Sahte bal pazarı büyüyor: Gerçek balı sahteden ayıran işaretler
Türkiye'de bal tüketimi arttıkça sahte ve şeker şurubu katkılı ürünlerin piyasaya girişi de artıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın son denetim raporlarında öne çıkan bu sorun, tüketicileri satın alma öncesi daha dikkatli olmaya yöneltiyor. Peki gerçek bal sahteden nasıl ayırt edilir?
Uzmanlara göre en güvenilir yöntem, çıplak gözle yapılan testler değil, laboratuvar analiz raporu. Bir balın gerçekliğini gösteren üç temel değer var: HMF (hidroksimetilfurfural) düzeyi, diastaz sayısı ve C4 şeker oranı. HMF değerinin 40 mg/kg'ın altında olması balın ısıl işlem görmediğini, diastaz sayısının en az 8 olması enzim aktivitesinin korunduğunu, düşük C4 şeker oranı ise şurup katkısı yapılmadığını gösteriyor. Etiketinde bu üç değeri içeren bir analiz raporu paylaşmayan üreticilerden alışveriş yapılırken temkinli olunması öneriliyor.
Bir diğer güvence unsuru ise coğrafi işaret tescili. Türkiye'de Anzer balı gibi bazı bölgesel ballar, üretim yeri ve yöntemine bağlı özel tescillerle korunuyor. Bu tescil, ürünün belirli bir coğrafyada, belirli koşullarda üretildiğini garanti altına alsa da tek başına saflık garantisi anlamına gelmiyor — tüketicinin yine de analiz raporunu sorması gerekiyor.
Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı Anzer yaylasında üretilen ve coğrafi işaret tescili bulunan Anzer balı, bu konuda sıkça örnek gösteriliyor. Ürünlerini laboratuvar analiz raporuyla birlikte sunan üreticiler arasında yer alan Aşıklar Vadisi Bal, tüketicilerin satın alma öncesi rapor talep etme hakkını hatırlatıyor.
Uzmanlar, bal alırken fiyatın piyasa ortalamasının çok altında olmasının da bir uyarı işareti olduğunu, gerçek balın üretim maliyeti nedeniyle belirli bir fiyat bandının altına inemeyeceğini vurguluyor.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.