Altmış beş yaş üstü zulmü

Asuman DOKUZLU

Nedir bu altmış beş yaş üstü insanlardan alıp veremediğiniz? Böyle başladı hikaye; Saçma sapan, pazar günleri birkaç saatlik izinle onun dışındaki saatlere kaçgöç yaparak bir suçlu gibi insanlardan korkarak tedirgin bir şekilde bir takım işlerini halletmeye çalışmak bu yaştan sonra bu insanlara evlamıdır. Daha sonra da saat sabah ondan akşam saatin sekizinde sona eren, sanki açık hava hapishanesinde avluya belli saatler arasında serbest çıkış gibi. Bu insanlara aylarca yasal hiçbir işlem yapılmazken bankalardan çekemedikleri paralar yüzünden ödeyemedikleri borçlarının bedelini siz ödeyecek misiniz? Bu insanlar doktora bile gidemediler. Sanki günah keçisi oldu hepsi. Sanki salgının sorumlusu onlarmış gibi davranmak neyin nesiydi?

Biliyor musunuz kendilerini en iyi koruyanlar onlardı. Keşke herkes her yaştakiler aynı duyarlılığı, itinayı göstermiş olsalardı. Şimdi pandemiden eser kalmazdı sanırım. Onlar ağızlarından maskeyi asla almıyorlardı. Nereye gitseler maskeleri yüzlerinde oluyordu. Oturdukları sosyal yerlerde,  gittikleri alışverişlerde, maske artık yaşamlarının bir parçasıymış gibi davranıyorlardı. Her söylenen detaya önem verip uyguluyorlardı.

Onlardan hiçbir zarar gelemezdi sessiz sakin evlerinde otururlarken. Siz asıl asker uğurlayan gençlere, düğünlerini erteleyemeyen çalgılı çengili bir arada oynaya zıplaya düğün yapan insanları, gençleri denetleyecektiniz. Evet, onlara hak vermiyor değiliz, ancak bunu biz yapmadık, biz istemedik. Sağlığımız konusunda hassas olmamız gerekiyorsa bir takım işlerden ve eğlencelerden kutlamalardan uzak kalmak zorundayız. Bu işin sonunda ölmek varsa başka her şey teferruattır.

‘’Ölüm’’ diyoruz geri dönüşü yok! Bunu biliyorken dikkat etmemek, ciddiye almamak ölüme davetiye göndermek demek! Sahiller, piknik alanları, eğlence yerleri her yer dolu dolu. Eğlenmek için daha az dolu olan en azından aralıklı oturulan yerler seçilebilirdi. Düğünlerimiz birkaç ay ertelenebilirdi. Askerlerimizi gönderirken abartmamız gerekmiyordu daha sade bir uğurlama yapabilirdik. Bütün bunlar, bizim kendi sağlığımızı korumamız, başkalarının sağlığına zarar vermemek açısından doğru yaklaşımlar.

Altmış beş yaş üstü denize girse sakin zamanı seçer, düğüne gitse bir kenarda oturur, asker uğurlamaya zaten gitmez. Bir kutlamada en köşede oturur. Daha ne yapsın? Kimseye değip dokunmadan yaşar zaten bir de siz neden cezalandırmış gibi yaptınız. En özgür olması gereken altmış beş yaş üstü insanlar. Her şeyleri hesaplı, kontrollü. Vatandaşın ne kabahati var altmış beş yaş üstündeyse. Yolculuk yaparken sıkıntı, gittiğin yerde sıkıntı. Acaba ceza yer miyiz korkusu çektiler? Daha ne kadar, nereye kadar sabredeceklerdi? Salgın en çok altmış beş yaş üstlerini vurdu.

 Siz, her şeye rıza gösterip, kuzu kuzu evlerinde oturup, yasaklarda asla kuralları çiğnemeyip sonuna kadar uygulayan altmış beş yaş üstünü bırakın da, yasakları sürekli ihlal eden başka yaş gruplarına bakın. Bırakın siz onları kendi hallerine. Onlar, neyi ne şekilde yapacaklarını kurallardan iyi bilirler. Kendi kurallarını kendileri koyarlar. Salgın en çok altmış beş yaş üstlerini vurdu. Onlar gittikleri her yerde kendilerine dikkat ettikleri için bence en çok onlar tehlike arz etmiyorlar. Ayrıca ruh sağlıkları bozuldu, sağlığımızı koruyacağız derken, gittikleri her yerde tedirgin, suçlu suçlu oldular reva mı bu? Lütfen tekrar etmesin!

Şimdi sözüm hiç laf anlamayan bazılarına; bütün sahiller, denizler, yollar, sokaklar insanlarla dolu. Özellikle gençler hiç hastalanacaklarını hesaba katmıyorlar. En azından mesafeyi koruyabilseler ya da maskelerini takarak dolaşsalar sanıyorum bu salgından daha kolay kurtulacağız. Yeniden başlayan, patlayan bu salgın yüzünden inşallah piyango yine altmışbeş yaş üstünü vurmaz!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.