Avrupalılar Bize Muhtaç mı?

Mehmet KIZILASLAN

 

Gerçekten Avrupalılar bize muhtaç mı bilemiyorum. Bir gazetenin başlığı bu gün böyle. Bazen kendimizi oturduğumuz köşemizde överiz.

Biz olmasak şu şöyle olmazdı. Biz olmasak filanca şu işi başaramazdı. Biz olmasak filanca ekip seçilemezdi. Biz olmasak … diye devam eder, gider.

Böyle sözlerle insanlar, kendi kendisini över ve hayatın içinde kendilerini iyi bir yere oturtmaya çalışırlar.

Gerçekten bu böyle değildir aslında. Fakat yaşam insanın kendisinin önemli birisi olması doğrultusunda etkiler.

Bazıları gerçekten önemlidir.  O önemli olanlar, önemliliklerinin bahsini hiç ama hiç yapmazlar. Bazıları aslında kendilerinin önemsizliklerini çok iyi bildikleri halde ille de önemli olduklarını çeşitli vesilelerle anlatır dururlar.

Bu insanlarda böyledir, peki ülkelerde nasıldır? Onlarda da aynıdır. Dünyanın hiç değişmez kurallarından birisi belki budur. Önemliler bunun hiç lafını etmezler işlerini titizlikle ve belli bir disiplin içinde yaparlar.

Karşılarındaki muhatapları her zaman onların işlerinin ve kendilerinin önemli olduklarını, onlara gösterdikleri saygı ve mesafeli tutumları ile anlatırlar. Ben önemliyim, Biz vazgeçilmeziz, onlar bize muhtaç demekle asla önemli olunmaz, kimse kimseye de muhtaç olmaz.

Akıllı insanlar ve Devletler, karşılarındakileri etkilerken ve onlara istedikleri her şeyi yaptırırlarken “Siz bizim için çok önemlisiniz.”diye, diye yaptırırlar. Kişiliği oturmamış insanlar ve aldatılmaya hazır olan Devletlerde “Biz çok önemliyiz” diye, diye, Hem kendilerine hem de Devletlerine zarar verirler.

Avrupa’nın bize muhtaç olmasına bir bakalım şimdide. Bizim Gümrük birliğine peşinen girmemiz nedeni ile Ticari açıdan asla mecburiyetleri yoktur. Turizm açısından baktığımızda oldukça çok seçenekleri var. Teknolojik açıdan bakıldığında hiç ama hiç ihtiyaçları yoktur.

Ham madde ve madenler açısından baktığımızda yaptığımız ikili anlaşmalar nedeni ile ihtiyaçlarını gidermiş durumdalar.

Genç iş gücü açısından derseniz, Eğitilmemiş ve kontrolsüz, ne yapacağı belli olmayan üretimden uzak gençlikle, bize ne kadar muhtaçlar, tartışırız.  

O halde biz nasıl onlar için bulunmaz bursa kumaşı oluyoruz ki?

Bunların hepsini bizleri yönettiğini iddia edenler biliyor. Hem de çok iyi biliyorlar. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde biliyorlar. Bu nedenle anlattığımız ve anlattıkları kadar önemli olmadığımız için, AB ye ALMAYACAKLAR. Bu aldatmacaya neden hem bizi yönettiğini iddia edenler, hem de onlar devam ediyorlar?

AB'nin sebepleri:

1-Tüm isteklerini anlaşmalarla kabul ettirmek için.

2-Lozan da verdiklerinin hepsini geri almak için.

3-Silahları ile giremedikleri vatanımıza parayı basıp sahip olmak için.

4-Parça parça bölünmeye hazırlamak için.

5-Bizim tahmin edemediğimiz birçok sebep için. 

Bizi yönetenlerin aldatmacaya devam etmelerinin sebepleri:

 1- “AB ye girebilmemiz için onların isteklerini yapmamız gerekiyor” diye, diye  Demokratikleşmeyi sağlamak.

2-Hukuk yapısını uluslar arası seviyeye taşımak için.

3-Askeri yapıyı değiştirmek için. 

4- Doğuya değil, Batıya önem veriyoruz demek için

5- Bizim tahmin edemediğimiz birçok sebep için.

Efendiler her ne sebep için olursa olsun, Bizim kendi kendimize, ya da başkalarının bizleri kandırmalarına izin vermememiz gerekir. Bu yanlış hareketlerin bir gün muhakkak hesabı da sorulur, hesabı da verilir. Diye düşünüyorum, saygılarımı sunuyorum.

Bu yazıyı bundan tam yedi yıl önce yazmışım ve yayınlanmış dostlarım.

Şimdi de sizler için bir şeyler ifade ediyor mu bilemiyorum.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.