İzmir’in eski fotoğrafları hafızayı uyandırıyor: Alzheimer’a karşı anlamlı sergi
Acıbadem Kent Hastanesi, Alzheimer Farkındalık Ayı kapsamında Hamza Rüstem Fotoğrafhanesi arşivinden hazırlanan “İzmir’in Hafızası” sergisini açtı. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin, geçmişe ait fotoğrafların Alzheimer hastalarında anıları ve duyguları canlandırmaya yardımcı olabileceğini söyledi.
İzmir’in geçmişine ışık tutan fotoğraflar bu kez yalnızca nostalji için değil, insan hafızasının önemine dikkat çekmek amacıyla sergilendi. Acıbadem Kent Hastanesi, Alzheimer Farkındalık Ayı kapsamında Hamza Rüstem Fotoğrafhanesi’nin Cumhuriyet öncesinden günümüze uzanan İzmir arşivini “İzmir’in Hafızası” sergisinde bir araya getirdi.
İş dünyası ve sağlık camiasından isimlerin yanı sıra basın mensupları, hastalar ve hasta yakınlarının katıldığı sergide kent belleği ile insan belleği arasındaki ilişkiye dikkat çekildi.
“BİR SOKAĞI, BİR SESİ, BİR KOKUYU YENİDEN HATIRLARIZ”
Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin, bir kentin belleğinin sokaklarında, yapılarında, fotoğraflarında ve o kentte yaşayan insanların hatıralarında saklı olduğunu söyledi.
Eski fotoğrafların yalnızca görsel bir geçmiş sunmadığını belirten Seçkin, “Eski bir İzmir fotoğrafına baktığımızda yalnızca geçmişi görmeyiz; bazen bir sokağı, bir sesi, bir kokuyu yeniden hatırlarız. Bu nedenle bu değerli arşivi Alzheimer Farkındalık Ayı’nda sergiliyoruz” dedi.
FOTOĞRAFLAR HATIRALARLA BAĞ KURMAYA YARDIMCI OLABİLİYOR
Alzheimer’ın bellek, düşünme, öğrenme ve günlük yaşam becerilerini zaman içerisinde etkileyen ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Seçkin, geçmişe ait fotoğrafların ve tanıdık görüntülerin bazı hastalarda anıları ve duyguları canlandırabildiğini ifade etti.
Hatırlama terapisinin belleği sınamaktan farklı olduğunu vurgulayan Seçkin, “Hatırlama terapisinin amacı belleği test etmek değil, kişinin geçmiş deneyimleriyle ve kendi benliğiyle yeniden bağ kurmasına yardımcı olmaktır. Tanıdık yüzler, mekânlar ve hikâyeler güven duygusunu destekleyebilir, iletişimi güçlendirebilir ve ruh hâline olumlu katkı sağlayabilir” diye konuştu.
ERKEN TANIYA DİKKAT ÇEKTİ
Alzheimer’da erken tanının önemine değinen Seçkin, hastalığın erken dönemde belirlenmesine yönelik tanı yöntemlerinde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Hastalığın seyrini değiştirmeyi hedefleyen tedavilerin de kullanıma girdiğini belirten Seçkin, erken tanının tedavi süreci açısından önem taşıdığını ifade etti.
Seçkin ayrıca beyin sağlığı için fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan aktif kalmanın, dengeli beslenmenin, düzenli egzersiz ve kaliteli uykunun yanı sıra hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerinin kontrolünün önemine dikkat çekti.
“HATIRLAMAK, BİZİ BİZ YAPAN HİKÂYEYİ KORUMAKTIR”
Alzheimer hastalarının sosyal yaşamdan kopmamasının önemine de değinen Seçkin, serginin amacını şu sözlerle anlattı:
“‘İzmir’in Hafızası’ sergisiyle bir kentin belleğine yeniden bakarken, kendi belleğimizin ve hatıralarımızın değerini de hatırlatmak istedik. Çünkü hatırlamak, yalnızca geçmişi bilmek değil, bizi biz yapan hikâyeyi de korumaktır.”
“İzmir’in Hafızası” sergisi 30 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecek.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.