Aydın’da çocuklarda çevresel maruziyet, yoksulluk ve beslenme yetersizliği

Dr. Metin AYDIN

Yetersiz beslenme, özellikle gelişmekte olan ülkelerde büyük bir sağlık sorunu olup, dünya genelindeki çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısıyla ilişkilidir.

Yetersiz beslenen çocukların enfeksiyonlara karşı direnci düşüktür; yaygın çocukluk çağı hastalıklarından ölme olasılıkları daha yüksektir; ve hayatta kalanlar için sık görülen hastalıklar beslenme durumlarını olumsuz etkileyerek onları kısır bir döngüye sokar.

Sonuçta bu çocuklarda tekrarlayan hastalıklar, yavaş büyüme ve azalmış öğrenme yeteneği ortaya çıkar.

Türkiye'de, özellikle kronik yetersiz beslenme, diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi büyük bir sağlık sorunudur.

2003 yılında yapılan Türkiye Demografik ve Sağlık Araştırması (TDHS), ülke genelinde bodurluğu %12,2, düşük kiloluluğu %3,9 ve zayıflığı %0,7 olarak tahmin etmiştir.

Aynı araştırmanın Batı bölgesi için yaptığı tahminler ise bodurluk için %5,5, düşük kiloluluk için %1,9 ve zayıflık için %0,7 olmuştur.

2007 yılında ADÜ’den F.Ergin, P.Okyay, G.Atasoylu tarafından Aydın’da yapılan çalışmada beş yaş altı çocuklarda yetersiz beslenmenin yaygınlığı bodurlukta %10,9, düşük kiloda %4,8 ve zayıflıkta %8,2 olarak bulundu.

Bu çalışmada, kırsal alanda yaşamanın yetersiz beslenme için bir risk faktörü olduğu belirlenmiştir. Kronik yetersiz beslenme oranı kentsel alanlarda %9,1, kırsal alanlarda ise %15,2 olarak bulunmuştur.

Sosyal güvenlikten yoksun annelerin oranı kırsal alanlarda %28,8, kentsel alanlarda ise %18,7'dir. Sosyal güvenlik eksikliği, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırmaktadır.

Yoksulluk, yetersiz beslenme önemli bir risk faktörüdür.

Bakıldığında 2003-2007 yılları sürecinde Aydın’da beş yaş altı çocuklarda bodurluk 2 kat artmıştır.

Aydın çalışmasında görülen %10.9 bodurluk Ege Bölgesi ortalamasından daha yüksek görünüyor; bu da beslenme ve ekonomik risklerin Aydın gibi yerel saha çalışmalarının farklılık gösterebileceğini işaret ediyor.

Sonuç olarak, kronik yetersiz beslenmenin yaygınlığı Türkiye'nin Aydın ilinde bir halk sağlığı sorunudur.

Peki ne oldu da Aydın’da çocuklarda bodurluk bu kadar kısa sürede bu kadar fazla oranda artmıştır?

Aydın’da 0–17 yaş grubunda yaklaşık 250 bin çocuk yaşamakta olup, bu nüfus il toplamının yaklaşık %21,5’ini oluşturur.

Türkiye’de çocukların önemli bir oranı ekonomik ve beslenme yetersizliği riski taşıyor.

2025 yılında TBMM’de verilen araştırma önergesine göre “Türkiye'de çocuk yoksulluğu, son yıllarda önemli bir toplumsal sorun haline geldi. 0-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 42,7'si yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor. Bu veriler, Türkiye'de her iki çocuktan birinin ciddi yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor"

TÜİK’in sosyoekonomik gelişmişlik verilerine göre Aydın’ın genel sosyoekonomik göstergesi Türkiye ortalamasının altındadır. Bu, yoksulluğun ve düşük gelirli hane oranlarının Aydın’da Türkiye genelinden biraz daha yüksek olabileceğini gösterir.

Bu durum, çocukların beslenme, sağlık hizmetlerine erişim ve eğitim fırsatları gibi temel haklarında ayrışmalara yol açabilir.

Aydın’da muhtemel yüksek riskli alanlar; Tarım işçiliğinin yoğun olduğu ilçeler; Kırsal mahalleler; Göç alan bölgeler; Sosyal yardım yoğunluğu yüksek mahalleler.

Aydın’da çevresel ve sosyoekonomik eşitsizliklerin çocuk sağlığı üzerindeki kesişimsel etkileri: Halk sağlığı; Sosyal politika; Çevre sağlığı; Enerji politikası alanlarını birleştirir.

Çocuk yoksulluğu yalnızca gelir eksikliği değildir; çocuğun gelişim potansiyelini sınırlayan çok boyutlu mahrumiyet durumudur.

Aydın’da çocukların gelişimini sınırlayan mahrumiyet faktörleri; Gelir ve ekonomik güvence; Beslenme; Sağlık; Eğitim; Çevresel maruziyet olarak sıralamak mümkün.

