BİR DÖNEMİN VAZGEÇİLMEZİYDİ
Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan hasır yastıklar, geçmişte neredeyse her evde bulunurken, günümüzde yerini sünger, kauçuk ve elyaf yastıklara bıraktı. Artık daha çok kafe ve evlerde oluşturulan “şark köşesi” dekorasyonlarında kullanılan yastıklar, renkli işlemeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor.
KAMIŞTAN YASTIĞA UZANAN ZAHMETLİ SÜREÇ
Başta Eber Gölü olmak üzere farklı bölgelerden toplanan kamışlar, ustaların ellerinde işlenerek yastığa dönüştürülüyor. Sargın, kamışların temininde de zorluk yaşandığını belirterek, son yıllarda daha çok Afyonkarahisar’ın Çay ilçesindeki Karamık Gölü ile Denizli’nin Çivril ilçesinden hammadde sağladıklarını ifade etti.
Toplanan kamışlar önce işleniyor, ardından preslenerek şekil veriliyor ve son aşamada kumaşla kaplanarak satışa sunuluyor. El emeğiyle hazırlanan hasır yastıklar, boyut ve işlemelerine göre 300 ile 1200 lira arasında alıcı buluyor.
“MESLEK BİTİYOR DERSEK YERİ VAR”
1967 yılından bu yana hasır yastık üretimi yaptığını dile getiren Sargın, mesleğin geleceğinden endişe duyduğunu belirterek, “Hasır yastıklara artık eskisi gibi talep yok. Meslek bitiyor dersek yeri var. Biz de ayakta kalabilmek için sünger yastık üretimiyle destekliyoruz” dedi.
Çırak yetişmemesi ve talebin azalması nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya kalan hasır yastık ustalığı, geçmişten günümüze uzanan önemli bir kültürel miras olarak varlığını sürdürmeye çalışıyor.