Osmanlı’nın zarif savaş aracı: Yatağan kılıcı

Osmanlı’nın zarif savaş aracı: Yatağan kılıcı

Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Osmanlı’dan günümüze miras kalan ve kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ile üzerindeki nakışlarıyla yalnızca bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan yatağan kılıcının her yönüyle tasarım harikası olduğunu söyledi.

Osmanlı’nın askeri dehası denince akla gelen ilk sembollerden biri olan yatağan, Akıncıların ve Yeniçerilerin belinden ayırmadığı zarafetiyle dikkat çekiyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda antika dükkânı işleten Polat, duvarlarında sergilediği birbirinden değerli yatağanlar hakkında önemli bilgiler verdi.

aw619800-10.jpg

TERS KAVİSİN SIRRI: “KURT DİŞİ” ETKİSİ

Yatağanı diğer kılıçlardan ayıran en belirgin özellik, içe doğru yönelen ters kavisli yapısı. Polat, bu tasarımın tesadüf olmadığını belirterek, “Yatağanın ağırlık merkezi uç kısmına yakındır. Bu, darbeye balta benzeri bir yıkıcılık katar. Ters eğim, düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede benzersiz bir avantaj sağlar. Yeniçeriler günlük kıyafetleriyle dahi bu kılıcı taşıyabiliyordu” dedi.

aw619800-03.jpg

KULAKLI KABZA: ELİN KILIÇLA BÜTÜNLEŞMESİ

Yatağan’ın en ikonik parçası olan kulaklı kabza, genellikle kemik, fildişi veya boynuzdan yapılıyor. Polat, “Sert bir vuruşta kılıcın elden kaymasını engelleyen bu geniş başlıklar, savaşçının kılıcıyla tek vücut olmasını sağlar. Yatağan sadece bir demir parçası değildir; sahibinin inancını ve karakterini yansıtan bir tuvaldir” ifadelerini kullandı.

Kılıçların üzerindeki işlemelerin derin anlamlar taşıdığını vurgulayan Polat, “Üzerinde ‘Fetih’ ve ‘Nadi Ali’ duaları savaşçının manevi gücünü pekiştirir. Ustanın adıyla mühürlenen her kılıç, bir sanat eseri haline gelir. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler, yatağanı bir takı kadar zarif kılar” diye konuştu.

aw619800-09.jpg

YATAĞAN’DAN DÜNYAYA

Adını Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından alan bu kılıç, Osmanlı ordusunun en sadık dostlarından biri oldu. Polat, “Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. Hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir” sözleriyle tarihsel yolculuğunu özetledi.

Bugün müze raflarında sergilenen yatağan, yalnızca bir antika değil; Osmanlı’nın disiplinini, estetiğini ve gücünü temsil eden eşsiz bir miras olarak varlığını sürdürüyor.

aw619800-08.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.