Çevresel maruziyet Aydın’a özgü bir faktör olup göstergeleri ise şunlardır;

Hava kirliliği ( PM2.5 DSÖ sınır üstü); Jeotermal tesis yoğunluğu (ilçe ortalamasının üstü); İçme suyu kalitesi sorunu( Nitrat/arsenik limit üstü); Tarım kimyasal yoğunluğu (İl ortalaması üstü).

Aydın’da çocukların gelişimini sınırlayan mahrumiyet faktörlerini dikkate aldığımızda, ilçeler düzeyinde Aydın’da mevcut çocukluk yoksulluk endeksine baktığımızda;

Söke ilçesinin hem yoksul çocuk oranı yüksekliği hemde en yüksek yoksunluk derinliğine sahip yerleşim yeri olduğu olduğu görülmektedir.

Efeler en düşük endeks değerine sahip, Nazilli orta risk grubunda bulunmuştur.

Bu veriler Aydın’da çocuklarda yoksulluk bakımından ilçeler arasında eşitsizliği net biçimde göstermektedir.

Aydın’da çevresel maruziyet arttıkça tüm ilçelerde yoksulluk derinliği artıyor.

Özellikle zaten kırılgan olan ilçelerde etki daha belirgin oluyor.

Örneğin yüksek riskli ilçe olan Söke’de çevresel faktörler eklenince, yapısal eşitsizlik daha görünür hale geliyor.

Çocuk yoksulluğunda eğer politika yalnızca gelir boyutuna odaklanırsa, çevresel adaletsizlik gizlenmiş olur.

Aydın’da çevresel maruziyet çocuk yoksulluğunu derinleştiren çarpan etkisi yaratıyor.

Çevresel eşitsizlik, zararlı çevresel maruziyetlerin düşük gelirli ve kırılgan topluluklarda yoğunlaşmasıdır.

Yetişkinlere göre çocukların solunum hızları yüksek, metabolizması hızlı, detoksifikasyon mekanizmaları gelişmemiş, organ gelişimi devam ediyor. Bu nedenle aynı çevresel doz çocukta daha ağır etki yaratır.

Çocuklarda erken yaşam maruziyetleri yaşam boyu hastalık riskini belirler.

Örnek: Erken hava kirliliği akciğer kapasitesi düşüklüğüne; Beslenme yetersizliği ve toksik maruziyet bilişsel gelişim etkilenmesine; Endokrin bozucular obezite ve metabolik sendroma sebep olurlar.

O nedenle Aydın’da çocukların maruz kaldığı çevresel eşitsizlik “geleceğe taşınan sağlık borcu” haline gelmektedir.

Bakıldığında Aydın’da yoksul çocukların daha kirli mahallede yaşadığı, daha yetersiz beslendiği, sağlık hizmetine geç ulaştığı görülmektedir.

Bulun anlamı çocuklar üzerinde toksik maruziyetin, biyolojik etkisinin daha ağır olduğudur.

Çocukların yaşadığı kronik stres ve çevresel maruziyet; kortizol yüksekliğine, bağışıklık sistemi zayıflığına, kronik inflamasyona sebep olmaktadır.

Bu da çocuklarda Astım, Obezite, Depresyon ve Kardiyometabolik riskler oluşturur.

Çevresel eşitsizlik burada biyolojik eşitsizliğe dönüşür.

Çevresel eşitsizlik rastlantısal değildir.

Genellikle enerji yatırımları düşük dirençli alanlara yapılır, kırsal alanlarda denetim zayıftır, tarım ve sanayi bölgeleri düşük sosyoekonomik göstergelerin olduğu bölgeleriyle çakışır.

Bu durumda çocuk sağlığı enerji ve kalkınma politikalarının dışsallığı haline gelir.

Aydın gibi illerde jeotermal yoğunluğu, tarımda kimyasal kullanımı, düşük gelirli kırsal mahalleler kesiştiğinde “çevresel eşitsizlik kümeleri” oluşabilir.

Sonuç

Aydın’da çevresel maruziyet yoğunluğu yüksek ilçelerde, çocukların çok boyutlu yoksulluk skoru daha yüksektir.

Aydın’da çevresel maruziyet ile çocuk sağlığı göstergeleri arasındaki ilişki, gelir düzeyi düşük hanelerde daha güçlüdür.

Aydın’da “Yoksulluk + Çevresel maruziyet + Beslenme yetersizliği” birlikte yani eşzamanlı risk kümelenmeleri oluşturduklarında, sinerjik hastalık üretirler.

O nedenle çocuk yoksulluğu bilimsel-hukuksal veya sosyal olarak araştırıldığında, Çocuk Yoksulluk Endeksine mutlaka çevresel maruziyet boyutu eklemek, Enerji politikası–çocuk sağlığı bağlantısını göstermek, İlçe düzeyinde mekânsal adalet analizi yapmak gerekir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.