Bülbül açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Emek en yüce değerdir. Ancak emeğin hakkını koruması ve geliştirmesi gerekenler, bugün kar hırsıyla emekçileri planlı bir şekilde açlığa ve yoksulluğa mahkum etmektedir. AKP iktidarı döneminde 1 Mayıs; baskılar ve hukuksuzluklarla anılır hale gelmiştir. İş cinayetlerinin ve denetimsizliğin sıradanlaştırıldığı bu süreçte, işçiler ne yazık ki ölümle anılır olmuştur.SGK verilerine göre 2012-2024 yılları arasında iş kazası ve meslek hastalıkları sonucu 18 bin 753 emekçi hayatını kaybetmiştir. İSİG verileri ise bu sayının 23 bin 633’e ulaştığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, emeğin nasıl göz göre göre hiçe sayıldığını göstermektedir.
“AKP ‘SARI SENDİKA DÜZENİNİ KURUMSALLAŞTIRDI”
Fernas işçilerinin iş sağlığı, güvenliği ve sendikal hak talepleriyle başlattığı ve 53 gün süren direniş ile Doruk Maden işçilerinin ücret ve tazminat hakları için yürüttüğü mücadele, örgütlü mücadelenin önemini bir kez daha göstermiştir. Bugün Türkiye’de en temel haklara ulaşmak dahi ancak mücadeleyle mümkün hale gelmiştir. Bu durum, iktidarın emeğe bakışının açık bir göstergesidir. Emekçilerin örgütlü gücünden korkan iktidar, sendikalaşmayı sistematik biçimde zorlaştırmış; işçi mücadelesini bastırmayı hedeflemiştir. ‘Sarı sendika’ düzeni bu dönemde kurumsallaştırılmış, işçinin hakkını savunması gereken yapılar işlevsiz hale getirilmiştir.
“GREV YASAKLARININ OLAĞAN HALE GELMESİ KABUL EDİLEMEZ”
Sermayeden yana politikalarla iktidarını sürdüren AKP, grev yasaklarını da olağanlaştırmıştır. 2002-2025 yılları arasında ‘milli güvenlik’, ‘genel sağlık’ ve ‘finansal istikrar’ gerekçeleriyle 20’den fazla grev engellenmiş, 200 binden fazla işçinin grev hakkı gasp edilmiştir. Toplumun hafızasında derin yaralar açan iş cinayetlerini unutmadık, unutturmayacağız: Manisa Soma’da 301 madenci, Bartın Amasra’da 42 işçi ve Erzincan İliç’te 9 emekçi hayatını kaybetti. Bu karanlık tablo, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun sonucudur.
“TAKSİM’İ 1 MAYIS’A AÇIN”
Emekçilerin örgütlü mücadelesinden rahatsız olan iktidar, 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasını dahi engellemekte; emeğin bayramından korkmaktadır. Oysa Anayasa Mahkemesi’nin bu yöndeki kararları açıktır ve derhal uygulanmalıdır. Öte yandan çalışma hayatındaki yapısal sorunların çözümü için Meclis’in sorumluluk alması şarttır. Sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması, sendikalı işçilerin karşı karşıya bırakıldığı yargısal manevraların son bulması ve mevzuattaki boşlukların giderilmesi için ilgili komisyonların derhal toplanması gerekmektedir. Emekçinin hak arayışını zayıflatan tüm eksiklikler giderilmeli, gerekli yasal güvenceler eksiksiz biçimde sağlanmalıdır.
“Yaşasın 1 Mayıs”
Tüm işçi ve emekçilerimizin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nı kutluyor; emeğin sömürülmediği, adaletin ve demokrasinin hâkim olduğu bir Türkiye diliyorum. Yaşasın 1 Mayıs.”