Açıklamasında Kahramanmaraş’ta yaşanan trajediye dikkat çeken Akdeniz, “Maraş’ta ölen sadece bedenler değildi. Ailelerin gözbebekleri, gençlerin umudu ellerinden alındı” diyerek hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.
Toplumda artan gerilime işaret eden Akdeniz, uzun süredir kullanılan kutuplaştırıcı dilin ve “biz ve onlar” ayrımının toplumsal öfkeyi büyüttüğünü belirterek, “Hukukun üstünlüğü yerine gücün üstünlüğünü önceleyen yaklaşımlar, şiddeti besleyen bir zemin oluşturmuştur” dedi.
Şiddetin önlenememesinin devletin koruyucu işlevini yerine getiremediğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Akdeniz, “Toplumsal bir kurum olarak devlet, bireylerin güvenlik hissini sağlamakla yükümlüdür. Ancak yaptırımların caydırıcılığını yitirmesi ve infaz düzenlemelerindeki belirsizlikler, bireylerde ‘kendi adaletini sağlama’ yanılgısını doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.
“ŞİDDET SADECE ADLİ DEĞİL, PSİKİYATRİK BİR YIKIMDIR”
Şiddetin yalnızca fiziksel sonuçlar doğurmadığını belirten Akdeniz, “Şiddet bir halk sağlığı sorunudur. Aynı zamanda bireyin ruhsal sağlığını tüketen ağır bir travmadır. Maraş’ta yaşananlar bir kader değil; denetlenmeyen şiddet kültürünün ve toplumsal öfkenin sonucudur” dedi.
Açıklamada, çocukların ve gençlerin artan şiddet ortamından doğrudan etkilendiğine dikkat çekilerek, “Şiddetin kronikleştiği, cezasızlık algısının güçlendiği bir ortamda çocuklarımız hem kurban hem de gelecekteki failler olarak risk altındadır” değerlendirmesi yapıldı.
“ŞİDDET ARTIK OKULLARA KADAR İNDİ”
Sağlıkta şiddetin yıllar içinde toplumun farklı alanlarına yayıldığını belirten Akdeniz, 2012 yılında Ersin Arslan’ın öldürülmesiyle gündeme gelen sürecin bugün eğitim alanına kadar uzandığını ifade etti.
Son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul temelli şiddet olaylarına değinen Akdeniz, “Bıçak, tehdit ve ateşli silahlara kadar uzanan bu şiddet sarmalı çok boyutlu ele alınmalıdır” dedi.
“ÇÖZÜM SADECE GÜVENLİK DEĞİL, SOSYAL POLİTİKALARDIR”
Açıklamasında çözüm önerilerine de yer veren Akdeniz, şiddetin yalnızca cezai yaptırımlarla önlenemeyeceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Güvenlik tedbirlerini artırmak tek başına yeterli değildir. Bu yaklaşım, bataklığı kurutmadan sinekle mücadele etmeye benzer. Asıl yapılması gereken; koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek, risk altındaki çocukları erken dönemde tespit etmek ve tüm kurumların ortak çalışmasıyla sosyal destek mekanizmalarını etkin hale getirmektir.”
Akdeniz ayrıca, medyada ve dijital platformlarda şiddetin normalleşmesine karşı önlem alınması gerektiğini belirterek, “Şiddeti özendiren her türlü söylemden uzak durulmalıdır” çağrısında bulundu.
Servet TÖZ