Yarısından çıkarıp yaşımı dolaba tıktım
Kalanını giydirip sokağa çıktım
şıkıdım şıkıdım
Çocuklar bilmiş
Semir semir ergenler iğdiş edilmiş
Gençler ah gençlerimiz içi geçmiş
Çocukluğum
Çerden evler
Çöpten devler
Çordan çamurdan araba
Kara kabaktan tabaklar
İçiçe yamalı çoraplar ne güzel toplardı öyle
Pahalı paralı da değildi hem böyle
Ergenliğim al kara böceklerle uğur dağıtır
Eyersiz ata biner
et tutmazdı baseninde
Gençliğim doludizgin Vatan Millet Sakarya'ydı
Yaşıt aradım kendime
Soluk benizli
Umutsuz gelecekten
Yılgındı hepi hepten
Unutmuş kur yapmayı
Karşı masadan hesap ödeyen canım oğlanlar
iş kuyruğunda telef olmuşlar
Kaçık yaşımdan yaştaşlarım
Aman Allah’ım
Ahı gidik vahı kalık sürüklüyor ayaklarını alık alık
On gözlü ilaç kutuları ceplerinde
Baston gözlük yedeklerinde
Ayrıksı kaldım aralarında yine
Tekil kalabalığım
Kestirmeden dönüp eve
ekledim yaşımı başıma geri
Kurulup nene koltuğuma başladım sallanmaya
Bir ileri bir geri