Bay Kemal

Mehmet EROĞLU

Değerli okurlar, Galip Sarıaltın, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında bir yazı kaleme aldı. Ben de noktasına, virgülüne dokunmadan Sayın Sarıaltın’ın yazısını sizlerin okuması dileğiyle sunuyorum.

En son söylenecek sözümü en başta söyleyeceğim bugün.
Sonra bir bir dökeceğim incilerimi.

“Tarih seni affetmeyecek Bay Kemal...”

Uzun zamandır içinde olduğun karanlık ilişkilerin en kullanışlı aparatı oldun ya,
helal olsun sana…

Baykal, CHP’yi 50 yıl esir almıştı.
Ona verilen görev CHP’yi küçültmekti.

Nitekim onun döneminde CHP evet ölmedi ama uçamayan kuşa döndü.

Sen de onun sağ koluydun.

Onu oradan bir kaset komplosuyla indirdiler.

NEDEN?

Çünkü o görevini tamamlamıştı.

İkinci bölüm ona göre değildi.

Yeni dönemde başka bir maşa gerekliydi.

Daha yumuşak…
Daha kullanışlı…

Küçülen partiyi sağa çekecek biri olmalıydı.

Baykal’ın söylem tarzı buna uymazdı.

Öyle ya, herkese farklı elbise yakışır.

İşte o aktör sendin…!

Sana verilen görev, kolu kanadı kırık bu kuşu sağa çekerek Erdoğan’ın önünü açmaktı.

Tam şenlik yani…

Nitekim sayende Erdoğan hiç kaybetmedi.
Sen de hiç kazanamadın.

Bak, şimdi burada Rockefeller–ABD projesine girersem mevzu uzar.
Fazla kafa şişirmemek için bir küçük not düşeyim.

Bu aile öyle büyük ki denir ki;
ABD’de bu ailenin onayı olmadan başkan adayı bile olunamaz.

Dünyadaki bütün paraların yarıdan fazlası bunların cebine girmeden dolaşıma girmez, denir.

Bu aile, 1965 yılları gibi bir Orta Doğu projesi yayımladı
(internetten bulabilirsiniz).

Rapor aynen şöyleydi:

“Biz bölgeyi dizayn etmek için 50–100 yıllık projemizi yapmıştık.
Ancak Mustafa Kemal Atatürk gibi birisi çıktı, bütün planlarımız altüst oldu.
Planlarımızın yeniden işlemeye başlaması için Türkiye başkanlık sistemine geçmeli.
İkincisi, CHP’nin başını ele geçirmeliyiz.”

Anlayacağınız, CHP’nin başına senin gibi birisi geçerse sağın önü açılır diye düşündüler.

Aynen böyle oldu.

Evet, son elli yıl böyle geçti.

Neyse…
Konuya devam.

Emperyalizmin planı Baykal ve senin sayende tıkır tıkır işledi.

Baykal partiyi küçülttü.
Sıra gelmişti partiyi sağa çekmeye.

Derken Baykal kenara alındı, bayrağı sen devraldın.

Başınızı ağrıttım,
asıl konuya dönelim.

Yani Bay Kemal’e…

Başlıyoruz günahlarını saymaya.

-1-
Öyle kontrolden çıkmıştın ki Erdoğan’ın eski suç ortaklarını
ve dahi Sivas’ta aydınları yakanları Meclis’e soktun.
Onlar şimdi Erdoğan’la birlikte laik Atatürk Cumhuriyeti’ni
ortadan kaldırmaya hazırlanıyorlar.

Gözün aydın.

Ama sen hâlâ utanmadın.

-2-
Atatürk düşmanı olduğu bilinen Ekmeleddin’e tıpış tıpış
oy verilmesini sağladığın gün Türkiye’nin ekseni değişti.

Ama sen yine utanmadın.

“Erdoğan’ın tekrar aday olması Anayasa’ya aykırı ama
mağdur edildi demesinler diye ses çıkarmadık” dedin.

Lafa bak, beri gel!
Yahu insanda biraz utanma olur.

Adam yine kazandı
ama sen yine utanmadın.

-4-
O kadar kontrolden çıkmıştın ki mitinglerde Ülkücü işareti bile
yapmaya başladın.

