Çerçioğlu’nun Erkan Karaarslan’ı kurtarma telaşı

Servet TÖZ

Yıllarca belediye başkanlarıyla sıkı ilişkiler kurmayı başarmış müthiş organize işten bahsediyoruz.

Belediye başkanlarının en mahrem alanlarına sızabilmeyi başarmış müthiş organize işten bahsediyoruz.

Belediye başkanlarına “Kitap'a uymayı değil de, kitabına uydurmayı” öğreten müthiş organize işten bahsediyoruz.

FETÖ’nün devlet içindeki stratejik kurumlarında kadrolaşması gibi, başını soktuğu belediyelerin önemli makamlarını ele geçirmeyi başaran müthiş organize işten bahsediyoruz.

Özetle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun FETÖ’ye maddi destek sağladığı gerekçesiyle tutuklu danışmanı Erkan Karaarslan’ın organize işinden bahsediyoruz.

Erkan Karaarslan’ın, 101 belediye başkanına danışmanlık yapabilecek, belediye başkanlarını ayakta uyutabilecek kadar zeki bir adam olduğuna inanmak mümkün değil.

Peki, bütün bunları nasıl başarıyor?

Çok basit…

Onu belediyelere yönlendiren biri(leri) var.

Yolunu bulup girdiği belediyelerde ilk yaptığı iş; ‘sorunlu dosyaları’ ‘kitabına uydurmak’, belge üzerinde ‘makyajlama’ yaparak denetim dışınada bırakmak için öncelikle belediyelerin stratejik makamlarına kendi adamlarını yerleştirmek oluyor. Bu adamlar bir yandan belge temizliği yaparken, diğer yandan adrese teslim ihaleler gerçekleştiriliyor. Belediye çalışanlarının yapması gereken sıradan işler bile danışmana havale edilerek yüksek meblağda paralar ödeniyor.

Yüksek meblağ ne kadar diye merak edenlere söylüyorum:

Erkan Karaarslan’a ödenen danışmanlık ücreti 1 yılda 3 milyon lira… Hesabı biraz kolaylaştıralım 1 ayda 250 bin lira… Bu sadece Aydın Büyükşehir Belediyesinden ödenen miktar. 101 belediyeye danışmanlık yapan bu organizenin kazancını gerisini siz hesaplayın…

Tabii ki bütün bunları yaparken devlet içinde kadrolaşan yapı ile işbirliği yapılıyor. “Ticaret karşılıklı menfaatlerin çatışmasıdır” kuralı işletiliyor ve bu kural gereği yapılan organize işlerin maddi-manevi karşılığı pay ediliyor.

Bize “Erkan Karaarslan’la uğraşıyorsun” deniyor.

Biz, Erkan Karaarslan ile uğraşmıyoruz.

Bu organize yapıyla uğraşıyoruz…

İşte o nedenle hedef oluyoruz.

Sahte isimlerle açtıkları sosyal medya hesaplarında saldırılara maruz kalıyoruz. Saldırıları kim(ler) yapıyor, kimler paylaşıyor, kimler beğeniyor, bunlar nerede çalışıyor, para trafikleri nasıl gerçekleşiyor, kimler koruyup kolluyor, bu işin başında kim var hepsini biliyoruz.

Tam bu noktada…

Bu organize yapı, içine düştüğü durumdan çıkmak için neler yapabileceklerini tahmin etmekte zorlandığımı da ifade etmek isterim.

Öyle zor bir durumdalar ki…

Bu yapının Erkan Karaarslan dışındaki isimlerin organize işlerdeki rolünün deşifre olmasından korkuluyor…

Erkan Karaarslan bir konuşursa, “ucu bana dokunur” korkusu yaşanıyor.

Para var…

Makam var…

Siyasi destek var…

Bütün bunların oluşturduğu büyük bir güç var.

Şimdilerde bu güç, Erkan Karaarslan’ı cezaevinden çıkarmak için kullanılıyor.

Bunu yapabilirler mi?

Tutuksuz yargılama kararı için her yol deneniyor.

İşte…

Ankara-İstanbul-Mersin ve Aydın hattında dolanan Aydın’daki adamları sonuç alamayınca, bizzat Özlem Çerçioğlu’nun devreye girdiği kulağıma çalındı. Çerçioğlu, Erkan Karaarslan’ın Aydın Büyükşehir Belediyesindeki ekibinden bazı isimleri yanına alarak Ankara’ya çıkartma yapmış…

Netice alınır mı?

Zor…

Şimdi;

Devletin ilgili birimlerine düşen görev ucu kime dokunursa dokunsun bu organize yapıyı çökertmek olmalıdır. Bir yerden başlanırsa çorap söküğü olacaktır. Zira 10 aydır cezaevinde yatan Erkan Karaarslan’ı kurtarma uğraşı bundan kaynaklanıyor. Aksi olsaydı “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” misali kimsenin umurunda olmazdı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.