacından ve çizgisinden saptırdılar. Bu din simsarları dini, kendi amacı doğrultusunda uygulayarak barış yerine kavgayı, hoş görü yerine öfkeyi, adalet yerine zorbalığı uygulamaya başladıkları görülmektedir.

Geçmiş zamanlarda tarihin sayfalarında görüldüğü gibi bazı din tüccarları kendilerini tanrı yerine koyarak her türlü kudrete sahip olduklarını kendilerini de inandırarak zavallı insanları kendilerine kul köle yaptılar. Savaşlar çıkardılar. İnsanları din adına katlettiler.

Sonra bunlar yok oldular. Bu zavallı insanlar başka bir zalime ve din bezirgânına biat etmeye başladılar.  

Değerli okurlar geçen günler de televizyonda bir haber dinledim haberde bir vatandaş bir hanıma “Neden şort giyiyorsun ayıp değil mi utanmıyor musun” diye çıkıştı. Hanımda bu yobaza haddini bildirdi. “Sen benim ne giydiğime ne karışıyorsun istediğimi giyerim” diye o densize haddini bildirdi.

Şu toplumun geldiği veya getirildiği duruma bakınız. Kadın kısa şort giyiyor diye toplum içinde kadına hakaret ediyor. Sonra televizyon bu adamın kısa şort giyinmiş halini gösterdi. Çelişkiyi görüyor musunuz kendine gelince mubah başkasına gelince sakıncalı.

Anadolu’da bir söz var kendi gözündeki hezeni görmez başkasının gözündeki çöpü görür derler.

Bir dostum bana bir mail göndermiş çok enteresan bulduğumdan okurlarıma da sunuyorum.

Geçimini "hayat kadını" olarak kazanan bir kadın

Ölünce cenazesi musalla taşına konur...

Ama imam cenaze namazını kıldırmak istemez..

Mesele büyür ve Trabzon müftülüğüne intikal eder.

Müftü telaşlanır ve Cansız hocaya haber verilir...

Cansız hoca imama sorar;

-Bu kadının cenaze namazını niçin kıldırmıyorsun.?

-Hocam bu kadın hayatında hep fuhuş yapmış..

Böyle birisinin cenaze namazı kılınmaz deyince,

Cansız hoca;

-Ulan üstte yatan pezevenklerin cenaze namazını

Kıldırıyorsun da, altta yatanınkini niye kıldırmıyorsun.

Not; Bu yazı fıkra değil, Trabzon’da yaşanmış bir olaydır...

Mustafa Cansız Hoca aynı zamanda rahmetli Yaşar Nuri Öztürk'ünde

hocasıdır..

Ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.

Bu yazı toplam 680 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08