Atatürk'ü Anlamak

Mehmet EROĞLU

Değerli okurlar 2002 yılında Erzurum Kültür ve Turizm müdürlüğüne atanmıştım. İlk günlerde lojman boşaltılmadığı için öğretmen evinde kaldım.

Öğretmen evi beş yıldızlı otel gibiydi her türlü konforu mevcuttu. İlk gece kaldığım odamın penceresinden dışarı baktığımda önünde Türk Bayrağı asılı olan iki katlı mütevazı bir bina gördüm. Büyük monumental yapıların arasında kalan bu binanın Ulu Önder Atatürk’ün Erzurum kongresi için gelip 52 gün kaldığı küçük bina olduğunu öğrendim.

Sonradan bu binanın restore işlemlerine başladık. O zaman Erzurum Valisi olan Sayın Mustafa Malay’ın çok büyük yardım ve destekleri ile bu bina restore edilerek halkın ziyaretine açıldı. Ziyarete açma kurdelesini de o zaman Başbakan olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

O günün şartlarında çok soğuklarda Atatürk Erzurum kongresini toplayarak Cumhuriyetin temelleri bu ilde atılmıştır.

Daha sonra Erzurum’da meydana gelen bir deprem nedeniyle Erzurum ziyaretinde Belediye başkanı Şimdiki Üniversitenin olduğu yerden Çifte minareli medreseye kadar uzanan çift yola Ulu önderin ismini vermek için Ulu Önderin görüşünü almak istemiş. Atatürk belediye Başkanına “Cumhuriyetin temelleri bu ilde atıldı o nedenle bu yolun ismi cumhuriyet caddesi olsun” diyerek bu yolunda isim babalığını yapmıştır.

Şimdi kendini bilmez bazı yazarlar bu ülkeyi kurtaran rahat nefes almamızı sağlayan ülke yönetimini cumhuriyetle taçlandıran bu yüce insana saldırmaktan utanmıyorlar.

Atatürk Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra TBMM açılışını yaparak özgürlüğe ne kadar bağlı olduğunu göstermiştir.

O günlerde de bazı kendini bilmez sözde yazarlar Mutafa Kemal’e acımasızca saldırıyorlardı.

Tarih 26 Eylül 1919!

Ali Kemal’in İkdam Gazetesinde, Teali-i İslam Cemiyetinin bir beyannamesi yayınlanmıştı.

“Ey Anadolu’nun masum ve mazlum ahalisi!

Nitekim bu defa da Anadolu’da Mustafa Kemal ve Kuvâ-yı Milliye maskaraları, Yunan Askerlerinin önünden namerdine bir surette kaçarken, zavallı saf ve gafil ahali ve askerden cem ettikleri kuvvetleri harbe tutuşturarak ve “siz mevkiinizde sebat edin, biz şu taraftan onların arkasını çevireceğiz” tarzında yalanlar ve hilelerle savuşup kaçarak zavallı neferlerimizi ve ahalimizi boşu boşuna kırdırmak usulünü takip ediyorlar. Şu alçaklar ve hempaları bu cinayetleri hep sizin sayenizde yapıyor. Bunların vücutlarını külliyen dünyadan kaldırmak beşeriyet için, Müslümanlık için bir farz olmuştur. Padişahımız halifemiz efendimiz hazretlerinin merhamet ve şefkat kucağı size açılmıştır.

Hepiniz koşunuz, geliniz, dünya ve ahiret saadetini ihraz ediniz.

İşte size ihtar eyliyoruz. Allah’ını, peygamberini ve padişahını seven bu tarafa gelsin!

Mustafa Sabri Efendi (Reis)

İskilipli Mehmed Atıf Efendi (Reis Vekili)- Ermenekli Mustafa Safvet Efendi (Katib-i Umumi) Said-i Kürdi- Fatih Dersiamlarından Abdülfettah- Geyveli İbrahim Hakkı- Eşref Efendizâde Şevketî-Düzceli Zahid- Konya Seydişehirli Hasan Fehmi- Manisalı Mustafa-Âsitaneli Hafız Abdullah…

Daha önceki yazılarda defalarca, başımıza gelen belaların tamamında

Fetullah gibi “İslam Devleti” taraftarları ve Kürtçü-Bölücülerin beraber hareket ettiklerini yazmıştık.

Önemli olan, Türk Milleti’nin Cumhuriyet, Atatürk, Demokrasi ve özgürlük düşmanı bu din bezirgânlarının, bu seccade şeytanlarının gerçek yüzlerini görmesi ve ona göre davranabilmesidir…

“İslam Devleti” taraftarları ve Kürtçü-Bölücülerin beraber hareket ettiklerini bilinmektedir. Bu, Cumhuriyet öncesi de böyleydi, 2016 yılında da böyledir. Hiçbir şey değişmedi!

Zamanının en önemli Kürtçülerinden, İngiliz Mandası taraftarı ve İngiliz Ajanı asi Şeyh Said’in

Nurcu ve Kürtçülerin yayın organı olan “Özgür Ülke” Gazetesinde yayınlanan şu sözünü, Türkiye’yi vatan bilen herkes tarafından hiç unutulmaması gerekir;

“Ben Said-i Kürdi, Özgür bir Kürdistan’ın tohumunu atıyorum. Onu geliştirip büyütün.”

Büyük Atatürk!

Aramızdan ayrılışının 78’inci yılı!

10 Kasım 2016 da senin 1919 da ki durumundan pek farklı olduğumuzu maalesef söyleyemiyoruz.

 Bazı kendini bilmez kalemleri, menzilleri aynı olan Dinci-Kürtçü Bölücü örgütlerle iş birliği yaparak senin en büyük eserin olan Cumhuriyeti yıkmak için planlı bir çalışma içindeler.

Büyük Atatürk, bu Millet de devamlı yükselen sevgin durduğu sürece senin yolunda Cumhuriyet-Aydınlanma-Özgürlük ve Demokrasi için mücadeleye devam edeceğiz.

Karanlığı ve cehaleti mutlaka yeneceğiz. Rahat uyu Ruhun şad olsun…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.