Cumhuriyetin önemli sanayi hamlelerinden biri olarak kabul edilen Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’nın üretim tarihi, sanayi tarihçisi Rıdvan Şükür tarafından kitap haline getirildi.
Baskısı tamamlanan ve okurlarla buluşan “Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası” adlı çalışma, fabrikanın kuruluş sürecinden üretim faaliyetlerine, teknik altyapısından kapanış dönemine kadar birçok ayrıntıyı belgelerle ortaya koyuyor.
Sanayi tarihçisi Rıdvan Şükür, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün fabrika açılışında söylediği “Her fabrika bir kaledir” sözünün ardından üretime başlayan Nazilli Basma Fabrikası’nın, Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
SOVYET TEKNOLOJİSİYLE KURULDU, NARENCİYE İLE ÖDEME YAPILDI
Fabrikanın teknik altyapısı ve makinelerinin Sovyetler Birliği’nden sağlanan kredi ve teknolojiyle kurulduğunu anlatan Şükür, makine ve ekipmanların bedelinin narenciye karşılığı takas yöntemiyle ödendiğini ifade etti.
Anadolu’da yetişen pamuğun fabrikada önce ipliğe, ardından kumaşa ve basmaya dönüştürüldüğünü belirten Şükür, Nazilli Basma Fabrikası’nın ürettiği dokuma ürünlerinin döneminin en kaliteli ürünleri arasında yer aldığını söyledi.
Fabrikanın kuruluş amacının ülkenin basma ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamak, ithalatı azaltmak ve dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Şükür, bu yatırımın Cumhuriyet’in ekonomik bağımsızlık hedefinin önemli örneklerinden biri olduğunu dile getirdi.
TEMELİ 1935’TE ATILDI, 1937’DE ATATÜRK AÇTI
Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’nın temelinin 25 Ağustos 1935 tarihinde dönemin İktisat Vekili Celal Bayar tarafından atıldığını aktaran Şükür, inşaat sürecinin kısa sürede tamamlandığını ve fabrikanın 9 Ekim 1937 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından hizmete açıldığını söyledi.
Fabrika inşaatı devam ederken bazı işçi, mühendis ve teknisyenlerin sınavla belirlenerek Sovyetler Birliği’nde teknik eğitim aldığını belirten Şükür, fabrikanın açılmasıyla birlikte Nazilli ve çevresinin makine teknolojisi ve sanayi işçiliğiyle tanıştığını ifade etti.
CUMHURİYET SANAYİ TARİHİNE KAPSAMLI ÇALIŞMA
597 sayfalık kitabın hazırlanma sürecinde Nazilli’ye iki kez gittiğini belirten Şükür, fabrika sahasında incelemeler yaptığını ve çok sayıda fotoğraf çalışması gerçekleştirdiğini söyledi.
“Sümerbank Fabrikaları” kitap serisinin devamı niteliğindeki çalışma ile Cumhuriyet’in sanayi tarihine katkı sunmayı amaçladığını belirten Şükür’ün yayınlanan kitap sayısı 19’a ulaştı. Bu eserlerin 9’u Sümerbank fabrikalarının tarihini konu alıyor.
Şükür daha önce Sümerbank İzmir Basma Fabrikası, Sümerbank Eskişehir Basma Fabrikası ve son olarak Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası üzerine de çalışmalar hazırladı.
SANAYİ GEÇMİŞİNİ KİTAPLARLA YAŞATIYOR
Türkiye’nin yakın dönem ekonomi ve sanayi geçmişi üzerine çalışan Rıdvan Şükür, Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan ancak çeşitli nedenlerle kapanan fabrikaların üretim hikâyelerini araştırarak gelecek kuşaklara aktarıyor.
1962 yılında Gebze’de doğan Şükür, İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nü tamamladı, Sakarya Üniversitesi’nde Cumhuriyet tarihi alanında yüksek lisans yaptı. Tekstil ve otomotiv sektörlerinde görev alan Şükür, günümüzde faaliyet göstermeyen fabrikaların üretim tarihlerini araştırarak kitaplaştırmaya devam ediyor.
Servet TÖZ