İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde yaşayan emekli okul müdürü Erdoğdu Özcan, yaklaşık 38 yıldır sürdürdüğü baston ustalığıyla geleneksel el sanatlarını yaşatmaya devam ediyor. Eğitimcilik mesleğinde 54 yılı geride bırakan Özcan, emekliliğinin ardından da kızılcık ağacından ürettiği el emeği bastonlarla ata zanaatını gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Devrek'te başladı, Güzelbahçe'de devam ediyor
Baston yapımına, okul müdürlüğü yaptığı Zonguldak'ın Devrek ilçesinde başlayan Özcan, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Devrek ziyareti öncesinde hazırladığı "yılanlı baston" ile ahşap işlemeciliğine daha fazla ilgi duymaya başladığını söyledi.
Bugün üretimlerini Güzelbahçe Kültür Sanatları Fikir Derneği bünyesinde sürdüren Özcan, bastonun yalnızca bir destek aracı değil, aynı zamanda kültürel bir miras ve asalet sembolü olduğunu ifade etti.
"Bastonun ana vatanı Türkiye olabilir"
Bastonun geçmişinin çok eski dönemlere dayandığını belirten Özcan, Osmanlı'da II. Mahmut döneminde asalet göstergesi olarak kullanılmaya başlandığını söyledi.
Van bölgesinde yapılan kazılarda Urartular dönemine ait yaklaşık 2 bin 700 yıllık kızılcık ağacından yapılmış bir baston bulunduğunu hatırlatan Özcan, bu bulgunun bastonun kökenine ilişkin önemli ipuçları verdiğini belirterek, "Acaba bastonun ana vatanı Türkiye miydi?" sorusunun gündeme geldiğini dile getirdi.
Kızılcık ağacının dayanıklılığı tercih sebebi
Baston yapımında özellikle Karadeniz Bölgesi'nden getirttiği kızılcık ağacını kullandığını anlatan Özcan, bu ağacın lifli yapısı sayesinde son derece dayanıklı olduğunu söyledi.
İzmir'de kızılcık ağacı bulamadığını belirten Özcan, malzemeleri Karadeniz'den getirterek kuruttuğunu ifade etti. Bastonların uç kısmında ise manda boynuzu temin edilemediği için lastik kullanmak zorunda kaldıklarını kaydetti.
Gençlerin ilgisizliğinden yakındı
Geleneksel mesleklerin geleceği konusunda endişeli olduğunu dile getiren Özcan, gençlerin el sanatlarına yeterince ilgi göstermediğini söyledi.
Sergilerini ziyaret eden gençlerin eserleri beğenmesine rağmen üretim sürecini merak edip soru sormadığını belirten Özcan, bu kültürel mirasın yaşatılması için daha fazla ilgi ve destek gerektiğini vurguladı.
Mahkumlara baston yapımını öğretti
Görev yaptığı dönemde dönemin kaymakamı ve cumhuriyet savcısıyla birlikte yürüttükleri sosyal sorumluluk projesi kapsamında cezaevindeki hükümlülere de baston yapımını öğrettiğini anlatan Özcan, bu sayede mahkumların hem meslek edindiğini hem de gelir elde ettiğini söyledi.
Kazandıkları gelirle üretim malzemeleri aldıklarını belirten Özcan, bu çalışmanın hayatındaki en anlamlı anılardan biri olduğunu ifade etti.
Manevi değeri yüksek bastonunu satmıyor
Vefat eden kayınpederine hediye ettiği ve daha sonra eşi tarafından kendisine geri verilen el yapımı bastonun kendisi için büyük manevi değer taşıdığını belirten Özcan, bu eseri hiçbir koşulda satmayacağını söyledi.
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen projeler arasında yer alan çalışmalarına devam eden Özcan, "Mendil: Geçmişten Bugüne Enerji" isimli yeni projesinin de onay sürecinde olduğunu aktardı.
Yanında çırak olarak yetişen Ömer isimli gençle birlikte üretimlerini sürdüren usta öğretici, ata zanaatının gelecek kuşaklara aktarılması konusunda umudunu koruduğunu dile getirdi.