Diyet yapmak sadece zayıflamak demek değildir!

Diyet dediğimiz zaman az beslenerek zayıflama yöntemlerinin geneli olarak anlaşılsa da, bu tabirin sözlükteki ve bilimsel kullanımları düzgün ve dengeli beslenmedir. Diyabet, kalp damar hastalıkları, böbrek hastalıkları gibi birçok hastalığa özel diyet önerileri mevcuttur. İster zayıflamak, ister hastalıklarda beslenme için yapılan diyet uygulamaları vücudumuzda bir takım fizyolojik etkiler oluşturmaktadır.

Kişiye uygun, diyetisyen tarafından yazılan diyet programıyla beraber sindirim sistemi daha düzgün çalışacaktır. Diyetle beraber tükettiğimiz posa (lif) miktarı da artmaktadır. Posa ise konstipasyonu önlemekte, postprandiyal hiperglisemiyi azaltmakta ve ayrıca LDL kolesterolü düşürmektedir. Kişiye uygun diyetler eğer fayda sağlamıyorsa obezite cerrahisine başvurmak gerekebilir. Kilo kontrolü karmaşık bir süreç olduğu gibi obezite de pek çok nedene bağlı olan ciddi bir hastalıktır. Tıpkı burnunda anatomik problemler olan bir hastanın burun ameliyatı seçeneğini tercih etmesi gibi obezite için de diyet tek yöntem olmayabilir.

Kilo problemi olmadan da yapılan diyetler yaygındır. Diyetler hormonlar üzerinde de etkilidir. Polikistik over hastalarında diyetle beraber verilen kilonun etkisiyle hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının çalışması düzelerek menstrual döngü düzene girecektir. Santral obezitenin azalmasıyla beraber ise karaciğere özgü olan ve karaciğer hasarını belirlemek için sıklıkla kullanılan aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferazın (ALT) kandaki miktarları normal seviyesine inerek var olan hepatosteatos yani karaciğer yağlanması azalmaktadır. Karaciğer yağlanması genellikle obezite cerrahi operasyonlarının ardından hızla ortadan kalkar. Saç ekimi operasyonunun ardından 1 senede verim alan pek çok hasta gibi tüp mide gibi obezite operasyonları da bu kadar kısa süre içerisinde verim alınmasını sağlayabilir.

Yine hızlı sonuç incelme ve yağ aldırma yöntemleri olabilir. Örneğin; Lazer lipoliz, diod lazer uygulamasıyla direkt olarak yağ hücrelerinin zarlarının patlatılması yöntemidir. Tıpkı yağ aldırma yöntemlerinde olduğu gibi bölgesel yağ fazlalıklarından kurtulmayı sağlayan bu yöntem aynı zamanda özellikle çene altı ve yüz bölgesi gibi cilt gevşekliği görülebilen bölgelerde bu gevşekliğin giderilmesinde etkin olarak kullanılmaktadır. Bunların yanında terleme problemi olan kişilerde koltuk altına lazer lipoliz uygulanarak aşırı terleme engellenebilmektedir.

Lazer lipoliz ve liposuction arasındaki en temel fark yağ dokularının atılma şeklidir. Liposuction yönteminde yağ dokuları vücuttan kanüller aracılığı ile vakumlanarak atılırken lazer lipoliz yönteminde idrar yoluyla atılmaktadır. Bu sebeple yağ dokusunun idrarla atılamayacak kadar yüksek olduğu durumlarda liposuction uygulaması tercih edilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri