İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sigorta şirketlerine yönelik organize dolandırıcılık iddiaları üzerine kapsamlı çalışma yürütüldü.
MASAK hesap hareketleri ile bazı trafik kazası dosyalarının incelenmesi sonucunda, şüphelilerin örgütlü şekilde kurgu trafik kazaları düzenlediği belirlendi. İddiaya göre şüpheliler, güvenlik kamerası bulunmayan bölgelerde araçları çarpışmış gibi konumlandırıp fotoğrafladıktan sonra kendi aralarında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenledi. Daha sonra araçların tamirat işlemlerini yaptırarak sigorta şirketlerine hasar başvurusunda bulundukları tespit edildi.
Yürütülen soruşturmada, eksper incelemesini engelleyecek yöntemler kullandıkları öne sürülen şüphelilerin, ödeme yapılmaması halinde ise tahkim, mahkeme ve icra süreçlerini devreye sokarak sigorta şirketlerinden ödeme almaya çalıştıkları belirlendi.
YAKLAŞIK 200 MİLYON TL'LİK HAKSIZ KAZANÇ
Soruşturma kapsamında örgüt lideri olduğu değerlendirilen E.G. ile örgüt yöneticileri arasında gösterilen Ç.İ. ve avukat A.A.'nın da aralarında bulunduğu şüphelilerin, kurgu trafik kazaları ve hasar dosyaları üzerinden yaklaşık 200 milyon TL haksız kazanç sağladıkları iddia edildi.
Dosyada toplam 240 şüpheli tespit edilirken, bunlardan 62'si hakkında gözaltı kararı verildi.
5 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamaları kapsamında İzmir merkezli İstanbul, Ankara, Ağrı ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda 48 şüpheli gözaltına alınırken, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda maddi hasarlı kaza tutanağı, sigorta poliçesi, vekaletname, temlikname, ibraname, farklı kişilere ait kimlik belgeleri ile sigorta ve kasko işlemlerine ilişkin çeşitli evraklar ele geçirildi.
Soruşturma kapsamında 17 avukatın hasar dosyalarının tahsil süreçlerinde görev aldığı tespit edilirken, MASAK incelemelerinde yalnızca avukat A.A.'nın örgüt adına hareket ettiği ve yönetici konumunda bulunduğunun değerlendirildiği, diğer avukatların ise dosyada "bilgi sahibi" sıfatıyla yer aldığı belirtildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.