Aydınoğulları, Aydın Bey ve yoldaşları araştırma konusu olmaya devam ediyor

Genç Araştırmacı Cumhur Kartal Yıldız “Türk İstikbalinin Tarihsel Mimarlarından Süleyman Şah ve Kadim Şehrimiz Söke” başlığıyla yayınladığı makalesinde yöremizin Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde Aydın Bey, Yoldaşları ve haleflerine dair bilgileri aktardı.

“Yüce Türk Milleti, istikbalini her dönem bağrından çıkardığı gerçek kahramanlarıyla tesis etmiştir. Tarihsel süreç içerisinde de, mevcudiyetini ve Kutlu yürüyüşünü” böylelikle, sürdüregelmiştir” ifadelerini kullanan Araştırmacı Cumhur Kartal Yıldız şu bilgileri verdi.

Türk Milleti’nin yürüyüşüne”, Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Muhammet Alparslan’ın, 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Gidin alın sizin olsun” şeklinde özetlediği buyruğuyla, hem Selçuklu ailesi, hem diğer Oğuz Beyleri akın etmeye başlamışlardır.

Kutalmış oğlu Süleyman Şah, bütün dönemler itibarıyla örnek bir Türk-İslam şahsiyetidir. Türklüğün istikbali adına giriştiği türlü mücadeleler ve cenkler, bu durumu tescillemektedir.

Bu noktada Aydın, Söke ve Süleyman Şah bağlantısına dikkat çekmek tarihsel, milli ve yerel farkındalık yaratma konusunda oldukça önemlidir. Çünkü milli değerlerimizin yaşatılması bağlamında, öncelikle yerel değerlerimizi de, yaşatmak gerekmektedir.

Konya merkezli Devlet otoriteyi kaybetmeye başlarken, Türk beyleri, bürokrat ve akilleri, Türklüğün istikbali noktasında, çıkış fikirlerine yönelim göstermişlerdir. Türk Milleti’nin bağımsızlık istikbaline”öncülük etme çabasına giren beyler, bürokrat ve akiller, Adalar Denizi’ne doğru olan istikamette türlü kahramanlık örnekleri göstermişlerdir. Ancak, bu çetin süreçte Anadolu’daki güçlük, zorluk ve türlü karışıklıklar, onları görünürde bir nevi “Kader teslimiyetine” mecbur etmiştir. Bu durum aslında her ne kadar “Kader teslimiyeti” gibi görünse de, Yörüklük ve Türklük şuuru içinde bulunduğu girdaptan çıkmasını bilmiş ve yerel refleksleri ile kurduğu bölgesel bağımsızlıklarla hareket etmiştir. Bu doğrultuda, Türklüğün “Varoluş mücadelesi” sırasında, beyler ve boylar, başkent Konya’ya kulak vermeye çabalamış, birlik ve bütünlüğü bozmayarak, “Dirilişi” amaçlamışlardır. Ancak tarihsel süreç ufukta birleşik bir Türklük tablosunu er geç ortaya çıkarmış olsa da, Anadolu’da boyların ve bağlı bulundukları beylerin kahramanlıklarıyla dolu “Beylikler Sayfası” açılmıştır. Beyler ve boyları bu dönem içinde “Türklük sancağını” yere düşürmemiştir. Aydın ve Söke şehirleri “Türklüğün bölgesel sancaktarlığını” kurulan Aydınoğulları Beyliği ile tesis etmiştir.

Kabri, şirin bir Aydın ilçesi olan Karacasu’da bulunan Aydın Bey, “Türklüğün bölgesel kader yürüyüşünü”, oğlu Mehmet Bey ile birlikte, beyliğini deyim yerindeyse devlet yapısına getirerek sürdürmüştür. Kara ve deniz kuvvetlerinin gücüyle Konstantiniyye’de ses getiren Beyliğin, Bizans’ı tedirgin eden hareketlere girişmesi, bu durumun açık ve somut bir delilidir.

Bu durumlar apaçık şekilde Türklüğün, Anadolu coğrafyasında temel zeminde yerelden, ilerleyen süreçte ülkeselliğe, en sonda evrenselliğe uzanan çizgisini gözler önüne sermektedir. Bu minvalde Aydın oğlu Mehmet Bey’in kumandanları arasında yer alan Süleyman Şah, kendine verilen vazife gereğince, bölgede fetihler gerçekleştirerek Söke’mizi kurmuştur. Dağlarından yağ, ovalarından bal, toprağından tarih fışkıran Aydın ve Söke şehirlerimiz, destan yazan kahramanlar geçidiyle de, milli, yerel, evrensel ve sosyokültürel farkındalıklar oluşturmuştur. Selçuklulardan, Osmanlı’ya, Kuva-yi Milliye’den Türk Kurtuluş Savaşı’na, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten, Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarına kadar uzanan tarihsel yürüyüşler, bu milli, yerel, evrensel ve sosyokültürel farkındalıklarla doludur.

Süleyman Şah, Türklüğün toplumsal hafızasında, her daim yaşatılacak ve saygıyla anılacaktır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür Sanat Haberleri