İstanbul’da uzun yıllar avukatlık yaptıktan sonra memleketi Aydın’a yerleşen Mücahit Kibar, mesleğini sürdürürken tarım ve hayvancılık alanında da dikkat çeken bir üretim modeli geliştirdi. Küçük bir girişim olarak başladığı hayvancılığı zamanla büyüten Kibar, besilik dana ihtiyacını dışarıdan karşılamak yerine kendi çiftliğinde üretmeye yöneldi.
Yerli ırk hayvanları “taşıyıcı anne” olarak kullandıklarını belirten Kibar, etçi ırkların spermleriyle yapılan melezleme sayesinde yüksek verimli buzağılar elde ettiklerini söyledi. Bu yöntemle hem maliyetleri düşürdüklerini hem de sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturduklarını ifade etti.
“YERLİ IRKLAR DAYANIKLI VE EKONOMİK”
Hayvancılığa üç-dört hayvanla başladığını anlatan Kibar, süreç içerisinde edindiği tecrübelerle üretim modelini geliştirdiğini belirtti.
Yerli anaç hayvanların bölgenin iklim şartlarına ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olduğunu vurgulayan Kibar, “Yerli ırklar çok daha düşük maliyetli. Bu hayvanlar zorlu şartlarda bile yaşamlarını sürdürebiliyor ve sağlıklı buzağılar verebiliyor. Bizim amacımız kaliteli spermalarla yüksek verimli buzağı üretmek. Anneyi taşıyıcı olarak kullanıyoruz. Çıkacak yavru büyük oranda babanın özelliklerini taşıyor” dedi.
“BİR KEZ DOĞURAN HAYVAN MALİYETİNİ ÇIKARIYOR”
Üretim modelinin ekonomik avantajlarına dikkat çeken Kibar, 2025 Kurban Bayramı sonrasında ortalama 42 bin liraya aldığı anaç hayvanlardan elde ettiği buzağıları 110 bin liradan sattığını söyledi.
Kibar, “Bir kez doğuran hayvan bile maliyetini çıkarıyor. Üstelik bakım giderleri kültür ırklarına göre çok daha düşük. Süt sağımı yapmadığımız için hayvanın verdiği sütü yavru emiyor. Böylece hem buzağı doğal şekilde besleniyor hem de sağlık sorunları minimuma iniyor” diye konuştu.
“ET AÇIĞININ ÇÖZÜMÜNE KATKI SAĞLAYABİLİR”
Türkiye’de et üretiminin artırılması için yerli ırklarla etçi ırkların melezlenmesinin önemli bir çözüm olabileceğini savunan Kibar, ithalata bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyledi.
Uruguay’dan ithal edilen Anguslarla kendi çiftliğinde yetiştirdiği melez hayvanlar arasında verim açısından önemli bir fark olmadığını belirten Kibar, “Yerli üreticiyi destekleyen ve maliyetleri düşüren modeller yaygınlaşırsa et üretiminde önemli bir artış sağlanabilir” ifadelerini kullandı.
“ÇOBANLIKTA DAHA MUTLUYUM”
Avukatlık mesleğini sürdürdüğünü ancak hayvancılığın kendisine ayrı bir huzur verdiğini dile getiren Mücahit Kibar, “Babam bu işi yapmamı istemiyor, ‘Seni okuttum, avukat oldun’ diyor. Avukatlığımı zaten yapıyorum. Ancak çiftliğe geldiğimde tüm stresimi atıyorum. Mesleğimi seviyorum ama çobanlıkta daha mutluyum. Daha az insan, daha çok huzur var” dedi.