Azovstal’daki Batılı kovboylar!

Bugün, bütün dünyanın gözü önünde Ukrayna’da bir insanlık dramı yaşanmaktadır.  Bu durum, kimilerine göre 70 yıldır uygulanan baskıcı bir rejimin ardından özlenen demokratik, insan haklarına saygılı, NATO ve AB’ne girmiş bir ülkenin gelecek sancıları, kimilerine göre de bir firavunun başka bir firavunla yer değiştirme gayretleridir.

Masum halkın yaşadığı tek bir gerçek var; o da gökten yağan NATO’ya girebilme ve ilhak bombalarının insanları ve tarihi yok ettiğidir.

ABD, İngiltere ve kıta Avrupa’sındaki NATO ülkeleri, Sovyetlerin 1990’larda çökmesinin ardından Doğu Avrupa ülkelerini NATO’ya almak suretiyle Rusya’ya adım adım yaklaştılar. Batı durmak bilmiyordu. Amaç Rusya’yı kuşatmak olduğuna göre, NATO’ya alınacak son ülke; Ukrayna gibi görünse de o, daima sondan bir önceki konumda ve sırada Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan’ın bulunduğudur.

Uzun vadede de Kafkasya’daki Özerk Cumhuriyetlerin, bu sistemin bir parçası haline getirilmesi planlarıdır.

NATO, bunda kararlı olduğunu kısa ve uzun vadeli planlarıyla ortaya koyuyor. Rusların istediği, Ukrayna’yı NATO’ya almayacağız/NATO’ya girmeyeceğiz ibareli bir açıklama yapılmasıydı. Bu eşik geçildi ve başka faktörler de eklenince savaş kaçınılmaz oldu.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, her masaya oturmak istediğinde ABD ve İngiltere’den açıklama yapılarak, Ukrayna’ya her gün milyarlık dolar vaatler sıralandı. Geçtiğimiz hafta Biden, tam 33 milyar dolarlık yardım yapılacağını açıkladı. Bu sabah İngiltere 1,3 milyar sterlinlik savunma yardımı yapacağını açıkladı. Bu durumda da savaş baronları, Zelenski’nin masaya oturmasını isterler mi?

ABD’nin Ukrayna içindeki Ahmet Çelebileri, Ruslardan önce Zelenski’yi ortadan kaldırırlar.

Savaşın başladığı gün İngiltere, Zelenski’nin ülkesine sığınabileceğini açıklamıştı. Şimdi ABD ve İngiltere’nin her dediğini yapan bir Zelenski yarattılar.

Bunun için Ukrayna ve halkı bedel ödemek zorunda bırakılıyor.

Savaşın 80 günü geride kalmak üzere, tarafların ne durumda olduğuna bir bakalım.

Ukrayna, batıdan aldıkları istihbarat, askeri teçhizat, silah ve mühimmat desteği ile savunmasını başarılı bir şekilde yapıyor ama ülkenin enkaz haline gelmesine engel olamıyor.

Saldırı halindeki Rusya’nın hedeflerine baktığımızda da;

STRATEJİK HEDEF: Ukrayna’nın askeri gücünün imha edilmesi ve rejimin çökertilmesi olduğunu söylemek mümkün. Ukrayna’nın askeri hedefleri büyük ölçüde tahrip edilmiş olmasına rağmen, rejim, kendini korumasını bilmiştir. Ukrayna muhalefetinin rejimi devireceği hesapları ile askerlerin darbe yaparak rejimi değiştirme planları da tutmamıştır.

SİYASİ HEDEF: Rejimin yapısı içinde yer alan, silahlı kuvvetlerde önemli yere sahip ve başta Odesa ve Mariupol’de 2014’den bu yana, 14 bin Rusça konuşan insanın öldürülmesinden sorumlu tutulan Sağ Sektör ve Azov Taburu gibi paramiliter grup yöneticilerinden 22 kişinin yakalanarak Moskova’da yargılanması isteniyor. Buna ait bilgiler ve alınan mesafeler kamuoyu ile de paylaşılmıyor.

