Ömer Günel’den kurultay çağrısı
Başkan Ömer Günel, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında verilen ‘mutlak butlan’ kararının ardından Silivri’den gönderdiği son mesajında kurultay çağrısında bulundu. Kararı siyasallaşan yargının darbesi olarak nitelendiren Başkan Ömer Günel mesajında, “Hemen yapılacak kurultay sadece partimiz üzerindeki hesapları değil, demokratik seçimler üzerindeki esas oyunu da bozacaktır. Bu durum kimsenin şahsi tercihi, meselesi değil, Cumhuriyetin geleceği meselesidir” ifadelerine yer verdi.
İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda kurulan Adalet ve Dayanışma Çadırı, Başkan Ömer Günel’in Silivri’den yolladığı mesajı dinlemek isteyenlerle dolup, taştı. Başkan Ömer Günel’in mesajını CHP Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek okudu. Mesajı, Aydın’ın ilçelerinden gelenlerle birlikte, CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, CHP Aydın İl Örgütü Başkanı Hikmet Saatçı, CHP Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, Aydın’daki CHP’li belediye başkanları, Kuşadası Belediye Meclisi’nin CHP’li üyeleri ve çok sayıda vatandaş dinledi.
“ESAS OLAN MİLLETİN İRADESİDİR”
Başkan Ömer Günel’in son mesajında öne çıkan en önemli nokta kurultay çağrısında bulunması oldu. CHP hakkında verilen ‘mutlak butlan’ kararını siyasallaşan yargının darbesi olarak nitelendiren Başkan Ömer Günel mesajında millet iradesine vurgu yaptı. Hemen yapılacak kurultayın sadece CHP üzerindeki hesapları değil, demokratik seçimler üzerindeki oyunu da bozacağına dikkat çeken Başkan Ömer Günel, “Esas olan milletin iradesidir. Siyasallaşmış yargının darbesi ancak ve ancak derhal kurultay yapılarak bertaraf edilebilir. Hemen yapılacak kurultay sadece partimiz üzerindeki hesapları değil, demokratik seçimler üzerindeki esas oyunu da bozacaktır. Bu durum kimsenin şahsi tercihi değil, meselesi değil, Cumhuriyetin geleceği meselesidir” ifadelerini kullandı.
“YAKINDA JÜBİLE YAPACAK”
Mesajında, son dönemde Aydın genelinde yaşanan sinek sorununa da değinen Başkan Ömer Günel, ‘Aydın’daki kötü’ olarak adlandırdığı kişinin kendisiyle uğraşmaktan asli görevlerini yerine getiremediğine dikkat çekti. Bu kişi için ‘yakında jübile yapacak’ diyen Başkan Ömer Günel, “Ama anlayışla karşılamak lazım, bütün gün elinde telefon, paralı askerlerine, benimle ilgili rapor hazırlatıp, sağa sola göndermeye devam ediyor, kendi yaptırdığı haberleri okuyup çocuklar gibi seviniyor, "çok gizli raporlar" hazırlatıyor, bakıyor ki ne yaparsa yapsın gidişatı kötü, yakında jübile yapacak, morali bozuluyor, başkalarına soruyor. En son faaliyeti ne biliyor musunuz? Kurguladığı kumpasın paralı askerleri yetmeyince, gizli tanık peşine düşmüş. Aydın'da gündem olmak isteyenler de talip olmuş ama bir türlü olmuyor. Yahu Silivri'de olan benim, o korkudan ölüyor zavallı. Ama ben ona ve paralı askerlerine bir haber vereyim. Hepsinin peşindeyim, tek tek savcılığa suç duyurusunda bulunup, tazminat davası açıyorum” dedi.
