Aydın ili adı, Karacasu ilçemizde, Esençay (Boyasın) köyündeki türbesinde yatan Oğuz boyundan Yörük Türkmen beyi, Aydın bey isminden gelir. Bizans saldırılarına karşı koyan bu oymak beyliği, yöreye hakim olmaya başlar, Aydın eli denilir. Aydın oğlu Mehmet bey zamanında, Bizans’tan aldıkları Birgi kasabasını başkent ilan eder. Bu beylik o dönemde (1308-1426) en parlak zamanını yaşamıştır.
Aydın bey, bu şehri atı üzerinde seyrederken, "ne de güzel bir hisar" dediği için bir süre "Aydın Güzelhisarı" olarak da anılır.
Osmanlı, bu yöreyi içine alan "Aydın Sancağı" olarak bir idare merkezi ve valilik oluşturur.
Tarihçi Heredot, "Gökyüzü altında en güzel yeryüzü", Evliya Çelebi ise, "Dağlarından yağ, ovalarından bal akar" dediği muhteşem ve bereketli topraklarda yaşıyoruz.
Tralles (Üç gözler) M. Ö 13.yy da Trakyalılar ve Aragonlar tarafından Kestane Dağı eteğine (Topyatağı) kurulmuştur.
Burada M.S 1-2.yy da Seikolos adında bir ozan, genç yaşta ölen karısının mezar taşına yazdığı ağıt ve şiiri, dünyamızın ilk notalı eseri olarak kabul edilir. Bu kitabe, kaçırıldığı Kopenhag Müzesindedir, ait olduğu topraklara döneceği günü beklemektedir.
Adnan Menderes Müzesi, şehir adına bir anı köşesidir
Görülmesi gereken Milet, Didim, Mastaura collezyumu, Mermer diyarı Afrodisyas, ilk planlı yerleşim yeri sayılan Prienne, Nysa, Magnesia, Gerga, Orthasia, Alinda, Alabanda antik kentleri Dünya çapında arkeolojik, tarihsel, turistik önem taşımaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın muhtarı Karpuzlu (Demircidere) köyü Gül Esin hanımdır.
Kuvayı Milliye, üç yıl, üç ay süren Yunan işgali, mezalimi ve vahşeti döneminde, Kurtuluş yolunda asker, sivil halk, efelerin ortak gücüyle oluşturulmuş bir milli güçtür. Malgaç Baskını ile ilk kıvılcım çakılmış, Kurtuluş umudu doğmuştur. Çal Müftüsü Ahmet İzzet Efendi ve beraberinde Çal ekibi ile Köşk cephesinde savaşır, İstiklal Madalyası ile taltif edilir.
Efeliğin, zeybekliğin kitabı bu topraklarda yazıldı. Demirci Mehmet Efe, Sökeli Ali Efe, Yörük Ali Efe, Baltaköylü Ayşın kadın, Çiftlikli Kübra, İmam köylü çete Ayşe, Prizenli Ayşe Çavuş bu toprakların kahramanlarıdır.
Aydınımızın etrafındaki bir yükseltiye heybetli zeybek heykeli yapılması bu şehre anlam kazandırmaz mı?
"Beyaz Altın" pamuğumuz vardı, artık yok denilecek kadar etkiliyor. Bir zamanlar, 5-6 dekar pamuk eken ailenin bir yıl geçindiği bir gelir kapısıydı.
Nazilli Sümerbank, Aydın Tekstil, artık efsane olmuş, adı kalmış nostaljik fabrikalarımız. Nazilli Sümerbank’ın bakımsızlığı içimi sızlattı. Ardından günümüzde yarım asırlık, 8 ilçede binlerce ortaklı, tonlarca süt işleyen ÖRKOOP var. 431 milyonluk borç nedeniyle konkordato ilan eden bu kuruluş içimizi sızlatıyor. Örkoop düze çıkarılmalıdır.
İncir ve kestane üretiminde ilk sıradayız. Bu konuda Tralles veya Aydın başlığıyla uluslararası festivaller düzenlenmesi bu şehre renk katmaz mı?
Şehrin atık sularından alınan örneklemelere göre, ilimizde uyuşturucu unsuru olan metamfetamin oranında, ilk sıralarda olmanın acısını duymak...
İstanbul'da Fenerbahçe’yi 6-1 yenen, destan yazan bir Aydın sporumuz vardı. Şimdi mali ve idari sıkıntı içinde ve de ihale edilen, şekillenmeye başlayan Adnan Menderes Stadının yan sahalarında uğraş veriyor. Artık süper amatör klasmanında mücadele ediyor.
Akşam ve sabah şehir trafiği sıkışıyor. Umarız ki, Dörtyol alt geçidi tamamladığında bu sorun çözülür.
Boş sigara paketi, izmarit yere fırlatılıyor, yere tükürülüyor, çöp poşetini konteynere atmak yerine etrafına bakınarak rastgele bırakıyor. Şehir temizliği belediyelerin boyunu aşıyor.
Kontrolsüz ve denetimsiz bir jeotermale hayır!
Geçen hafta, Aydın Emek ve Demokrasi platformunun düzenlediği JES konulu basın açıklamasında AYÇEP, AYEP, GERÇEP ile duyarlı halk kesimi Atatürk Kent Meydanı’ndaydı.
GERÇEP adına konuşan Dr. Metin Aydın diyor ki,
"Birileri enerji adına, maden adına bu kadim coğrafyayı bize zehrediyor. Dünyada yüzölçümü başına en fazla jeotermalin kurulduğu yer Aydın. Dünyada da öyle. Dünyada jeotermal santrallerin bırakmış oldukları yoğuşmayan gazlara bağlı hava kirliliğinin olduğu coğrafya Aydın. Bu coğrafya, jeotermal akışkanların yer üstü ve yer altı sularına bırakılması sonucu suların en fazla kirlendiği coğrafya. Bu coğrafya, jeotermal santrallerin topraklarımızı kirletmesine buna bağlı olarak Türkiye’de ve dünyada toprağın en fazla kirlendiği coğrafya olmakta.”
Bu sözlerin muhatabı sadece Aydın eli mi acep!