Ahlak anlayışı değişti

Mehmet EROĞLU

Değerli okurlar Ülkem insanlarının ahlak anlayışı bozuldu. Hırsızlık yapmayı, kul hakkı yemeyi, haksız kazanç sağlamayı, yalan söylemeyi ve çıkarı için fırıldak olmayı kabullenebilen bir toplum oluşturuldu.       

Bu haksızlıkları bildiği halde; karşı çıkmayan ve kabul edenler büyük günah işlemektedir. Bu gibi haksızlıklara karşı çıkmayanlarda fırıldak olanlardan hiç farkı yoktur.

Nasıl oldu da bu denli bozulduk. Fırıldaklar çıkarcılar etkin olmaya çalıştılar. Karşılarında bulunan etkili ve yetkili kişilerin ideolojiden yoksun olmasından bu çıkarcılardan farkı nedir. Hepsi de aynı kavağın kaşı değil mi?

Ne oldu da Türk Milletinin ahlak anlayışı bu şekilde değişti.

İnsani değerlere dayanan kültür ve medeniyeti ile güven ve huzur veren, adaletli yönetimi ile mazlumların güvencesi olan, insanlık ailesinin şerefli üyesi Kahraman Türk Milleti’nin mensuplar ne oldu da pasifize olduk. Çünkü çıkarcılar ve fırıldaklar daha etkin oldu da ondan Bir ülkede veya kendi ülkemizde cami şadırvanındaki musluklar çalınmasın diye mermere perçinleniyorsa; o ülkede insanlara dinden önce ahlak öğretilmeli deniyor. Doğru değil mi?

Ülkemin kurucu liderine her gün sözlü ve yazılı hakaret eden yobazlardan cesaret alan işi daha ileri götürerek Atatürk’ün heykellerine saldırıyorlar.

Samsunda İki yobaz Atatürk heykelinin atının ayağına ip bağlayıp yıkmak istemediler mi?

Hele yobazın birisi elindeki tahra ile milletin gözü önünde kurucu büyük Atatürk heykeline saldırmak istemedi mi?

Ben kendi kendime soruyorum. Acaba bu yobazlar kimden cesaret alıp bu çirkin eylemlere kalkıyorlar.

Bu ulusu ve ülkeyi çağ dışına çekmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

Bu ülkenin yurtseverleri buna izin vermeyecekler .

Ülkemde Adaletin ve yargının tarafsız olmadığı devamlı gündeme gelmektedir. Bir ülkede Yargının ve adaletin mutlaka tarafsız olması gerekir yoksa anarşik bir yapı oluşur.

 Moğol hükümdarı HUlagu,  büyük Ehlibeyt alimi Seyyid İbni Tavas’a sorar:

“Kâfir ama adil idarecimi iyidir, yoksa Müslüman ama zalim idareci mi” cevap:

“Kâfir ama adil idareci iyidir. Kâfir idarecinin inancı kendini, adaleti ise halkadır.

Müslüman idarecinin de inancı kendine, zulmü ise halkadır! “ dedi.

Bakınız Atatürk hakkında Küba Devlet Başkanın görüşleri çok önemlidir.

 

Ben Ortadoğulu değilim. Ben Atatürkçüyüm ölünceye kadarda öyle kalacağım.

Eğer sen beni zorla Ortadoğulu yapmaya çalışırsan ben direnirim. Çünkü o benim kültürüm değil...

Bana yabancı...

Ben 5 değil, iyi eğitebileceğim kadar çocuk isterim...

Varsın tek olsun, sağ olsun sağlıklı olsun...

Kusura bakma ama ben yere tükürmem, çöp atmam, biraz yürür çöp kutusuna atarım...

Kadın haklarına saygılıyız. Kadın, ailenin kraliçesidir...

Annem de öyle idi...

Anneannem de, babaannem de...

Bırakın kadın - erkek eşitliğini, kadın daha ağır basar benim kültürümde...

Namazını kılan kılar, içkisini içen içer...

Biri öbürüne Allah kabul etsin der, diğeri '' yarasın şerefine ''...