Başkan Ömer Günel’in Silivri’den gönderdiği mesajın tamamı şu şekilde:
Saygıdeğer hemşehrilerim, yol arkadaşlarım, küçük dostlarım
Yaz geldi, havalar ısındı, kentimiz hareketleniyor. Ekonomik şartlar her ne kadar boğucu ise de, Kuşadalı esnaf, bu aylarda biraz nefes alır bilirim. Umarım bu sezonumuz bereketli olur. Her ne kadar beklentilerin altında gerçekleşen turizm rakamları varsa da, ABD-İsrail/İran savaşı bir barış anlaşmasıyla sonlanırsa, turizmde rakamlarımız toparlanacak, beklentiler karşılanacaktır.
Ben burada gündemi an be an takip etmeye çalışıyorum. Bu nedenle, güzel ülkemde, gündemin ne kadar hızlı değiştiğine, iki farklı medya organında gündemin aynı konusunun siyah ile beyaz kadar aykırı kamuoyuna sunulduğunu ürkerek izliyorum. Artık doğruyu, gerçeği bulmak sizlerin araştırma, doğru kişileri bulma ve kıyaslama yeteneğinize kalıyor.
Hukuk garabeti Mutlak Butlan kararı; CHP ile ilgili gözdede, gerçekte ülkemizin demokrasisine, milletimizin her iradesine vurulan darbedir.
Anayasaya aykırıdır.
Seçim güvenliğini yerle bir etmiştir.
Bir sandık tiyatrosunun yargı eliyle hazırlığıdır.
Demokrasi, sadece vatandaşa beş yılda bir sandık göstermek değildir. Sandığa giden yoldaki seçeneklerin hür iradeyle belirlenmesidir. Yargı eliyle seçenekleri eğip bükmek, rakipleri oyun dışı bırakmak millete "seçim hakkı" değil, ancak önceden yazılmış, bir tiyatroyu sunar. Güvenin zedelendiği yerde meşruiyet de tartışmalı hale gelir.
Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük aldatmaca, bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı mekanizmasının, siyaseti dizayn etmek için bir aparat gibi kullanılmasıdır.
CHP sadece bir siyasi partinin ismi değildir. Demokrasinin, Cumhuriyet temelini oluşturan değerlerin kurucusu ve temsilcisidir. Bölünmesi veya iktidar yönünden düşürülmesi kimsenin bedelini ödeyemeyeceği sonuçlar oluşturur.
Esas olan milletin iradesidir. Siyasallaşmış yargının darbesi ancak ve ancak derhal kurultay yapılarak bertaraf edilebilir. Hemen yapılacak kurultay sadece partimiz üzerindeki hesapları değil, demokratik seçimler üzerindeki esas oyunu da bozacaktır. Bu durum kimsenin şahsi tercihi değil, meselesi değil, Cumhuriyetin geleceği meselesidir.
Size bir alıntı ile bu durumdaki hassasiyeti açıklamaya çalışayım:
"Atatürk, 9 mayıs 1935'te katıldığı son kurultayında, bilerek Cumhuriyet Halk Partisinin adını kullanmaz ve sürekli "Partim" sözcüğünü kullanır. Kendisine Cumhuriyet Halk Partisi yerine neden sürekli "partim" diyorsunuz diye sorulur.
Şu yanıtı verir; Cumhuriyet Halk Partisinin benden sonra, sonuna kadar partim olarak kalacağını nereden bileyim... Atamızın vasiyeti Türkiye Cumhuriyetinin korunmasıdır.
Sevgili dostlar, bugünkü sistem, emekçinin alın teri üzerinden popülizm üretmeye alışmış durumda. Maden işçilerinin haklarına garantör olup, sonra o paraların ödenmemesine göz yummak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz. Seçime çeyrek kala "seyyanen" adı altında dağıtılan seçim şekerleri ve verilen refah vaatleri, sandıklar kapandıktan sonra yerini derin bir sessizliğe ve acı bir reçeteye bırakıyor.
Yahu biri vardı Aydın'da sürekli bağırıyordu "garip guraba fakir fukara" diye, gerçekten ne oldu ona? fakirlik mi bitti yoksa o mu bitti, hiç bağırmıyor artık...
