Günümüz iş dünyasında, aile bağları ile ticari kuralları dengeleyen kurumsal koruma modelleri büyük önem kazanıyor.
Aile Anayasası ve Pay Sahipleri Sözleşmelerinin Önemi
Şirket içi uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, yönetim organlarının yetki sınırlarının ve hisse devir şartlarının net olarak tanımlanmamasından doğuyor. Hukuk dünyasında kurumsal risk süreçlerini yöneten Avukat Zeki Demir, aile anayasası ve pay sahipleri sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle tam uyumlu tanzim edilmesinin kurumsal süreklilik için belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Önceden öngörülen ortaklıktan çıkma şartları, ön alım hakları ve karar alma nisapları, şirket içi kilitlenmelerin (deadlock) ve uzun sürecek ortaklık davalarının önüne geçiyor.
Ticari Alacaklar ve Sözleşme Risklerinin Önlenmesi
Aile işletmelerinin piyasadaki güvenilirliğini ve nakit akışını koruyabilmesi; tedarikçiler, bayiler ve müşterilerle kurulan hukuki bağların yazılı standartlara dayandırılmasına bağlı bulunuyor. Kambiyo senetlerinin geçerlilik koşulları, teslim tesellüm tutanakları ve icra-iflas süreçlerinin yasal süreler kaçırılmadan takip edilmesi, sermaye kaybını engelliyor. Bu noktada Avukat Zeki Demir, krizler ortaya çıktıktan sonra mahkeme kapılarında çözüm aramak yerine, yöneticileri, aileyi ve işletmenin itibarını baştan koruma altına alan proaktif yönetim modellerinin tercih edilmesinin gerekliliğini vurguluyor.