177 bin liralık eğitimden anket masalına

Servet TÖZ

Aydın siyasetinde bazı haberler vardır… Okursunuz, bir süre sonra tekrar okursunuz, sonra bir daha… Çünkü ilkinde aklınız, ikincisinde vicdanınız, üçüncüsünde ise “bu kadar da olmaz” duygunuz devreye girer.

Mesela Özlem Çerçioğlu etrafında dönen bu meşhur “Bas Bas Paraları Baldıza” hikâyesi…

2016’da yapılan bir ihaleyi düşünün: Katılım tek kişiyle sınırlı. Rekabet yok, şeffaflık yok.

Sonuçta bir kimya öğretmeni, yalnızca üç gün için 177 bin lira alıyor. Günlük hesapla 59 bin lira.

Oysa aynı dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda bir öğretmenin 30 günlük maaşı sadece 2 bin 800 liraydı.

Bu tablo, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair çarpıcı bir karşılaştırma sunuyor:

Üç günde alınan ücret, bir öğretmenin neredeyse iki yıllık maaşına denk geliyor.

Şimdi burada duralım.

Bir tarafta Milli Eğitim’de yıllarca görev yapan, sabahın köründe derse girip akşam evine yorgun dönen öğretmenler…
Diğer tarafta üç günde, neredeyse bir öğretmenin yıllık kazancını cebine koyan bir “eğitim”.

Demek ki mesele eğitim değil…
Demek ki mesele “kim verdi?” değil…
Demek ki mesele “kime verildi?”

Çünkü hikâyenin devamı daha da öğretici.

Bu eğitimi veren kişi, tesadüfe bakın ki, ORC Araştırma’nın sahibi Mehmet Postaki’nin baldızı çıkıyor.

Hani şu zaman zaman anket yapıp, siyasetin nabzını tutan şirketlerden biri…

Yani ortada sadece bir ihale yok.
Aynı zamanda bir “ilişki ağı”, bir “tesadüf zinciri”, hatta belki de bir “algı mimarisi” var.

Ama asıl ilginç olan şu:

Aradan yıllar geçiyor…
Ve bir gün belediyenin basın bülteni düşüyor önümüze.

Ne diyor?

Aydın’da seçmen eğilimi değişmiş.
Bugün seçim olsa tablo farklıymış.
Hatta öyle bir tablo ki… insanın “Bu sonuçlar Excel’de mi çıktı yoksa hayal gücünde mi?” diye sorası geliyor.

Şimdi soralım:

Bu anketi yapan kim?
Bu veriyi servis eden kim?
Bu algıyı oluşturan kim?

Ve en önemlisi…

Bu filmi biz daha önce izlemedik mi?

Bir zamanlar “en başarılı başkan” ilan edenler…
Bugün başka bir senaryo yazıyorsa…
Sorun seçmende mi, yoksa senaryoyu yazanda mı?

Çünkü Aydınlı artık şunu çok iyi biliyor:

Anket dediğin şey bazen ölçmez…
Bazen öğretmez…
Bazen de sadece “ödetir”.

Neyle...

Parayla…
Son söz mü?

Üç günde 177 bin liralık eğitim verilebiliyorsa…
Bugün de üç sayfalık bir anketle gerçekler değiştirilmeye çalışılabilir.

Ama küçük bir farkla:

Eğitimin faturası belediyeye kesilmişti…
Bu tür anketlerin faturası ise doğrudan halkın aklına kesiliyor.

Şimdi karar sizin:
Bu bir araştırma mı…
Yoksa iyi kurgulanmış bir “hikâye” mi?

2016 YILINDA YAYIMLANAN "BAS BAS PARALARI BALDIZA" BAŞLIKLI HABERİMİZ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.