ADÜ Teknokent’te ilginç çalışma: Keçi sütü, incir lateksi ve örümcek ipeği üzerinde çalışma başlatıldı

ADÜ Teknokent’te ilginç çalışma: Keçi sütü, incir lateksi ve örümcek ipeği üzerinde çalışma başlatıldı

Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent bünyesinde çalışmalarını sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, yara iyileştirme alanındaki patent birikimini yeni bir inovasyon projesine taşımaya hazırlandığını duyurdu.

Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent bünyesinde çalışmalarını sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, yara iyileştirme alanındaki patent birikimini yeni bir inovasyon projesine taşımaya hazırlandığını duyurdu. Keçi sütünden elde edilecek biyoaktif peptitler, incir lateksi ve örümcek ipeği tabanlı biyomalzemenin bir araya getirilerek elde edilecek kompozit yara örtüsünün laboratuvar ortamında geliştirilmesi hedeflendiği belirtildi.

"Keçi Sütü Kaynaklı Biyoaktif Peptitler ve Ficus carica Lateksi İçeren Örümcek İpeği Tabanlı Kompozit Yara Örtüsünün Geliştirilmesi ve İn Vitro Değerlendirilmesi" başlığını taşıyan çalışmanın, doğal kaynaklı bileşenlerin bilimsel yöntemlerle ayrıştırılması, standardize edilmesi ve yeni nesil bir yara örtüsüne dönüştürülmesi amaçlandığı açıklandı.

Projenin temelini, Karya Farma HBX Ar-Ge Academy'nin yara iyileştirme alanındaki HBX-HYD813 kodlu ve 2020/03482 numaralı "Yara İyileştirici Özelliğine Sahip Bir Farmasötik veya Nutrasötik Bileşim" başlıklı patent çalışmasının oluşturduğunu kaydeden Karya Farma HBX Ar-Ge Academy Kurucusu Hakan Başlık, sağlık ve biyoteknoloji alanlarında geliştirilen 18 spesifik stratejik patent çalışmasının yeni projeler için önemli bir bilgi birikimi oluşturduğunu söyledi.

Başlık, "ADÜ Teknokent çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalarımızda yalnızca yeni bir ürün ortaya koymayı değil, ülkemizin stratejik bilimsel ve teknolojik kapasitesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bünyemizde yer alan 18 spesifik stratejik patent, farklı araştırma alanlarında geliştireceğimiz yeni inovasyonların temelini oluşturuyor. Yara iyileştirme alanındaki patentimizi de yeni nesil biyomalzemelerle buluşturarak daha ileri bir araştırma modeline dönüştürmek istiyoruz" dedi.

"Üç doğal kaynak tek biyomedikal platformda buluşacak"

Proje kapsamında doğal örümcek ağının doğrudan kullanılmayacağını bunun yerine steril, saflaştırılmış ve biyomedikal kullanıma uygun örümcek ipeği proteininin yara örtüsünün taşıyıcı iskeletini oluşturması planlandığını kaydeden Başlık, "Keçi sütünden ayrıştırılacak biyoaktif peptitlerin yara yüzeyinde biyolojik destek sağlaması; halk arasında "incir sütü" olarak bilinen Ficus carica lateksinden elde edilecek güvenliği doğrulanmış fraksiyonların ise kontrollü miktarda sisteme eklenmesi hedefleniyor. Geliştirilecek kompozit yapının yara yüzeyinde nem dengesini koruması, sıvı emmesi, biyolojik bileşenleri kontrollü biçimde salması ve doku yenilenmesine uygun bir mikroçevre oluşturması araştırılacak" diyerek geleneksel bilgileri modern laboratuvar yöntemleri ile sınayacaklarını kaydetti.

Projenin araştırma aşamasında olduğunun altını çizen Başlık, "Ortaya koyduğumuz fikir, mevcut yara iyileştirme patentimizin bilimsel altyapısından hareket eden yeni bir inovasyon adımıdır. İlk hedefimiz etkinlik iddiasında bulunmak değil; güvenli, ölçülebilir ve tekrarlanabilir laboratuvar sonuçlarına ulaşmaktır" diye konuştu.

"Öncelik etkinlikten ziyade güvenlik olacak "

İncir lateksinin içerdiği proteolitik bileşenler nedeniyle yüksek konsantrasyonlarda hücrelere zarar verme ve ciltte tahriş oluşturma ihtimali bulunduğu için önceliğin güvenlik olduğunu belirten Karya Farma HBX Ar-Ge Academy Kurucusu Hakan Başlık, "Bu nedenle projede incir lateksinin doğrudan kullanılması yerine saflaştırılması, kimyasal içeriğinin analiz edilmesi ve güvenli konsantrasyon aralığının belirlenmesi öngörülüyor. Yapılacak hücre kültürü çalışmalarında incir lateksi fraksiyonunun zararlı etki göstermesi halinde, üçlü formülasyonda ısrar edilmeyecek. Araştırmanın keçi sütü kaynaklı biyoaktif peptitler ile örümcek ipeği temelli ikili kompozit sistem üzerinden sürdürülmesi değerlendirilecek. Projenin olumlu laboratuvar sonuçları vermesi halinde etik kurul süreçleri, ileri biyouyumluluk araştırmaları ve deneysel modellerle geliştirilmesi planlanıyor. İnsan kullanımına yönelik herhangi bir değerlendirmeden önce gerekli bilimsel, etik ve mevzuata ilişkin aşamaların tamamlanması gerekiyor" dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.