Demokrasi vardır evde, biat değil...

Evet, Köpek’te severiz, KEDİ ‘de, cinler, periler değildir onlar...

Doğay’da severiz hem de çok...

Canımız yanar bir ağaç devrilse...

Sanatseveriz. Her türlü sanatı. Sanatçıya saygı duyarız ama gerçek sanatçıya...

Severiz okumayı...

Kitap bile alırız inanır mısın..?

MUSTAFA KEMAL Atatürk’ü en çok neden severiz biliyor musunuz..? Çünkü o kurtarıcıdan da öte, bizim ''Kültürümüzün'' sembolüdür...

100 yıl sonra bile daha da çok hayran kaldığımız....Mücadelemiz de şu parti bu parti meselesi yoktu,

Kültürümüzün var olma savaşıdır...

Atatürk'ün vizyonundaki kültürümüz...

İşte bu kültür bizi birbirimize bağlayacak...

Milyonlarca Cumhuriyetçiyiz...

Kendimizi devam ettirecek kolektif beyine de sahibiz, iradeye de, kalbe de...

Aydınlık mı arıyorsunuz.!

O zaman yol belli. O yol da Atatürk’ün yolu

 

 

Gazeteciler Fidel Castro’ya sorarlar.

Siz bu ülkenin kurucu liderisiniz.

Normal olarak sokaklarda

Sizin heykellerinizin olması beklenir.

Üstelik bunca ünlü sosyalist önderler dururken

Siz sadece Mustafa Kemal’in

Heykeline izin verdiniz,

NEDEN?

 

Fidel Castro Şöyle cevap verir:

Bizler daha çok devlet adamıyız...

O İSE BİR KAHRAMAN.

Sokaklara devleti yönetenler değil

KAHRAMANLAR yakışır” der

DEVAM EDER...

Biz bağımsızlık ve devrim ruhunu

Ondan öğrendik...

Evet, bizde savaştık.

ANCAK bir devlete karşı savaştık..

O İSE Dünyanın en güçlü ordularının

HEPSİNİ birden yendi..

Hiç yenilgi almamış

TEK ASKERDİR O” der...

Üstelik sadece

Cephede değil

Her alanda savaşmış

Ve başarılı olmuş

Müthiş bir insan...

Yıllar sonra

FİDEL CASTRO

Türkiye’ye gelince yine

Benzer sorular sorulur.

Şöyle cevaplar

“ Bende çok zorlu

bir savaşın içinden çıktım.

Onca kitaplar okudum...

Ancak savaş meydanlarında

Kitap okuma rekorları kıran

Başka bir asker görmedim, duymadım.

Her şeyi anladımda

Bunca güçlüğü ve değişimi

Nasıl başardı hafızam almıyor” dedi.

Bunlar o günlerin medyasında

yer almıştı..

Dünyada,

Kendi topraklarını işgal ederken

Canlarını vermiş düşman askerlerinin analarına,

"Ey evlatlarını bu topraklarda kaybetmiş analar;

Silin gözyaşlarınızı, onlar artık bizim de evlatlarımızdır. Bırakın Mehmetçiklerle koyun koyuna uyusunlar”

DİYEBİLECEK RUHA SAHİP

Bir tek devlet adamı

Ve başka bir asker gösteremezsiniz...

Dünya tarihinde,

"VATAN SAVUNMASI İÇİN YAPILMAYAN HER SAVAŞ BİR CİNAYETTİR” diyen

Başka bir lider, devlet adamı yoktur..."

Fidel CASTRO ne güzel tanımlamış Atatürk’ü. Yazıklar olsun, O büyük Devlet Adamını, Lideri, Üstün İnsanı, İnkılapçıyı, En Büyük Başkomutanı, Tek Adamı, İlk Cumhurbaşkanını, Tüm Varlığını Türk Milletine Adamış Tek Önderi Fidel CASTRO kadar tanıma anlayışı ve vicdanını taşımayanlara! Fidel kastro ne diyor böyle diye biraz kafa yorsunlar.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.