CHP’nin grup önerisi üzerinde AK Parti Grubu adına AK Parti Aydın Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş söz aldı. Ekonomik krizle ilgili eleştirileri yanıtlayan Savaş,“Tabii o gün akşam, kur korumalı mevduat hesabı çok önemli bir üründü. Milletimiz bugüne kadar AK Parti’yi desteklediği gibi bu ürünü de beğenmiş ve satın almıştır. Ondan dolayı da kur aşağıya inmiştir. Hiçbir ekonomik gerekçeye dayanmayan, makroekonomik gerekçeye dayanmayan kurun yükselmesi aynı şekilde kur korumalı mevduat hesabıyla birlikte aşağıya inmiştir” diye konuştu. Muhalefet milletvekillerinin gözünün içine baka baka “Tabii buna çok üzüldünüz, ama yapacak bir şey yok. Bundan sonra kur üzerinden ülkemize ayar verme son bulmuştu” diye seslenen Savaş, AK Parti ve MHP sıralarından büyük alkış aldı.
Konuşmasının başında bazı 2002 yılından bazı rakamlar veren Aydın Milletvekili Savaş şunları kaydetti:
“IMF’YE OLAN BORÇ KAPATILDI”
“2002 yılında, AK Parti olarak iktidara geldiğimizde Merkez Bankası’nın toplam rezervi yaklaşık 27 Milyar Dolardı. IMF’den alınan 23,5 Milyar dolar borç bulunmaktaydı. Toplam ihracatımız da 36 milyar dolardı. Aziz milletimizin bizlere verdiği yetkiyle, uygulamaya koyduğumuz mali disiplin ve yapısal reformlar sonucunda; Türkiye’nin, temel makroekonomik göstergeleri birçok ülkeden daha iyi duruma gelmiş, IMF’ye olan borç kapatılmış, Faiz oranları düşmüş, Üretim kapasitesi artmıştır. Merkez Bankası’nın rezervleri de 136 Milyar dolara yükselmiştir.
Ancak, ülkemizin her alanda büyümesini ve uluslararası platformda söz sahibi olmasını hazmedemeyenlerin kurguladıkları senaryolar, Gezi olayları, 17 – 25 Aralık yargı darbesi, terör olayları, 15 Temmuz hain darbe girişimi ülkemizin ekonomik göstergeleri üzerinde olumsuz etkilere neden olmuştur.
Diğer taraftan, içinde bulunduğumuz ve tüm dünya ekonomilerini derinden sarsan Kovid-19 pandemisi ile de ekonomik göstergelerimizde bazı sapmalar yaşanmıştır.
Ayrıca, uygulamaya koyduğumuz yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyümeyi önceleyen ekonomik program kısa vadeli yabancı sermaye çıkışına neden olmuştur.
“ŞER ODAKLARI ÜLKEMİZE AYAR VERMEYE ÇALIŞTI”
Tüm bu yaşananları fırsat bilen şer odakları ve işbirlikçileri, kur üzerinden ülkemize ayar vermeye çalışmışlardır. Bundan sonra kur üzerinden ülkemize ayar verme son bulmuştur. Döviz kurlarındaki bu dalgalanmalar da hiçbir makroekonomik göstergeye dayanmadığı gibi hiçbir ekonomik gerekçeyle de açıklanamamaktadır.
Başta gelişmiş ekonomiler olmak üzere birçok ülkede Merkez Bankası tarafından uygulanan politika faizi; gerçekleşen enflasyonun altında olmasına rağmen, sanki yalnızca Türkiye’de negatif faiz veriliyormuş gibi bir diğer algı oluşturularak döviz kurları spekülasyonlara açık hale getirilmiştir.
“ERDOĞAN’IN LİDERLİĞİNDE TÜRLÜ ZORLUĞU VE KOMPLOYU AŞMAYA MUKTEDİRİZ”
Türkiye; Güçlü hazinesi, kamu maliyesi, bütçe disiplini, bankacılık sistemi ve Merkez Bankası rezervleri ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde her türlü zorluğu ve komployu aşmaya muktedirdir.
Yeni dönemde uygulanacak olan, düşük faiz politikasıyla, cari işlemler açığı veren ülke konumundan çıkılacak, cari işlemler fazlası veren bir ülke konumuna geçilecektir.
Dünyanın en büyük 10 ekonomisine bakıldığında, cari işlemler fazlası vermenin ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Eğer paranız rezerv para değilse, gelişmiş büyük ekonomiler arasına girebilmek için cari işlemler fazlası vermek zorundasınız.”