Ara Güler’in Gözünden 1958'de Aphrodisias

Mehmet EROĞLU

Değerli okurlar büyük fotoğraf ustası Ara güler bir baraj açılışının fotoğraflarını çekmek için Aydın’a gelir.

Bu gelişinin hikâyesini kendinden dinleyelim.

Aydın’ın Geyre beldesinde bir baraj açılışı için bölgeye gazeteci olarak giden ve dönüşte yolunu kaybeden Ara Güler, bir köyden geçerken köylülerin tarihle içiçe yaşadığını görür. Köyde yaşayan insanlar tarafından Roma sütunları ve oturakları hala kullanılmaktaydı. Köyde yer alan her türlü mimari, Roma dönemi eserlerini de barındırmaktaydı. Tarihi lahitler bile üzüm şırası süzmek için kullanılıyordu. Köyün her yeri tarihle doluydu.

Ara Güler, şaşkınlık içinde bu güzelliklere baktıktan sonra köyün çeşitli yerlerinden onlarca fotoğraf çeker ve İstanbul’a döndükten sonra bu bölgeyi araştırmaya başlar. Fakat hiçbir bilgiye ulaşamaz. Kimsenin buradan haberi olmadığını fark eden Güler, çektiği fotoğrafları Times’a gönderir. Times yoluyla dünya basınına dağıtılan fotoğraflar bir anda büyük yankı uyandırır. Amerika’dan gelen arkeologlar Geyre’de araştırma yapmaya başladıklarında burasının Roma İmparatorluğu’na ait, tarihi MÖ. 500’li yıllara dayanan ve ismini tanrıça Afrodit’ten alan Aphrodisias antik kenti olduğu anlaşılır.

Prof. Dr. Kenan T. Erim Aphrodisias’a gelip hayran olduktan sonra, 1961’den 3 Kasım 1990 ölümüne kadar Aphrodisias’ı kazmaya başlar.

Ara Güler, yaptığı bir röportajda Aphrodisias ile tanışmasını şu sözlerle anlatıyor:

Devir 1958. Adnan Menderes’in son zamanlarıydı. Aydın’da valiye gittim. “Adnan Menderes’in açılış yapacağı baraj var. Beni oraya gönder, açılışta resim çekeceğim” dedim. Şoför “Ben bir kestirme yol biliyorum, oradan gidelim.” Kestirme yoldan giderken yolu kaybettik. Yolu kaybedince de nereye gitsek karşıma hep o büyük kayalar çıkıyordu. Güneş battı ve zifiri karanlık oldu.

Gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara geliyoruz. Kaybolduk!
Baktım bir ışık var. Bir kahve… Kahveye girdik, adamlar oyun oynuyor. Lüks lambasıyla aydınlanıyordu. Biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de baktım ki kahvede masa yok. Sütun başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde domino oynuyorlar.

Tarih ve bugün içi içe yaşamaktadır. Böyle acayip bir yer hayatımda görmedim. Harabe dediğin harabedir. Ama bu öyle değil, bu bambaşka. Bu, tarih içinde yaşayan bir şehir…
Baktım ki taşların içinden suratlar bana bakıyor. Hemen aklıma röportajın adı geldi; Aphrodisias çığlığı…

O taşlar bana bakıyor ve “beni buradan kurtar!” diye çığlık atıyor.”

O tarihlerde büyük ustanın dediği gibi Afrodisias’ı kimse tanımıyordu. Rahmetli Kenan Erim 1961 yılından ölümüne kadar bu önemli antik kentte kazılarının sürdürerek çok önemli bulgulara ulaşarak Afrodisias antik kentini ve buluntularını dünyaya tanıtmıştır.

1978 1979 yıllarında Aydın’da il kültür müdürlüğüm döneminde âcizane olarak benimde çok büyük yardım desteğim olmuştur. Dev asa lahitleri Devlet Su İşleri bölge müdürlüğünden temin ettiğimiz vinçler ile taşınması. Bulunan nadide eserlerin teşhir ve tanziminde emeğim geçmiştir.

Afrodisias’lı büyük yontu sanatçılarının yaptıkları çok güzel heykeller görülmeye değer niteliktedir.

Buradan bütün vatandaşlardan dileğim mutlaka ama mutlaka bu antik kenti ve müzesini görmeleri.

Bu konuyu gündeme getirmişken bir anımı da buraya nakletmek isterim.

Tahminen 1979 yılında Aydın’da vali olarak görev yapan değerli valim Münir Güney ile birlikte Afrodisias müzesine gittik. Sayın rahmetli Kenan Erim bizi nazik bir şekilde karşıladı.

Bir sohbetinde Sayın Erim, ”Sayın valim bir eski uygarlığa bakınız bir de şu köylülerin perişan durumlarına bakınız arada ne kadar fark var görüyorsunuz” deyince Sayın Vali Münir Güney hocaya şu yanıtı verdi.” Hoca bu zavallı insanların böyle çağın gerisinde kalması veya fakir olmaları onların suçu değil. O suç senin benim gibi önemli görevlerde bulunup da bunlara arkasını dönen nasıl yaşadıklarını bilmeyen veya bilmek istemeyen bizim gibi aydınların suçu. Onları bizler gibi kendini aydın sananların ihmalidir.”

Tabi Sayın Valinin bu konuşması beni son derece mutlu etmişti.

Sayın Ara gülerden sonra Afrodisias ören yeri ve müzesi ne hale geldi. Lütfen bütün yurttaşların görmelerini tavsiye ederim.

Ara Güler’in gözünden Aphrodisias fotoğrafları için LÜTFEN TIKLAYINIZ

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.