Ama sen yine utanmadın.

-5-
Dokunulmazların kaldırılması Erdoğan’ın parlamentoyu esir alma hamlesiydi.
İnsan haklarına ve hukuka aykırı ama
“Şimdi destek olmasak bize terörist derler” diye destek olduk dedin.

Sayende iki parti lideri şu an hapiste.

Utan ulan, utan!

Ama sen yine utanmadın.

-6-
2,5 milyon mühürsüz oyun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gitmeye hazırlanan
milletvekillerini partiden atmakla tehdit ettin.

Sayende adam yine kazandı, iyi mi?

Ama sen yine utanmadın arkadaş.

-7-
Sana yapılan linç girişimi bir saray operasyonuydu.
Öylece senin CHP başkanlığında kalman tiyatrosunu
bilerek ya da bilmeyerek yedin.

Sayende Erdoğan yine kazandı.

Ama sen yine utanmadın.

-8-
Sana rakip olan Muharrem İnce’den kurtulmak için
onu kasıtlı olarak Cumhurbaşkanı adayı ilan edip
sonra çekiliverdin.

Bak bak bak!
Ulan bu ne akıl?

Sayende Muharrem İnce ortada kaldı, iyi mi?
Erdoğan ise yine sarayda kaldı.

Ya arkadaş, sen yine utanmadın!

-9-
17–25 Aralık dünyanın en büyük hırsızlık operasyonuna
sonradan “meğerse bu FETÖ operasyonuymuş” diyerek
Erdoğan’ı bir kez daha düştüğü bataklıktan kurtardın.

Ama sen yine utanmadın.

-10-
Erdoğan’ın “ben onların devamıyım” dediği,
laik Atatürk Cumhuriyeti’nin iki büyük düşmanı
Turgut Özal’a “benim idolüm” dedin.
Mezarını ziyaret edip helallik istedin.

Sonra vatan haini Menderes’in mezarına gidip
dua ettin ve ailesinden helallik istedin.

İnsaf!
İnsaf!
İnsaf!

Ama sen yine utanmadın.

-11-
Partinden, altılı masadan ve seçmenlerinden gizli olarak
Ümit Özdağ’la protokol imzaladın.

“Yok öyle bir şey” dedin.

Adam çıktı, imzaladığın kâğıdı kamuoyuna açıkladı.
Dahası, senin aday olmanı desteklemesi karşılığında
İçişleri Bakanlığı’nı, Millî Eğitim Bakanlığı’nı
ve MİT Müsteşarlığı’nı vaat edip imzalamışsın.

Birisi çıksın “Bu kadar da olmaz” desin!

Ama oldu.

İyi de sen yine utanmadın.

-12-
Muharrem İnce’ye oy veren
240 delegeyi görevden aldın.
O da yetmedi, gençlik kollarını
“Üzerime alıyorum” dedin.

Sen yine utanmadın yahu.

-13-
Sarayın casusu,
sıkma başlı bir kadını danışman yapıp
maaş ödediğin ortaya çıktı.

Üstelik bunu partinden gizleyerek
yaptığın da ortaya çıktı.

Bunlar dedikodu falan değil,
hepimizin gözü önünde yaşandı.

Ama sen yine utanmadın.

-14-
Devlet Bahçeli,
“Erdoğan’ın karşısına Kemal Bey aday olmalı” dedi.

Senin jeton yine düşmedi, iyi mi?

Allah’ım, bütün bunlar
bir rüya olsun diye yalvardık çaresiz.

Ama sen yine utanmadın.

-15-
Sarayda toplanan satılık kalemlere
Erdoğan’ın
“Ne yapıp edip karşıma Kılıçdaroğlu’nun
çıkmasını sağlayın” dediği ortaya çıktı.

Sen bunu da duymazdan geldin, iyi mi?

Velakin sen yine uyanmadın
ve yine utanmadın.

-16-
Amerika’da bir hafta
neden ortadan kaybolduğun soruldu.

Cevap veremedin.

Allah Allah…
Yahu sen yine utanmadın.

-17-
İstanbul’da İmamoğlu miting yaparken
Almanya’ya gideceğin tuttu.

