Mehmet KIZILASLAN

Mehmet KIZILASLAN

Aydın Milli Eğitimi Dökülüyor

Bir önceki “okullarımızda ahlak sükût mu etti” yazımız üzerine oldukça ilginç tepkiler aldık. Bu yazıma başladığım sıralarda, sadece Aydın 24 haber internet gazetesinde,  yazımı okuyan sayısı 3010 a ulaşmıştı. Diğer 6 internet gazetesinde okuyan sayılarını göremediğim için ne kadar okuyan oldu bilemiyorum.

Tepkilerden ilki, Bahsi geçen öğretmenin birisinin, üyesi olduğu sendikanın avukatının Aydın 24 Haber gazetesini araması idi. Benim telefon numaramı istemişler.

Düzeltme isteyeceklerse, bahsi geçen sendikaya üye öğretmenin; öğrencileri hipnoz yaparak taciz eden öğretmen değil de, öğrencilerinden birisini tecavüz ettiği iddiası ile açığa alınan ve daha öncede başka bir okulumuzda aynı suçtan suçüstü yapıldığı iddia edilen öğretmen olduğunu söyleyerek düzeltme yapabileceğimizi söyledim.

Büyük bir olasılıkla bu cevabımdan sonra beni arama gereği duymadılar.

Evet, Milli eğitim dökülüyor. Bu öğretmen aynı suçu işlediği iddiası ile daha önceki bir okulumuzdan başka okullara gönderiliyor. İddia edilen suçu ört bas ediliyor. Ne gariptir ki daha sonra, kız öğrencilerin çok yoğun olduğu bugünkü okuluna atanıyor. Bu okulunda da olay neredeyse örtbas edilme noktasındayken sizlere, aracılığımızla duyuruluyor.

Sıkı durunuz şimdi, bir başka bayan öğretmenimizin, erkek öğrencileri ile şaibeler yaşadığı iddiasıyla bir ilçemizden alınıp, bu sefer erkeklerin çok yoğun olduğu başka bir ilçedeki okula gönderilmesi var gündemde.

Bu sefer ne işlem yapıldığını merak ediyoruz. Bizim gördüğümüz, 6 bin nüfuslu bir ilçeden 120 bin nüfuslu ilçedeki bir okula idareci olarak gönderildiğidir. Yine bu öğretmenimizin de aynı sendika üyesi olması dikkatimizi çekiyor.

Bu konuda daha fazla bilgilere sahip olduğumu ama siyasal ve sendikal kurumlara zarar vermemek için yazmadığımı da belirtmek istiyorum.

Ey Ak parti yetkilileri, biz bu parti ak kalsın dedikçe, sizin taşradaki bürokratlarınız nedense partiyi boyadan, boyaya sürüyorlar. Hatta çamurdan çamura sürüklüyorlar.

Şimdi size 80’li yıllarda Anavatan iktidarı döneminden bir olayı aktarmaya çalışacağım.     

Olay, yediği nanelere rağmen bir öğretmenin, dönemin bürokratlarınca korunup kollanması ile ilgili olaydır.  

Köy öğretmeni saz dersleri verdiği öğrencisine tecavüz eder. Çocuk hamile kalınca durumun vahametinden intihar eder. Durum otopsi ile ortaya çıktığında öğretmenin suçlu olduğu görülür. Adli soruşturma başlatılmak istenir. İdare, memurunun yargılanmasına izin vermez, idari soruşturma açar.

Öğretmen, önce Kuyucak ilçesinin bir köyüne can güvenliği bahanesiyle kaçırılır. Sonrada suçsuz görülüp, savcılıktaki dosya kapattırılır.

Bu da yetmez, ahlaksız öğretmenin tayini ödüllendirilircesine memleketine çıkartılır. (Not öğretmen evli ve çoluk çocuk sahibi birisidir.)

Bu idari işlemleri yapıp, böylesine bir ahlaksız öğretmeni kurtaran kişiler sıradan insanlar olmayıp, Türkiye’de etkin bir ideoloji mensubu örgüt yanlısı olarak tanınan birileridir.

Din dersi öğretmeni ilçe Milli eğitim müdürü ve diğeri Hacı İl Milli Eğitim müdürüdür.

Bu iki zatı muhterem böyle yapmakla ne kazanmışlardır? Akıbetlerini de hatırlatayım sizlere.

Hacı il müdürü felç olmuş yatağa mahkûm olmuştur.

Diğeri ilçe müdürü sıradan bir vatandaş olarak, görev yaptığı ilçeye bile gezmeye gelemeyecek duruma düşmüş, uzaklarda yaşamaktadır.

Bugünkü idarecilerin bütün bu olaylardan ders alarak adli soruşturmanın önünü açması için bu yazıyı yazıyorum.

Temennimiz bu şaibeli ilişkilerin üzerine etkin ve kararlılıkla gidilmesidir. Bize son yazımızdan sonra oldukça ilginç benzer olaylar aktarılmaktadır. İdarenin olayları önlemede kararlı yaklaşımına göre, yayınlayıp yayınlanmaması konusunu değerlendireceğim.

Amacımız camianın yıpratılması değil yanlışlıkların örtbas edilmeden, gereğinin yapılmasıdır. Saygılarımla.

DÜZELTME

“Aydın Milli Eğitimi dökülüyor” başlıklı yazımızın sıkı durunuz diye başladığımız paragrafın da bahsettiğimiz bayan idarecimizin daha önceki okul müdürü tarafından defalarca rahatsız edildiğine dair üst makamlara dilekçeleri bulunduğu, ancak üst makamların, konunun çözümüne eğilmedikleri, aksine örtbas ederek müdürü ödüllendirilircesine 6 bin Nüfuslu yerden 12 bin nüfuslu bir yere atadıklarını öğrenmiş durumdayız.

Yazımızdaki paragrafımızı düzelterek bayan idarecimizden özür diliyoruz.

Ve tekrar ediyoruz. Eğitim camiasını kirletenler her kimlerse onların adli soruşturmalarının önünün açılmasını istiyoruz.

          

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
10 Yorum