Bir araştırmaya göre 2026'da her 10 emekliden yaklaşık 9'u (%89,4) geçinebilmek için çalışmak ya da iş aramak zorunda olduğunu belirtmiş. İşkur verilerine göre yetersiz emekli maaşları nedeniyle 60 yaş ve üzeri iş arayanların sayısı bir yıl içinde %19 oranında artmış. Ama TÜİK diyor ki; 2026'nın ilk çeyreğinde ekonomi %2,5 büyümüş. Yahu kimdir bu büyüyenler gerçekten, siz büyüdünüz mü? daha mı rahatsınız, eve bolca et atmaya ya da tatillere falan mı gitmeye başladınız? Ekonominin sorumluları Londra'da zaman geçirmek yerine, bizim perşembe pazarında bir yürüsünler.. Büyüme mi var yoksa sefalet mi?
Büyük ustaların şiirlerini paylaşmak olur da, onları anmamak olmaz. Haziran ayının ilk haftasında farklı yıllarda aramızdan ayrılan; Nazım Hikmet'i, Orhan Kemal'i, Ahmed Arif'i rahmetle saygıyla anıyorum.
Bugün aramızda kıymetli yol arkadaşlarım, görevdaşlarım var, Aydın'ın 10 ilçe belediye başkanımıza hoşgeldiniz diyorum, beni, bizi hiç yalnız bırakmadıkları için şükranlarımı sunuyorum. Kol kola, omuz omuza hizmet için mücadele ediyorlar, onlarla sizlerle aynı yolda yürüdüğüm en onur duyuyorum, iyi ki varsınız.
Sahi Aydın deyince bahsetmeden geçmek olmaz. Duyduğuma göre Aydın'daki kötü, benimle uğraşmaktan, asli görevlerini yapamaz olmuş. Millet sinek avlar olmuş. Ama anlayışla karşılamak lazım, bütün gün elinde telefon, paralı askerlerine, benimle ilgili rapor hazırlatıp, sağa sola göndermeye devam ediyor, kendi yaptırdığı haberleri okuyup çocuklar gibi seviniyor, "çok gizli raporlar" hazırlatıyor, bakıyor ki ne yaparsa yapsın gidişatı kötü, yakında jübile yapacak, morali bozuluyor, başkalarına soruyor. En son faaliyeti ne biliyor musunuz? Kurguladığı kumpasın paralı askerleri yetmeyince, gizli tanık peşine düşmüş. Aydın'da gündem olmak isteyenler de talip olmuş ama bir türlü olmuyor. Yahu Silivri'de olan benim, o korkudan ölüyor zavallı. Ama ben ona ve paralı askerlerine bir haber vereyim. Hepsinin peşindeyim, tek tek savcılığa suç duyurusunda bulunup, tazminat davası açıyorum. Az sabret Aydın'daki kötü. Biraz kesenin ağzını aç ki ismini vermesinler. Ya da bence sen gizli tanık ol, daha maliyetsiz olur senin için.
Sevgili dostlar, kötü, iyi karşısında yenilmeye mahkumdur. Çünkü iyinin kötü karşısındaki gücü, onun haklılığındadır. Varoluşun, yaşamın özü "iyi"dir.
O zaman iyi ve güzel şeylerle bitirelim.
Kurban bayramında kentimiz 1.5 milyon yerli yabancı misafir ağırladı.
Kent lokantamız açıldığı günden bu yana, kısa sürede 5.100 kişiyi ağırladı.
Ada kıyafet evi 1022 çocuğumuzu pırıl pırıl giydirdi.
Emek veren tüm arkadaşlarıma minnettarım.
Sizlere takdirleriniz için teşekkür ediyorum.
Çok yakında kentimize hizmet yolculuğumuzda yeni müjdelerimiz var.
Her birinizi saygıyla, sevgiyle, dayanışma duygularımla selamlıyorum.
Ömer Günel
5.06.2026
Silivri
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.