Evlilik Dışı Doğum ve Ölüm

Fuat Tütüncüoğlu

Sosyal Güvenliğimizi ifade ederken,Doğumdan .. Ölüme ve hatta Ölümden Sonra bize güvence veren bir sistemdir deriz.

Ölüm sonrası Dul – Yetim aylıklarının bağlanmasında yayımlanmış bulunan onlarca genelge,yönetmelik ve iç yazışma vardır.İşin içinden çıkmak hayli maharet ister.Bu yazımda Evlilik dışı doğan ve Nikahsız yaşayan eşlerin sorunlarını ve çözüm yollarını dile getirmek istiyorum.

Ölüm olayı sosyal güvenlikte sosyal sigorta riski olarak kabul edilmiş ve “ölüm sigortası” ile “iş kazası ve meslek hastalığı sigortası” yoluyla geride kalan hak sahiplerine başta aylık/gelir olmak üzere bazı güvenceler sağlanmıştır.

Sosyal güvenlik mevzuatında, sigortalının veya emeklinin ölümü halinde; eşi, çocukları ve anne-babası güvence sağlanacak “hak sahibi” olarak kabul edilmişlerdir.

Hak sahiplerine ölüm aylığı/geliri bağlanabilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu koşullar eş, çocuklar ve anne-baba için farklılık göstermekte, ayrıca çocuklara aylık/gelir bağlanması da çocuğun erkek, kız ya da engelli olup olmamasına göre değişik koşullara tabi tutulmuştur.

Sigortalının veya emeklinin ölümü ile dul kalan eşe (eşin kadın ya da erkek olması önem taşımaz) aylık/gelir bağlanabilmesi için ölüm tarihinde aralarında yasal bir evlilik ilişkisinin bulunması gerekmektedir.

Bu nedenle, karı-koca gibi birlikte yaşama veya dini nikahla evlenmiş olma bu kişilere hak sahibi niteliğini kazandırmamaktadır.

Yine, ölüm olayı öncesinde resmi bir evlilik yapmış olmalarına rağmen, ölüm tarihinden önce boşanma olayı gerçekleşmiş (evlilik akdi sona ermiş) ise, bu durumda da geride kalan eşin ölen sigortalı veya emekliden aylık/gelir alma hakkı bulunmamaktadır.

Hemen belirtelim ki, yasal evlilik ilişkisinin mutlaka Türk Medeni Kanunu’na göre kurulması şart olmadığı gibi, geride kalan eşin uyruğunun da herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Bu çerçevede, evlilik ilişkisinin yabancı bir ülke mevzuatına göre kurulmuş olması da dul eşin aylık/gelir bağlaması yönünden hak sahibi sayılması için yeterlidir. 

Sosyal güvenlikte genel kural, aylık/gelir bağlanmasında evlilik birliği içinde doğan kız ve erkek çocuklar hak sahibi sayılmaktadır.

Ancak, sigortalı veya emekli tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları da hak sahibi niteliğini kazanma yönünden evlilik bağı içinde doğan çocuklar gibi kabul edilerek gerekli şartları taşımaları halinde aylık/gelir bağlanmaktadır.

Örneğin, sigortalının veya emeklinin ölümünden önce veya sonra açılan bir babalık davasında, ölenin baba olduğuna karar verilmiş ise, babalığı hükme bağlanmış bu çocuk, evlilik birliği içinde doğmuş çocuklar gibi aylık/gelir yönünden hak sahibi sıfatını kazanacaktır.

SGK MÜFETTİŞLERİNE VE KONTROL MEMURLARINA İHBARIMDIR

Okulların Tatil olup,Yaz tatiline girdiğimiz şu günlerde İzmir Trafiğine olağan üstü bir şekilde rahatlatan araçların başında “ Okul Servisleri “ gelmektedir.

Bu okul servislerinde ; Sabahın kör karanlığında Öğrencileri evlerinden alıp tekrar okul sonrası evlerine bırakmada refakat eden Şoför dışında birisi vardır.. bilirmisiniz ?

Ve bunların Sigortası var mıdır ? yok mudur ?

Bir denetime ne dersiniz ?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.