Orada da bir süre ortadan kaybolduğun sorulunca
yine cevap veremedin.

Ama sen yine utanmadın.

Öf…
Öf…
Öf…

Neyse, devam edelim.

-18-
Hatırlayın, bu partide bir
Tuncay Özkan sorunu yaşandı.

Parti Meclisi
“Biz bu karanlık adamı istemiyoruz” deyip
kapının önüne koydu.

“Ben genel başkanlık yetkimi kullanıyorum” deyip
onu yanına aldın.

Millet apışıp kaldı Bay Kemal.

Nasıl olur demeyin,
oldu işte.

Oysa o adam
derin devletin bir numaralı ismi
ve Bahçeli’nin danışmanı,
eski MİT Müsteşarı
Şevket Atasagun’la kanlı bıçaklıydı.

Hatta sonradan
iş ortağı oldukları da ortaya çıktı.

Sen yine utanmadın.

Tövbe…
Tövbe…

Neyse, devam.

-19-
Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde
kendi adaylığını dayattın.

Koca koca yazarlar, gazeteciler,
kamuoyu araştırma kuruluşları
aday olmaman için adeta yalvardı.

Hiçbirini takmadın.

Altılı masaya ve bütün Türkiye’ye
yalan söyledin.

Kandırdın hepimizi.

Defalarca
“Bu masadan kimse aday olmayacak”
diye bangır bangır konuşmana rağmen
sözünde durmadın.

Yani resmen yalan söyledin.

Ve adam yine kazandı.

Oysa kaybedilmesi imkânsız
bir seçim elimizden kayıp gitmişti.

Sen olmasaydın
Türkiye bugün çok başka olacaktı.

O gün Türkiye’nin kaderi değişti.

Kaybedeceğini bile bile
cebren ve hileyle aday oldun.

Nasıl yaptın bunu?
He, nasıl?

Kör müsün sen?
Sağır mısın?

Kime çalışıyorsun sen?

Ama sen yine utanmadın.

-20-
Şu an Özgür Bey
canla başla çalışıyor.

Biraz toparlandık.
Partiyi senin düşürdüğün çukurdan çıkardı.

Sen yine rahat durmadın.

Allah Allah…
Ne istiyor be adam?

Kongre sonucuna saygı duymadan
ve rakibini tebrik etmeden
salonu terk ettin.

Sen yine utanmadın, iyi mi?

-21-
Özgür Bey öncülüğünde
Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen
dev mitinglerde
bütün eski genel başkanlar
parti otobüsünün üstünde yer aldı.

Destek oldular.

Sen hariç.

Evet,
sen hariç.

Yahu sen
neden hiç utanmıyorsun?

-22-
Beş büyük şehirde
partine karşı faaliyet yürütmek için
daireler kiralamışsın.

(Kesin bilgi.)

Bunları kim finanse ediyor diye soruldu.

Senden tık yok.

Yine utanmadın yahu.

-23-
Türkiye’nin onca değerli duayen gazetecisi
TV açık oturumda yüzüne karşı
“Erdoğan’a hilafeti kurdurduktan sonra mı
çekileceksin?” dedi.

Apışıp kaldın.

Ama yine utanmadın.

-24-
Çok iyi biliyorsun ki
Erdoğan, CHP’yi esir almak istiyor.

Belediyelere bir bir el koydu.
CHP Kongresi’ni şaibeli ilan edip
mahkeme kararıyla
seni koltuğuna döndürmeye çalışıyor.

Çünkü sen olmadan
seçim kazanamayacağını biliyor.

Sen yine utanmadın yahu.

-25-
Yahu sen kimsin?
Kime çalışıyorsun?

Ne olacak ki utanacaksın?

Ey Kemal Bey cicileri!
Bunları görmeniz için
gökten vahiy mi bekliyorsunuz?

Bu dünya
böyle bir ihaneti
daha önce hiç görmedi.

Bir benzeri yok, inanın.

Üstelik belge, kayıt, kuytu da istemiyor.
Her şey gözümüzün önünde yaşandı.

İnsanlık tarihi
bu kadar beceriksiz
bir siyasetçi görmedi.

Üstelik bu adam hâlâ
“İyi adam” öyle mi?

Hadi oradan be!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.