ASKERİ HEDEF: Harkov, Donetsk ve Lugansk bölgelerinde küçük ilerlemeler kaydettiğini görüyoruz. Asıl savaşın bu bölgelerde olacağına kuşku yoktur. Güneyinde bulunan Mariupol ve Herson tamamen ele geçirilmiştir.

Askeri hedeflere tam olarak ulaşıldığı söylenemez.

Bunun tayin edici adımından biri Mariupol ’deki militer, paramiliter ve yabancı paralı askerlerden oluşan Ukrayna güçlerinin temizlenmesiydi. Bu, söz konusu güçlerin Azovstal çelik fabrikasında tecrit edilmesiyle birlikte fiilen gerçekleşti. Rusya burada psikolojik bir üstünlük sağlamış görünüyor. 

Böylece Azovstal meselesi de askeri bir mesele olmaktan çıktı. Fabrikanın sığınaklarında sıkışan birkaç bin kişilik silahlı bir grubun yarattığı siyasi sorun haline geldi. Uluslararası mecralara taşınması mümkün bir konu gibi duruyor. Sorgulamalar esnasında kuşatılanların bileşiminin ortaya çıkaracağı görüntü ve ifadeler, Batılı başkentleri çok yakından ilgilendirecek olmalıdır

Rus ordusunun Mariupol operasyonu nedeniyle Azovstal çelik fabrikasında sıkışan “Neo-Nazi” güçlerin yanında ABD, İngiltere, Fransa ve Kanada’dan üst düzey askeri danışman ve yetkililerin olduğundan bahsediliyor.

Batılılar veya bu işin tarafları sessizliklerini koruyorlar. Ancak Zelenski üzerinden konuya ilişkin açıklama yaptırılıyor. Zelenski buradaki insanların teslim edilmemesi halinde, hiçbir zaman Putin ile masaya oturmayacağına dair açıklamalar yaparak, çıtayı yükseltiyor ve de ortamı geriyor. Dahası da var, NATO diyerek çözümü üzerinden atıyor.

Oradaki insanların önemli olduğuna dair ip uçları vererek daha dikkatli sorgulama yapılmasının önünü de açmış oluyor!

Fransa Devlet Başkanı Makron, ambargo uyguladıkları Putin ile sık sık ne konuşuyor acaba?

Alman Cumhurbaşkanı Steinmaier, Zelenski tarafından Rus yanlısı olmakla itham edilmişti. Bu gerekçeyle Kiev’e davet edilmediği için Alman Başbakanı Scholz’da, Steinmaier’e hakaret edildiği gerekçesiyle Kiev’e gitmeyeceğini açıkladı.

Görülüyor ki Almanya bu kirli ilişkiler için aracılık yapmak istemiyor.

Bugün 9 Mayıs, Moskova’da zafer günü kutlamaları yapılacak/yapılıyor.

Ukrayna’daki savaştan beklenen zafer gelmediği için Kızıl Meydandaki coşku zayıf ve buruk olabilecektir.

Azovstal Çelik fabrikasının sığınaklarında teslim olan yabancı askeri yetkili ve danışmanlar, başlarına çuval geçirilmiş olarak Kızıl Meydandaki resmi geçitte yerlerini alırlar mı?

Türk Askerinin başına Süleymaniye’de çuval geçirilmişti. Askerlerimiz, Türkmen kenti Erbil ve Kerkük’te teşhir edildikten sonra Bağdat’taki ABD karargahına götürülmüşlerdi.

Demek ki yapılabiliyormuş.

Narişkin teklifi yapar, Putin uygulatır!

Hele bu danışman ve askerler muvazzaf ise; nükleer için gerekçe bile olabilir.

Yarınki törenler sürprizlere açık.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum