Arkeoloji ile gastronomi aynı sofrada buluştu

Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle Marmaris'in en önemli kültürel miraslarından biri olan Phoenix Antik Kenti, arkeolojik zenginliğinin yanı sıra asırlara dayanan mutfak geleneğiyle de gün yüzüne çıktı.

Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle Marmaris'in en önemli kültürel miraslarından biri olan Phoenix Antik Kenti, arkeolojik zenginliğinin yanı sıra asırlara dayanan mutfak geleneğiyle de gün yüzüne çıktı. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Kapurcuk Akademi iş birliğiyle düzenlenen "Karia'dan Yörüğe: Phoenix'ten Taşlıca'ya Bir Coğrafyanın Lezzet Hafızası" adlı etkinlik, bölgenin tarihi birikimini, yerel üretimini ve kültürel belleğini gastronomi aracılığıyla yeniden yorumladı. Sarnıç, Teras, İşlik, Antik Yol, Liman ve Amphora başlıkları altında bölgeye özgü otlar, etler ve deniz ürünleri kullanılarak hazırlanan lezzetler, konukların büyük beğenisini topladı.

Phoenix Antik Kenti ve çevresinin arkeolojik mirasını belgelemek amacıyla 2021 yılında başlatılan yüzey araştırmaları, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin yürütücülüğünde devam ediyor. İEÜ Öğretim Üyesi Dr. Asil Yaman'ın direktörlüğünü üstlendiği Phoenix Arkeoloji Projesi; bölgenin geçmişini bilimsel yöntemlerle araştırmayı, kırsal kültürel mirasın korunmasını desteklemeyi ve yerel toplulukların katılımıyla sürdürülebilir kırsal kalkınmaya katkı sağlamayı hedefliyor.

Başvuru dosyası bakanlığa sunuldu

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle yaklaşık 30 kişilik ekip tarafından sürdürülen çalışmalar, Marmaris'in Taşlıca ve Söğüt mahalleleri ile çevresinde yoğunlaşıyor. Bölgenin kültürel peyzajının korunması ve uluslararası ölçekte tanınması yönündeki çalışmalar kapsamında, Taşlıca-Phoenix kırsal kültürel peyzajının UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne önerilmesi amacıyla hazırlanan başvuru dosyası da Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sunuldu.

Antik kent gezisiyle başladı

İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Kapurcuk Akademi, proje kapsamında yürütülen çalışmaları daha geniş kesimlere aktarmak ve bölgenin kültürel mirasını görünür kılmak amacıyla arkeoloji ile gastronomiyi buluşturan özel bir program hazırladı. Etkinlik, Phoenix Antik Kenti'ndeki alan gezisiyle başladı. Projenin kurucusu ve direktörü Dr. Asil Yaman, katılımcılara antik kentin tarihi, kırsal yaşamın izleri ve yürütülen araştırmalar hakkında bilgi verdi. Alan gezisinin ardından şefler ve İEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, bölgenin yerel ürünlerinden ve tarihi birikiminden hareketle hazırladıkları menüyü konuklara sundu. Altı tema etrafında şekillenen sofra anlatısı; suyun, tarımın, üretimin ve denizle kurulan ilişkinin bölgenin yaşam biçimindeki yerini gastronomi aracılığıyla ele aldı. Akademisyenleri, şefleri, öğrencileri, bölge sakinlerini ve konukları bir araya getiren etkinliğin tabak sponsorluğunu Güral Porselen üstlendi.

Yoğun katılım

Etkinlik; Dr. Asil Yaman ve Phoenix Arkeoloji Projesi ekibi, İEÜ Uygulamalı Yönetim Bilimleri Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Seda Genç, Baysal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ece Baysal Güngör, Kapurcuk Akademi Şefi Gökhan Çilak, İEÜ Eğitmen Şefi Dr. Aypar Satı ve İEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerinin ortak emeğiyle hazırlandı. Buluşmaya Muğla Vali Yardımcısı Murat Sarı, İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ve Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB) Başkanı Cengiz Aygün de katıldı.

"Çalışmaları yakından takip ediyoruz"

Muğla Vali Yardımcısı Murat Sarı, Phoenix Arkeoloji Projesi kapsamında yürütülen çalışmaları yakından takip ettiklerini belirterek, "Bölgenin tarihi ve kültürel mirasının korunmasına, tanıtılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayan bu çalışmaları önemsiyoruz. Valilik olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bölgeye değer katacak çalışmalara destek sağlamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Birlikte ele alınması çok değerli"

İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, Phoenix'te yürütülen çalışmaların arkeolojik verilerin ortaya çıkarılmasıyla sınırlı olmadığını, bölgenin kültürel ve ekonomik geleceğine de katkı sunmayı amaçladığını söyleyerek, "Phoenix ve çevresinde yürüttüğümüz araştırmalarla bu coğrafyanın geçmişini bilimsel yöntemlerle belgelemeye çalışırken, aynı zamanda bugün burada yaşayan topluluklarla da güçlü bir bağ kurmayı önemsiyoruz. Arkeolojik mirasın korunması, ancak yerel yaşamın bir parçası haline geldiğinde sürdürülebilir olabilir. Bu nedenle Taşlıca, Söğüt ve Bozburun Yarımadası'nın sahip olduğu tarihi birikimin; gastronomi, yerel üretim, kırsal yaşam ve kültür turizmiyle birlikte ele alınmasını çok değerli buluyoruz" diye konuştu.

"Örnek bir kalkınma modeli"

Proje Direktörü Dr. Asil Yaman ise kültürel mirasın korunması ile yerel kalkınmanın birlikte düşünülmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgenin özgün dokusunu koruyan, yerel üreticiyi destekleyen, kültür, doğa ve gastronomiyle ilgilenen ziyaretçilere hitap eden bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dr. Yaman, "Böyle bir gelişim; yerel üreticinin desteklenmesinden küçük işletmelerin güçlenmesine, geleneksel ürünlerin ve tariflerin korunmasından gençlerin kendi yaşadıkları coğrafyada yeni fırsatlar görmesine kadar pek çok alanda olumlu sonuçlar doğurabilir. Aynı zamanda bölgenin ulusal ve uluslararası ölçekte bilinirliğinin artması, kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalığı da güçlendirecektir. Bizim temel hedefimiz, Phoenix'i çevresindeki köyler, üretim biçimleri, mutfak gelenekleri ve doğal peyzajıyla birlikte yaşayan bir kültürel miras alanı olarak ele almak. Bu yaklaşımın, Bozburun Yarımadası için sürdürülebilir ve örnek bir kalkınma modeli oluşturabileceğini düşünüyoruz" dedi.

"Yerel üretim ve gastronomi ilişkisini deneyimlediler"

İEÜ Uygulamalı Yönetim Bilimleri Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Seda Genç, gastronominin bir coğrafyanın tarihini, üretim biçimlerini ve yaşam kültürünü aktaran güçlü bir anlatım alanı olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin böylesine özel bir tarihsel ortamda, bölgenin yerel ürünlerinden ve kültürel belleğinden hareketle bir sofra anlatısı oluşturması bizim için çok kıymetli. Sınıfta edindikleri bilgi ve becerileri sahada uygularken arkeoloji, tarih, yerel üretim ve gastronomi arasındaki ilişkiyi doğrudan deneyimleme fırsatı buldular. Hazırlanan her tabak, o coğrafyaya ait bir hikâyeyi de taşıdı. Gastronomi eğitiminde öğrencilerimizin araştıran, yaşadığı coğrafyayı tanıyan ve kültürel değerleri çağdaş bir bakışla yorumlayabilen bireyler olarak yetişmesini önemsiyoruz. Phoenix'te gerçekleştirilen bu çalışma da disiplinler arası eğitimin güzel bir yansıması oldu" diye konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür Sanat Haberleri