Afro-Türkler // Bizim Afrikalılar

Şerif KUTLUDAĞ

Günlerden 2 Ekim 2021 Cumartesiydi.

Güzel İzmir’imizde Konak Belediyesi ile Afrikalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinin birlikte düzenlediği “14. Uluslararası Dana Bayramı”ndan haberdar olunca katılacağım etkinlik belli olmuştu.

Saat 18.00’de, ÖSYM Hizmet Binası önünde toplanan kalabalığın arasında icra edilen Afrika müzikleriyle yine Afrika danslarının ardından kortej yürüyüşü başladı… Yürüyüşün en ilginç yanı, çoğu tenlerinin koyu rengiyle kendilerini belli eden yerel folklorik giysiler içerisindeki Afrika kökenli vatandaşlarımızın çokluğu ve bu grubun en başında da Konak Belediye Başkanı Abdül BATUR’un yürüyüşte kortejle beraber yerini alması; ayrıca Melis SÖKMEN Konserinde de veciz bir konuşma yapmasıydı…

Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesinde devam eden danslı müzikli yürüyüşe katılanlar bu sefer Alsancak Gündoğdu Meydanında hazırlanan kendisi de Afrika kökenli bir sanatçı olan Melis SÖKMEN Konseri için alanda yerlerini aldılar ve  sanatçıya ve müziklere eşlik ettiler.

Yürüyüş boyunca dağıtılan etkinliğin ana maddesi olan Dana Bayramı’nı tanıtan broşürü okuyunca o ana kadar bilmediğimiz bilgilerle karşılaşıyor ve şaşırıyoruz:

Bunlardan birincisi; Osmanlı Devletinin Mısır ve kuzey Afrika fethinden sonra Çok sayıda Afrikalı gencin İstanbul, İzmir ve Muğla’ya getirilmiş olmasıydı.

Sonraki yüz yıllarda çeşitli sebeplerle Afrika’dan gelenler Torbalı, Ödemiş, Bayındır, Selçuk, Salihli, Dalaman, Söke, Köyceğiz, Marmaris, Aydın, Nazilli vb. tarım işçisi olarak yerleşmişlerdir.

Yıllar önce Hayati İNANÇ ile CSA Vakfının çıkardığı “Geçmişten Günümüze DENİZLİ yerel Tarih ve Kültür Dergisi” için Ankara’da yaptığımız röportajda Afrika’dan Türkiye’ye iki şekilde insan gelişini şöyle anlatmıştı:

İngilizler, Osmanlı’dan kopardıkları kapitülasyonlarla  Türkiye’nin sıcak Ege ovalarında pamuk ekiminde çalıştırmak üzere Afrika’dan köle olarak insanlarımızı getirmişti: Oysa Osmanlı atalarımız, köle azat etmenin sevabına inanarak bu sevaptan yararlanmak için Hac sırasında satın aldıkları köleleri Türkiye’ye getirdiklerinde azat etmişler/serbest bırakmışlardır. İşte, Sudan’dan Arabistan’a köle olarak getirilenler arasında olan benim dedelerimi orada satın alan Çameli yöresinden hacca giden hacılar Çameli’ye geldiklerinde bir süre sonra azat etmişler/serbest bırakmışlardır. İşte benim atalarım ve kökenim de budur.

Şahsen ben Afrikalıları en yakından 1973-1974 yılında Ankara Üniversitesi DTCF’de öğrenci iken Atatürk Erkek Öğrenci Yurdunda görmüştüm. Sudan ve Nijerya’dan gelen koyu esmer derili sevimli arkadaşlarımızı daha çok yemekhanede bir tas çorbanın başında her birisinin ellerindeki yarımşar ekmeği katık yaparak karınlarını doyurduklarına şahit olurduk.

Aradan geçen nice yılın ardından 2010’lu yıllarda PAÜ-Pamukkale Üniversitesi PADAM; Pamukkale Dil Öğretme Merkezinde, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilerimizle beraber Afrika’dan gelen öğrencilerimizin de Konuşma Öğretimi dersine girmiştim… Gerek her yıl yaptıkları misafir öğrenciler kültür gününde gerekse Afrika Kültür Gecelerinde onlarla hemhal olur; türküler söyler, şiirler okurduk…

Şimdi o gençlerden Adamou Koruney’in Pamukkale Üniversitesine akademik bir kimlikle girdiğini öğrenmenin sevincini; Afrikalı öğrencilerim adına da gururunu yaşıyorum.

 Güney Afrika Cumhuriyetinden Bilal HUDSON’un nasıl bir Türkiye âşığı olduğunu görmek isteyenler youtube den onun adıyla paylaştığı videoları seyredebilirler…

Hele ki Afrika Kültür gecesinde YUSUF’un, Karacaoğlan’ın “Bana kara diyen dilber!..” diye başlayan şiirini okurken aldığı alkışı unutmak mümkün olamaz…

Dana Bayramı’nı tanıtan broşürü okudukça hayret duygularım ve şaşkınlığım giderek artıyordu:

Neden derseniz: “Koca Arap Zeybeği” diye bildiğimiz çok sevilen zeybek oyununun ve “”kısaca “Arap Oyunu” diye de bilinen bir başka oyunun kaynağının “Afro Türkler” diye tabir edilen Afrika kökenli vatandaşlarımız olduğunu bu broşür sayesinde öğrenmiş oluyordum.

Kurtuluş Savaşı döneminde Afrikalı kardeşlerimizin de “Afro Zeybek” adıyla Yunan işgaline karşı Ege dağlarında çete savaşlarına katılıp kahramanlık gösterdiklerini öğrenmek de konuyu bir başka duygusal zemine sürüklüyordu…

“Dana Bayramı nedir?” diyecek olursanız onu da şöyle tanıtmış olayım değerli okurlarım. Broşürdeki bilgilere göre, Dana Bayramı: Önce kökleriyle tanışma şimdi ise kökleriyle buluşma anlamına gelmekteymiş.

Dana Bayramı İzmir ve çevresinde yaşayan Afrika kökenli vatandaşlarımıza ait bir bayrammış. Doğanın uyanışını temsil eden bu bayram, bir bereket ve şükür bayramıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar kutlanırken sonra unutulmuş, 2006’da derneğin kurulmasıyla yeniden kutlanmaya aşlanmıştır.

Konuya ilişkin geniş bilgi edinmek isteyenlerin googleden “Afrikalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği” sayfasını ziyaret etmesini ya da     afroturc.org  internet adresine gitmelerini tavsiye ederim.

 Sevgilerimle…

BKZ:

Yılmaz Özdil: Afro Türk – Sözcü Gazetesi

https://www.sozcu.com.tr › Yazarlar › Yılmaz Özdil

9 Eki 2016 — Yılmaz ÖzdilAfro TürkYılmaz Özdil tüm yazıları ile Sozcu.com.tr'de.

Yılmaz Özdil: Dana bayramı – Sözcü Gazetesi

https://www.sozcu.com.tr › Yazarlar › Yılmaz Özdil

13 May 2017 — 200 bin civarında Afro Türk'ü var Türkiye'nin… Elbette farklı farklı ülkelerden savrulmuşlardır ama, özbeöz, ne mutlu Türküm diyene'dirler.

Yılmaz Özdil: Bugün rengarenk bir gün - Sözcü Gazetesi

https://www.sozcu.com.tr › Yazarlar › Yılmaz Özdil

4 gün önce — Rumlar ona “kara” manasında “mavro” derdi. ☆. Ahmet Ali… Afro Türk'tü. Dünyanın ilk siyahi savaş pilotuydu! Anneannesi Nijerya kökenliydi.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.