Özlem Çerçioğlu’nun kaderi

Başlangıcı olan her şeyin bir sonu olduğu gibi makamların da bir sonu var, elbette. Ne görev yaparsanız yapın bir sonu var. Önemli olan hoş bir seda bırakarak noktalayabilmek…

Makam sahibi vardır arkasından övgüler dizdirir, makam sahibi vardır arkasından kem söz söyletir, makam sahibi vardır arkasından beddualar ettirir.

Alın size bir örnek...

Aydın 24 yazarı Orhan Erdem Aydın Belediye Başkanı Emin Bey’in evine Yunan bayrağı astığını belirterek, “Forbes bıraktığı yerden başladı” diye yazdı.

1919’da Emin Bey evine Yunan Bayrağı çekiyor.

Olayın duyulması üzerine Aydın Mutasarrıfı Abdurrahman Bey, “Çok çirkin bir iş yaptım, çok üzgünüm” diyerek pişmanlığını dile getiren Emin Bey’i affetmiyor ve belediye başkanlığından istifasını istiyor.

Emin Bey, aradan 102 yıl geçmesine rağmen hala “ihanetle” anılıyor. Böyle giderse Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun kaderi Emin Bey’e benzeyecek.  

Emin Bey Rumlarla iş bilirliği yapıp evine Yunan bayrağı astı. Çerçioğlu bayrak asmadı ama belediyenin anahtarını teslim ettiği FETÖ sanığı Erkan Karaarslan’a şehrin kaynaklarını peşkeş çekerek Aydın’a ihanet etti.

Belediyede israf almış başını gidiyor, her ihale şaibeli. Şaibeli işlerin etrafında gezinen ciğerci kedileri şaha kalkıyor, lüks otomobiller, lüks villalarda zevk-ü sefa içinde yaşam sürüyor. Bu haramzadelere “Nereden buldun?” diyen var mı? O da yok!

“Şüyuu vukuundan beter” deyimini biliyor olmalısınız…

Osmanlıca bir deyim olan “şüyuu vukuundan beter”; bir olayın veya bir sözün söylentisinin, dilden dile aktarılmasının, halk arasında konuşulur hâle gelmesinin onun gerçekleşmesinden çok daha kötü sonuçlar doğurabileceği anlamına geliyor.

Evliya Çelebi’nin “Dağlarından yağ, ovalarından bal akan şehir” olarak tanımladığı Aydın’da o şeyin gerçekleşmesinden çok daha kötü söylentiler dolaşıyor. Söylenti yine Aydın Büyükşehir Belediyesinden. İddialar yenilir yutulur cinsten değil.

“Aydınlılar’ın sırtındaki asalaklar” başlıklı yazımda Kuşadası ve Didim’deki bazı otellerin su faturalarının silindiğini, başka yazılarımda da nice yolsuzlukları yazmıştım. Taştan ses geldi, ama belediyeden ses gelmedi!

“Bir olayı araştırıyorsanız, izlemeniz gereken yol parayı takip etmektir.” Ben de öyle yaptım. Kaçak su hattı çeken, su faturalarını sıfırlamak suretiyle belediyeyi milyonlarca lira zarara uğratan çetenin başında olduğu iddia edilen şahsın Efeler ilçesi Kızılcaköy girişinde yaklaşık 5 dönüm arazi üzerine villa inşa ettirdiğini öğrendim. Buradan  silme işinin karşılıksız yapılmadığı anlaşılıyor.

Kimse üstüne alınmasın ama alınması gerekenler de bir zahmet alınsın. Kimler geldi geçti… Bu dünyada, öte tarafa götüreni görmedik…

Bu tabi sadece çalanın çaldıranın değil, herkesin suçu…

Görmeyen, duymayan, duymazlıktan gelen herkesin…

Şurası bir gerçek ki:

Aydın Mutasarrıfı Abdurrahman Bey gibi ihanete göz yummayan devlet görevlilerine, her zamankinden fazla ihtiyaç duyuluyor.  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.