İstasyon Meydanı

İstasyon Meydanı kentin adeta kalbidir. Onu Atatürk meydanından ayıran ortada ki havuzlu refüjdür. İstasyon Meydanı sosyal hayatın, siyasetin, gezi ve buluşmanın ortak yer ve mekânıdır. İzmir için Basmahane Meydanı, Ankara için Ulus Meydanı neyse Aydın için İstasyon Meydanı odur.

Çocukluğumda babamın dükkânının İstasyon Meydanı’nda olması benim meydanın elli yıllık yaşam ve değişimini çok iyi gözlem yapmama yaradı.

1950’li yıllarda kentin sekiz mahallesi vardı. Bu mahalleler sanki İstasyon Meydanı’nın etrafında kurulmuş gibiydi. Her yol istasyon meydanına çıkardı. Meydanın değişmez üç kimlik simgesi Bey Camii, Şehitler Abidesi ve gar binasıdır.

Bey Camii meydanın manevi kutsalıdır. Beş vakit ezanı Muhammedi ile meydan manevi kirlerinden adeta arınır.  Aydın’ın Yunan işgalinden kurtuluşunda en kanlı çatışmalar Bey Cami çevresinde olmuştur. Caminin minaresindeki Yunan mitralyözü rahmetli Yörük Ali Efe susturmuştur. Efenin keskin nişancılığı dillere destandır. Havaya fırlatılan meteliği mavzeriyle havada vurduğunu gören ve bilen çoktur.

Milli kurtuluş savaşı yıllarında işgalci Yunanlılara karşı ilk protesto mitingi bu meydanda yapılmış, halk direniş için uyarılmıştır. 50’li yıllarda “Büyük Kıbrıs Mitingi” de bu meydanda yapıldı.  Bu miting çocukluğumdan kalan en çarpıcı anılardan birisidir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Halk Evi bu meydandaymış. Mustafa kemal Atatürk Aydın’a geldiğinde halkla burada sohbet etmiş. Bu manada meydan birçok tarihi olaya şahitlik etmiştir.

İstasyon binası mimarisiyle ülkemizin en güzel tren istasyonlarından birisidir. Eskiden gar binasının önünde çok güzel dizayn edilmiş bir park vardı. Parkın çiçeklerini seyrederek tren istasyonuna inerdiniz. İstasyonun üzerindeki gar gazinosu Aydın’ın seçkin salonlarındandı.

Eskiden buharlı trenlerin hışırtı ve düdük sesleri meydana ayrı bir hareketlilik verirdi.

Bugün gar binasının park alanı yok edilmiş bu yetmiyormuş gibi meydandan demir yolu ve gar binasını gören kısım belediyece örtüyle kapatılarak meydanın tarihi kimliği ve geçmişi ve geleceği sorumsuzca yok edilmek istenmiştir. Niçin bunu yaptılar anlamak mümkün değil.  60’lı yıllarda meydanın kendine has satıcıları vardı. Bir köşede sabahları hizmet veren ayaküstü salepçiler diğer köşede arabada açık gazoz,  kaynamış mısır,  soğuk su ve meşrubat satıcılarını her zaman görebilirdiniz.

Gar binası girişinde her geçenin kilo ve boyunu ölçmeye hazır Kantarcı Sabri, meydanın demirbaşıydı.

Kantarcı Sabri yıllarca aynı noktada insanların boyunu ve kilosunu ölçtü.

Sabri uzun boylu, mavi gözlü bir Karadeniz uşağıydı. Temiz giyimli güzel konuşan biri olduğu için onu ilk gören memur zannederdi. Mesleği ve yaptığı işe göre fazla siyasi ve kültürlü olduğundan halk onu ‘Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışıyor’ yakıştırmasını yapardı.

Bir köşede arabasıyla mevsimine göre meyve satan ‘Deli Mehmet’ meydanın delisiydi. Ona buna takılır gelen geçenle çene çalardı. Meyveleri satamazsa kızar söylenirdi. “Bu millet adam olmaz” derdi.

Eskiden ayakkabı boyacılığı bir meslekti. Meydana bakan dükkânların önünde onlarca ayakkabı boyacısı müşteri beklerdi. Boyacı Kadir boya tezgâhı pırıl pırıl her çeşit boyasıyla en itibarlı kişilerin boyacısıydı. Başkası beşe, o yirmi beşe boyardı. Kendi mesleğini seven halkın sevdiği, saydığı değerli bir insandı. Şimdiki gibi insanlar eskiden kişinin makamına, parasına,  şöhretine değil işini düzgün ve doğru yaptığına bakardı.

Bugün istasyon meydanı mazide kalan hatıraların özlemi içinde kimlik sorunu olan bir toplumun kimliksiz meydanı oldu.

Meydanlar bir kentin vitrinidir. Kentte ne kadar çeşit yaşam ve kültür dokusu varsa meydanlarda hayat bulur. Bu açıdan meydan yaşanan değişen hayatı anlatır. Kültür değerleri olmayan bir kent toplumu için meydanın önemi yoktur. Bu açıdan mevcut meydanlarımızın toplumsal kimlik ve kişiliğini korumak ve zenginleştirmek yerel yönetimlerin öncelikli sorumlulukları arasındadır.

Güzelcehisar olarak anılan Aydın kentinin değerlerini korumak geliştirmek, bireylerin sivil toplum kuruluşlarının yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları arasındadır. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum