CHP’de irade krizi: Taban sandığı savunuyor

CHP’de yaşanan son gelişmeler, artık sıradan bir “parti içi çekişme” başlığıyla açıklanamayacak kadar derinleşti. Bugün Türkiye’nin ana muhalefet partisinde yaşanan şey, doğrudan doğruya siyasi meşruiyet kavgasıdır. Ve görünen o ki; mahkeme koridorlarından çıkan kararlar, CHP tabanında karşılık bulmuyor.

Bir yıldır sokakta olan, belediye başkanlarının tutuklanmasına karşı meydanlarda direnen, “iktidar yargıyı siyasallaştırıyor” diye ses yükselten CHP örgütleri, şimdi aynı tartışmanın tam merkezine düştü. Mahkemenin, Özgür Özel’in seçilmişliğini yok sayıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden genel başkan kabul eden kararı, hukuki olmaktan çok siyasi bir deprem etkisi yarattı. Çünkü taban başka, karar başka konuşuyor.

Aydın bunun en net örneklerinden biri oldu.

Aydın milletvekilleri Bülent Tezcan, Süleyman Bülbül ve Evrim Karakoz ile CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, açık biçimde Özgür Özel’in yanında saf tuttu. Onların ardından CHP’li 10 belediye başkanının ortak tavır koymasıyla tablo daha da netleşti. Yetmedi… 17 ilçe başkanı da “Özgür Özel liderliğinde mücadeleye devam” mesajı vererek örgütün iradesini ortaya koydu.

Ortaya çıkan bu manzara, CHP örgütünün “mahkeme kararıyla dizayn edilen liderlik” fikrini içine sindirmediğini gösteriyor. Daha yalın bir ifadeyle: Parti tabanı, sandıkta seçilmiş bir genel başkanın masa başı hamlelerle tasfiye edilmesini kabul etmiyor.

Üstelik yalnız CHP’liler değil…
İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin Aydın il başkanlarının bile Özgür Özel’e destek açıklaması yapması, meselenin artık sadece CHP içi bir tartışma olmadığını gösteriyor. Çünkü ortada oluşan algı şu: “Siyasi rekabet seçimle değil, yargı eliyle şekillendiriliyor.”

Krizin en dikkat çekici boyutu ise sosyal medya üzerinden yaşandı. CHP Aydın İl Başkanlığı’nın Facebook hesabının kontrolünün “tedbiren atanan yönetim” tarafından alınması, siyasette dijital vesayet tartışmasını başlattı. İl başkanının çıkıp, “Bu hesaptan yapılan paylaşımlar artık bize ait değildir” açıklaması yapmak zorunda kalması, sadece teknik bir mesele değil; CHP’de yönetim krizinin kurumsal bir güven krizine dönüştüğünün ilanıdır.

Bir başka detay ise CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız cephesi… Özgür Özel’in genel başkan seçildiği günden beri parti etkinliklerinde görünmeyen Yıldız’ın, koruma ordusuyla genel merkeze gidip Kılıçdaroğlu safında görüntü vermesi örgütte tepki yarattı. Çünkü CHP tabanı bugün siyasetçilerin nerede durduğundan çok, neden o noktada durduğunu sorguluyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden dönüşü hukuken mümkün olabilir.
Ama siyasette sadece hukuk yetmez. Meşruiyet dediğiniz şey; örgütün, seçmenin ve sokağın vicdanında karşılık buluyorsa anlam taşır. Bugün CHP tabanındaki duygu çok net: “Bu partiye operasyon çekiliyor.”

İşte bu yüzden yaşananlar, sıradan bir kurultay tartışması değil; CHP’nin geleceğini belirleyecek tarihî bir kırılmadır. Ve görünen o ki… CHP örgütü kararını çoktan vermiş durumda: Mahkemenin değil, sandığın iradesini savunuyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.